|
GÜNEŞ
Boynunu yere serdi adam
Işıkları avuçlamak için
gözlerinden
suskun bir dilencinin
gökçe sözlerle yalvarıyor adam
bir yudum güneş için
bir yudum Kandehar, Kabil görmüş
sonra Bağdat’ta aydınlanan
Dicle’de yıkanmış, serin bir güneş
Güneş “şems”tir
Mavi rüyalarında gezinir çocukların
Buğday ören kadınları terleri serinletir
Güneş varsa hayattasındır
Gözleri kapanırsa güneşin
ağıt toplar çocuklar zeytin dallarından
siyah ve ıslak ve kurşun çekirdeği
Ramallah sokaklarında ebabiller
Beyrut kirpikleri ellerinde gülüyor
toynaklarından kan sızarken güneşin
bir yudum Kerkük, Keşmir görmüş
sonra Basra’da aydınlanan
Nil’de yıkanmış, serin bir güneş
güneşini yitirmiş çocukların
yetim oyunları anasız
bir ağlasa güneş
bir tufana demirli kargılar dökülse sulara
kalkacak yerinden Habil
doğrulacak yerinden Kabil
cinayetler tek tek vurulacak ölümle
suskunluk
ortadoğu
“feinnallahe ye’ti bi’ş-Şemsi minel maşrik”
Gökhan SERTER
|