|
Yıllar oldu gelemiyorum sahiline. Sahilde kum çok, bende
hâl yok şiraze.
Yıllar oldu Boğaz’a uzanamıyorum Beyoğlu’ndan.
Beyoğlu’nda hayat çok, bende mecal yok şiraze.
Yıllar oldu basmadım bıraktığın izlerin üzerine. İzler
çok, bende ikbal yok şiraze.
Hâl, mecal, ikbal suspus şiraze.
Hangi demde, hagi haldesin bilmeden; gecelerimde,
gecelerimin düş bahçelerinde, bahçelerimin en
izbesindesin şiraze. Ne gel göreyim yeşil gözlerini, ne
gel... ne de gel. Gelmeler de gitmeler gibi suspus
şiraze.
Kelam bitti
Kalem bitti
Noktaları koyduk, “son” diye ekledik nihaî sahifeye,
bütün söylenecekleri söyledik, filhakika bitti şiraze.
Şimdi dünya suspus dönüyor, döndükçe üşüyor, üşüdükçe
üşütüyor, üşüyenlerden biri benim, biri de sensin
şiraze. Bilmek hiç yetmiyor. Bilmekten öte geçip anlamak
arzusu yakıyor. Anlamayan yürek acıtıyor şiraze.
bütün suzişimle giryefeşanım
bir de an be an değişmelerde
handefeşanım
çöz çözebilirsen hallerimi
mihr ü mah ile tesellideyim
Ş İ R A Z
E
|