ÇATIRYA

 

hiç üç tekerlekli bisikletim olmadı

çocukların arasına karışıp hiç bisiklet süremedim

babam da öğretmedi sürmesini

bisikletimin sepetinden tutup koşmadı ardımdan

mesela denizin neden mavi olduğunu

kışın havaların nasıl soğuduğunu

kuşların nereye uçtuğunu da öğretmedi

o bunları öğretecekken ben yoktum

ben bunları öğrenecek yaştayken de o

 

hiç rengarenk bilyelerim olmadı

çocukların arasına karışıp çatırya diyemedim

babam da öğretmedi oynamasını

karşıma dizip bilyeleri vurdurmadı başaltından

mesela çocukların neden oyun oynadıklarını

bilyeleri kaybolunca neden ağladıklarını

çok bilye kazanınca neden sevindiklerini de öğretmedi

o bunları öğretecekken ben yoktum

ben bunları öğrenecek yaştayken de o

 

hiç çocukca bir çocukluğum olmadı

çocukların arasına karıştım ama yoktum

bilyelerim de vardı benim olmayan

bisiklet sepetinden tutup iteklerdim çocukları

boş bulursam belki binerdim bisiklete sevinerek

akşam olunca geri verirdim bisikleti bilyeleri

babam da vardı aslında var olmasına

o bunları öğretecekken ben yoktum

ben bunları öğrenecek yaştayken de o

 

artık bisikletim var

hem de en iyisinden sepetlisinden

denizin neden mavi olduğunu da öğrendim

mesela kışın yağmurlu bir havada ıslandım

kanaryamı dinlerken öykülerime yaslandım

ama babam yok çok uzaklarda neyleyim

şimdi kendime yeni bilyeler aldım paramla

çatırya demek sırası bende çocuklar

haydi çatırya

Mustafa ÖZKE

 

Geri Ana Sayfa Arkadaşına Gönder

Yukarı