KIZIMA MEKTUP

            O yılımın geçici mutluluğu

            Yaz güneşinin bir parçası olup kalan

            Yavrum, küçük kızım, merhaba.

            Bu yorgun selamı, sana baban gönderiyor!

 

            Bilgili bir adam gibi gittiğim zamanı,

            Özgürlüğümün parçası olup kalan

            Tanımayan kızım, merhaba.

            Babanın selamını kabul eder misin?

 

            Sana ben hapishaneden yazıyorum

            Hem de katı kurallarla donanmış bir hapishaneden…

            Hiç şaşırma kızım

            Vücudumun, gönlümün minik mıknatısı

 

            O minik mıknatısın çekmesine gerek kalmadan

            Mutluluk ve keder, ikisinin sınırında yürürken

            Baban cesurdu, hem de aktı

            Dostları, bir de itibarı vardı

 

            İnsan, yerçekimi ile gökyüzü arasındaki

            Güçlü tezatlıkla ayakta durur

            Dağa da çıkar, uzaya da uçar

            Düşse de tekrar dünyaya döner

 

            Düştüğünde toprağın altına da geçer

            Mutlak hükmeden güce göre

            Eninde-sonunda toprağın altına girer, yavrum

            Kalbimin altın mıknatısı

 

            Merkezden kaçan güç olup baban

            Demir parmaklıklara, göktaşı olup girdi

            Yaramazlık zamanım bitip, yavrum sana çekiliyorum

            Kalbim sarsılıyor

 

            Kızım, şimdi büyümüşsündür

            Geçmişi sorgular gibi, geleceği hisseder gibi

            İnsanların anlamayacağı resimleri

            Rengarenk kalemlerle karalayıp duruyorsundur

 

            Babanın şiir yazan dilini

            Mükemmel öğrenmişsindir… annenle

            Durmadan konuşuyorsundur, iyi öğren

            Hatasız yazmasını da öğren

 

            Gördüğün her şeyi öğretmeninden sor

            Düşündüğün her şeyi annenden sor

            Ama kızım, “babama ne oldu?” diye

            Hiçkimseye sorma

 

            Bunu kimse sana söylemez

            Annen bile belki gerçeği söylemez, sorma!

            Eninde-sonunda zaman sana her şeyi gösterecek

            Bu dünya sana söyleyecek

 

            Belki sen çocuk aklınla

            Yarın, hatta şimdi

            Babam gelecek diye düşünüyorsundur

            Beni mükemmel biri sanıyorsundur

 

            Olimpiyat serbest güreş şampiyonu gibi

            Kendine güvenen, güçlü, yapılı

            Şık ve bir bakan gibi madalyalı

            Konforlu arabası olan…

 

            Işık saçan becerikli baban

            Evinin kapısında ihtişamla durup

            İnsanların dikkatini çekip yüksek sesle

            “Kızım” diye çağıracağını düşünüyorsundur

 

            Zavallı kızımın böyle düşünmek hakkı!

            İnsan insana, baba kızına

            Şefkatli görünmeli

            Bu bir kanundur

 

            Şimdi ben, senin düşündüğün gibi

            Geldim diyelim, evin kapısında

            Bir şampiyon gibi değil

            Şeytan gibi duracağım

 

            Yüreğimi söküp almış gibi

            Sol yanımda boşluk, göğsüm yaralı

            Yorgun ve zayıf, sahipsiz

            Yüzü bembeyaz görüneceğim

 

            Cesede dönmüş bu insanı

            Gördüğünde korkacaksın, mutlaka kaçacaksın

            Kapının ardına saklanıp, anneni çağıracaksın

            Belki annen de korkacak, evin de korkacak

 

            Ön-arka komşuların babaları

            Yönetici, anaokulu öğretmeni

            Cam arabalı büyük bakan da korkacak

            Yeni baban da korkacak

                                                     R. ÇOİNOM

                                                     Moğolca'dan Çeviri: Naz FERNÎBA

Bir Önceki Sayfa...

Yukarı Çıkmak İçin...