ÇERKESVORED

 

1.

Kazaska'da örneğin,

Şimâl rüzgârlarına yüzünü dönüp,

Bir ağıt tutturmak istersin.

Ses geçmez dağlara söylersin türkünü, yalnız...

 

2.

Birbirini tamamlayan acı ve tatlı şeyler

Ve düşü gerçeğe çeviren ışıklarla girersin

Çerkes bir duruşla,

Bakışlarıyla yurdunun...

 

3.

Simka'da örneğin,

Hiçbir kalpte olmayan sürgün sevdalar yaşanır.

Senin yurdundan gelir bu mızıka sesleri,

Bilmezsin, gizli bir sesle severim seni...

 

4.

Vatanı bir düş bahçesi olarak gören

Bebek ninnilerini duyuyor musun?

 

5.

Yamçılarına sarılmış

Dünyanın bütün dağlarına meydan okuyan

Sensin..

Senin esrik ruhundaki Çerkes türküsü:

"Adiyiuh Yi Gibze"

 

6.

Kendi gurbetinin içinde bir beni büyüt,

Sende kalsın şakağımdaki Kafkas ağrısı.

Ayaz titremelerle geldiğimde kapına,

Ezikliğime beyaz parmaklarını sür.

 

7.

Yedi kere üfledim hayaline Çerkes kızı!..

Yedi kere yuttum bütün sözcüklerimi.

Yedi kere uyudum ismini ve yedi kere,

Şizofren dolunaylar belirdi şiirlerimde...

Gün yağarken al al olmuş yanaklarına

Kafkas dağlarına hüzün düşer, bana sızı!

 

8.

Gecenin içinde bir Adige sureti;

Sürgünlerle büyüyen kinine sarılmış,

Yatıyordu dizelerimin üstünde,

Zarif bir gülümseme belirmişti yüzünde

Gözünde, öz yurdunun haritası...

 

9.

Seni seninle anlatırım;

Hem de en güzel yanlarınla...

Gizli bir dille konuşurum adını.

Damarlarımdan seni özlemek geçer.

Beyaz bir mendil sallarsın düşlerimde

Sular gibi coşar gözbebeklerin.

Uykuları sürgüne gönderirim sen yitme diye...

Başka yüreklere sığmayan bir türkü taşırım dilimde:

"Çerkes kızı, çerkes kızı

Sen allar gey ben kırmızı"

 

10.

Elbrus'ta örneğin,

Yüz çevirdim ayrılıktan...

Gençliğimi bitirdim dudağımda örselenmiş bir acıyla

Bilemezdim sana çıkan yollar gelecek

Ve beyazlar içinde bırakacaktı beni...

 

11.

Şimdi bir isyan duruşması

gibi sokuluyorum kendime:

Kan gibi atlasıma akan

griye boyanmış bütün renklerde,

sen varsın; sessizliği seven yanınla.

Söyle bana: Kelimeler tamamlayabilir mi

bendeki sen ürkekliğini? Senin yanında

şahlanan atlara mı döner kalbim?

Küskünüm birçok yerimden; çünkü

dokuz yaşında babasını kaybetmiş taşralı

bir çocuk gibi bırakıyorsun beni...

 

12.

Dilimin tüm ağırlığıyla sığınıyorum sana,

Bütün gemilerimi limanlarına çekiyorum.

Başka dağlardan esen rüzgârlara kapım kilitli

Ölüm korkaklığını bile attım üzerimden.

Bir atmaca gibi kurgulanıyorum yalanlara karşı

En çok senin için kesiyorum sabır denen taşı.

Sulak bir çöl ortasında buldum Kafkas yüzünü

Sanki o zaman bildim katlandığım ince hüznü.

Kazaska'da örneğin ya da Simka'da

Bir madenci lâmbasıyla sürüyorum izini...

Mürekkebimi sula, ben geldim Çerkes kızı

Ayrılıkla sınama sensiz soğuk yanlarımı...

Özcan Ünlü

 

Geri Ana Sayfa Arkadaşına Gönder

Yukarı