|
bir
ağustos gecesi
bir
yüreğimiz bir biz indik
semalarınıza
ayrılık
değil vuslattı bizimki
bilmem
hangi zamandan kalma
sarsıntılı
küçük uçakla
titreyen
gözbebeklerimizde heyecan
ve
adı konmamış, hiç konulamayacak
duygularla...
kırgız
elleri adı vermişler
binlerce
yıllık atayurdumuza
gülümseyen
çekik gözler
koşgeldiler
diyordu dağ taş sanki
hoşbulmuştuk
daha gelmeden
bağışlamalarını
ummuştuk hatta
geç
kalmış olma korkusuyla
Burada
güneş başka doğuyordu
güllerin
kokusu bile başka ...
baba
evindeki evlat gibi huzurlu
uyandık
aydınlık sabahlarında
türkiyemizi,
özümüzü anlattık
yüreklerini
ikram ettikleri sofralarında
Türkiyemizi
sevdiler bizim kadar
Bizim
kırgızellerini sevdiğimiz kadar
Sevdik,
sevmeye susamışlıkla
Şükrümüz,
talebelerimizin
peltek türkçesinde saklıydı
Yunup
yıkandık masum bakışlarında
Asırlarca
yaşasak değmezdi buralardaki
Birkaç
yıla
Manası
ifade edilebilir mi bilemem
Daha
asırlarca anlatılsa
Birgün
düştük dönüş yoluna
Gurbet
bitmeyecek bize
Bundan
sonra
Atayurdumuzun
hasretiyle titreyeceğiz
Bugünümüzde
yarınımızda
Çok
istemiştik oysa
Mezarımız
kazılıverse...
İlklerin
mezarının yanında
Şimdi
ne zaman ansak atayurdumuzu
Pır
pır eder binlerce güvercin
kanatlanır
Kırgızın,
hasrete çiçeklenmiş
yemyeşil
yamaçlarına
Nesibe UHUD
|