YAĞMUR  BASAN

 

Anlatırım sandım, anlatamadım

kaç sonbahar geçtiğini sokağımdan

bir teselli cümlesine tutunup, meselâ:

gidiyorum seni alarak, sen kal burada

bırakma uzattığım bu şiiri görünmeden

ben sokağın başında.

 

Yağdırıyor gürlemeyen bulutlar sabahları

kan soyundan bir şiiri ve akşam

iz bırakmıyor camlarda. Çünkü sessiz

ve lekesiz ağlar yağmur

değince saçlarını hatırlayan kızlar.

Kanaviçe kuş ölüleri yalnızlığa bir ayraç

gibi açık unutulmuş bir kitap, kim okusa,

donuyor nar çiçekleri ecel şarkısında zaman

ayrılığın mazereti bir kucak deniz

çatlatıyor kubbeleri her yağmur yağdığında

kahroluyor ellerim

kahroluyor Siddartha.

 

Fatma Çolak

 

Geri Ana Sayfa Arkadaşına Gönder

Yukarı