GÖZLERİNİZ HALA

 

gece ve yalnızsınız

ay tırmanır saçlarınıza beyazları okşar

rüzgar çıkar olmadık anda 

farketmeden salınır dallarınız

ıslığı büyür fırtınanın büyüdükçe boşluğunuz

özlemler köprü kurar birinden ötekine

mumyalarından çıkar anılar

ninnilemek istersiniz yatırıp da

tümceler uzar önünde soru işaretlerinin

katman katman kırılır direnciniz

dizlerinizi çekip boşluğunuza

uyumak istersiniz

alnınızdır ağlama duvarı

ağlarsınız yaslanıp kendinize

 

geç kaldınız madam

geç kaldınız

hayır treni kaçırmadınız

zaten aşka seferler kaldırıldı

bu istasyondan

 

filmin sonlarına yaklaştınız

yaşantınız kare kare eksiliyor

eksiliyorsunuz  madam

dilsiz bir şal gibi omuzlarınızdan

akmış zaman

kumaşlar vardır ya hani buruşuktur

ütü tutmazlar bilirsiniz

o kumaşlara benziyor şimdi

peyzaj çalışması yüzünüz

kadife teniniz

 

hatırlarsınız

terinizi istemiştim de mendilime

siz parfüm vermiştiniz

o parfüm gibi uçmuş güzelliğiniz madam

uçmuş güzelliğiniz

 

her şeyiniz kirlenmiş 

tüketmiş ve kirletmişsiniz her şeyinizi

ama hiçbir şey kirletememiş gözlerinizi

\'hırsızın kaçarken düşürdüğü gül\' gibi

gözlerinizde masumiyet

inanılmaz cömert

inanılmaz müptela

doğrusu

gözleriniz hala

Emre GÜMÜŞDOĞAN

 

Geri Ana Sayfa Arkadaşına Gönder

Yukarı