NE VEREBİLİRSİNİZ

Bana bir yudum su verir misiniz!

Günüme anlam

geceme ışık

yüreğime sevgi olur musunuz!

Bana bir yudum sevda verir misiniz!

 

Üzerime çöken yalnızlığın esrarını

Bu her sabah yitip giden

o ne olduğunu bir türlü bulamadığım kayboluşların

içimdeki yansımasını

Beni her yeni gün daha bir hızla içine sürükleyen

boşluğun sancısını anlatabilir misiniz!

Bana bir tutam ışık verir misiniz!

 

ay’a baksam

deniz’e baksam

derya olsam da okyanusa varsam

dalga dalga vursam

ecel ecel kaçsam

dışta bir, içte bin olsam

taşsam, taşsam da yeryüzünü kaplasam

içinize umut

dünyanıza ufuk

ilmek ilmek sevgi olsam

Bana bir demet gonca verir misiniz!

 

Elimde ne kaldığını bilmeden

Neyim olduğunu bilmeden

Dilimin derdini

yüreğimin incisini

beni ben yapanın yüceliğini çözemeden

alsam başımı gitsem

diyar diyar gezinsem

çöllerde hayat

sularda bereket

gönüllerde merhamet arasam

Bana  bir tutam teselli verir misiniz!

 

Bir feryat işitsem de sesin peşisıra gitsem

Avare avare gezinsem de ‘dost dost’ diye inlesem

Her geçene el uzatsam da ‘yetiş imdade’ desem

Yolum vursam dağlara da aczimi görsem

Bana bir yudum sevgi verir misiniz!

 

Ağla ey gözlerim ne fayda

Yırtıl yüreğim ne fayda

Gelen gidiyor da bilmiyorum daha nereden başlasam!

Zaman bitiyor da bilmiyorum hangi yöne adım atsam!

Sen ne aramaktasın!

Beyhude ömür geçiyor

Sen böyle ne yapmaktasın!

Derya deniz kuruyor

Siz, ey siz

bana bir tutam ümit verir misiniz!

 

İnleyen bir ben miyim şöyle bir baksam

Bulsam bana yar olacak bir sevgili koşsam sarılsam

Yüreğine yüreğimi

Sevgisine sevgimi

Sunsam da sunsam çoğalsam

Yokluklar içinde kaybolan bir ben miyim!

Hiçliğe sevdalanan bir ben miyim!

Dünya alemi yitiren bir ben miyim!

Sonsuzluğun divanesi bir ben miyim!

Bir ben miyim!

Bir ben miyim bu mecnun

Bir ben miyim yorgun

Bir ben miyim böyle suskun

Bir ben miyim!

Bana bir avuç imdad verir misiniz!

 

İstemem acımayın halime

İstemem gülmeyin derbederliğime

İstemem bakmayın böyle mahzun mahzun

İstemem!

İstemem hoşgörünüzü

İstemem yüreğinizin taşlaşmış soğukluğunu

İstemem serabınızın kandıran yokluğunu

İstemem!

Bana bir yudum hakikat verir misiniz!

 

Eyvah ki ölenle ölünmüyor ya ölüm bizi bekliyor

Eyvah ki ölüm nerede konaklamış kimsecikler bilmiyor

Eyvah ki içimizde fırtına

dinmiyor

dinmiyor

Bana bir tutam sükunet verir misiniz!

Bana bir yudum aşk verir misiniz! 

                                                               Naz FERNÎBA

Bir Önceki Sayfa...

Yukarı Çıkmak İçin...