KAPININ  SÜRGÜLENEMEYEN  DİLİ


 


pervazıma dayanınca bir omuz
diner içimi kemiren kurdun acısı
ve bir dünyaya açılırım
kendime kapandığım yerden

bir el uzanıp çekince kolumdan
hazırım kurtulmaya
beni tutan paslı menteşelerden

dört ölü duvar içerde
ve yetmiyor kapanmam
kilit ve zincirler
bir de sürgüler sürülür üç beş yerimden

dışarıdayım en çok
eşiğime yaprak süpürür rüzgâr
duyarım çıplaklığını ağaçların
incelen sızısıyla o hızarın
kesildiğim yerden

dışarısı soğuk, dışarısı karanlık
korkunç adamlar dolaşır dışarıda
üşümem, çoktan soğumuş damarlarım
korkarım ama çocuklar
bu yüzden alırım sizi içime gün boyu
tek gözüm anahtar deliğinden

tokmağımı vurun
zili çalıp kaçın çocuklar
olan bana olur
çarpılır kırılırım en çok
ne güzel olur
düşerim belki peşinizden

gelin, gelin daldı yine içerdekiler
tokmağımı vurun
zili çalıp kaçın
sokakta ölüyü dirilten bir bahar
çıktım çıkacağım menteşelerimden


 

Ahmet ASLAN

 

 

Geri Ana Sayfa Arkadaşına Gönder

Yukarı