KARGA

 

kırmızı yapraklı ağaçlarımız vardı bizim

ormana götürüp sırtından vurduğumuz

sonra ağaç diplerine gömdüğümüz

düşmanlarımız vardı.

 

ince – uzun – şekilsiz parmaklarımız

ki biz onları düşmanlarımızın göz çukurlarına

çukurlarına çukurlarına bastırıp dururduk.

kanla dolu çekmecelerimiz,

düşman kemiğinden kapı kollarımız vardı.

 

....

 

sadece kapı kolları vardı,

bizim hiç kapımız olmadı.

 

aynamız – boya kalemimiz – ellerimiz de olmadı hiç

pençelerimiz vardı ve

düşman derisinden çarşaflarımız.

böyle katillerdik biz

bir kuştan öğrendik toprakla işimizi

böyle katillerdik.

aklı kabul ettik merhameti değil.

 

....

 

önce içimizi öldürdük

sonra içimizi dışımıza döndürdük....
 

Esra KARABİBER

 

Geri Ana Sayfa Arkadaşına Gönder

Yukarı