VUSLATA BİR TEBESSÜM KALA

 

Hocam Cafer Turaç’a

 

Avuntular nafile ayrılık hayal

Ve gidişin bir bebeğin yüreğindeki infazım

Düşlere yolculuğumun başlama vakti

İyi de

Duygu sağanağında saçak altı bulma telaşım neden

 

Maviye ısmarlıyor seni gönlüm

Rıhtımda bekleme hakkım olsun diye

Sen gidiyorsun

Neden hep kalan ben oluyorum

 

Titriyor

Göz yaşlarım

Kalesini kaybeden

Karanlıklar

Gibi

 

Bir yıldız kayıyor gönül göğümde

Dayanıyor köprücük kemiğine can

Bitiyor peşin ekşiyor yüzler

Ateşe sunuluyor tutulan perçemler

 

Sen dudakların rüzgar

Varlığın hayal

Renklerin uçuk

Ve

Tebessümün kaçamak

Söyleyemediklerim ellerinde

 

Cebimdeki soğukluk nazarında birikiyor bulutlar

Arıyorum vedaı buseleyen

Gözlerine değmek için

Son birliktelik anlarında

Sarılıyorum çaresizliğin yanaklarına

Kıyasıya tuvallere gözyaşı sunsun diye

 

Nafile

Yağmurla çizilen

Dilenci kız masumiyeti çaresizliğim

Gün ışığına nisbet karanlıklar

An bir gönül ölümü

 

Medet

Nevruz kokan bakışlarda saltanatın yelesi artık gözlerin

Arta kalan sana olan sevda gizemim

 

Ve

Karanfil sokaklı şarkılarda göçüyorsun

Ardında güvercin ölümlü kirpiklerindeki hüznüm.

A. Vahap DAĞKILIÇ

 

Geri Ana Sayfa Arkadaşına Gönder

Yukarı