|
ben ürkek yaşadım hep, ürkek dolaştım yollarda, ürkek
baktım dağlara, ürkek konuştum insanlarla
ürktüm hep
farkederler varlığımı diye
farkederler de gözlerime bakarlar diye
hani gözlerime baksalar seni görürler diye
seni görür sorarlar diye
‘kim’
ben ürkek yaşadım hep, ürkek boyadım resimlerimi, ürkek
yazdım, ürkek çıktım evden dışarı
ürktüm hep
adımı sorarlar diye
‘sorsalar ne çıkar’
ben adımı bile unuttum Şiraze, ben adımı bile unuttum
ben ürkek yaşadım hep, ürkek giydim eteklerimi, ürkek
baktım aynalara, ürkek okudum şiirleri
ürktüm hep
beni fotoğraflarına hapsederler diye
beni ak yeleli, hırçın atın sırtından alırlar diye
ne desem az, ne desem çok
ne desem boş, ne desem yersiz ve yetersiz
Aşk’ına vurdum başımı, iflah olmam; ne kadar su verirsen
ver, artık susuzluğumu gideremezsin
ne kadar ışık tutarsan tut, artık karanlığımı
ışıtamazsın
içimde hiç dinmeyen bir fısıltı olarak kalacaksın
Şiraze... seni kaybetmek bir daha bulamamak demekti, geç
anladım
Şimdi gölgemizi de alıp yanımıza, ‘ufuk’ dedikleri yeri
hedefleyelim gel seninle
gel seninle Şiraze...
Ş İ R A Z
E
|