GÜNAHIN EN YEŞİLİYDİM
 

günahın en yeşiliydim

ıslak ateşle uyanmadan tufanda

ağacın kovuğunda saklandı küllerim

binlerce yıl

lanet bir dille konuştum kuşlarla

 

annem babama nışanlıydı yeni

soluk alışlarında

sessizliği sinerdi odalara

babam çilingirdi açardı sesini

yorgun salınımlarla geçerdi eski yolu

yaşlı süvari

kendi heybetinde büyürdü babam

 

bir semaver dururdu rafta bakır

taş plaklarda Safiye Ayla

kiraz bahçesinde çilingir sofrası

pencereye çıkışını beklerdi

yeni yetme duruşum

yağmurun sukunetiydi bizi aldatan

ve söylenmemişleri duymanın erdemi

 

dudak iziydin camda fena aşıktım

ipi dolaşmadan birbirine

çivit mavisi gökte ucurtmalarımızın

- buyurgan sesti yaşam -

şarkılara sığmayan biz

yıkık duvarları olarak kaldık

harcı sevgiyle örülü mabetlerin

 

yeni sıyrılmışken çocukluktan

o anı yaşadım yıllarca sürdü

pişmanlıktı güneşte bozaran saçlarım

çercevesiyim şimdi yaşlı fotoğrafın

kaç basamağını saydım yaşamın bilmiyorum

yüzümde özlem ensemde acı kırıştı

bıraktım düşleri olduğum kadarım

Veysel KILIÇ

 

Geri Ana Sayfa Arkadaşına Gönder

Yukarı