|
Kuzeyin
kırgın sesi
sonbaharın
uğultusuna karışıyor.
Geciktirilmiş
zamanlar içinde dilini yutan bir ateşböceği
bir
suskudan diğerine uçuyor.
Yine
başlıyor ertelemeler.
Arda
kalan yaşa(n)maktan ibaret.
Kuzeyin
kırgın sesi
sonbaharın
uğultusuna karışıyor.
Ikinci
el sevilmelere alışkın bir yürek,
kendine
geleceğin yaraları için pansumanlar hazırlıyor.
Yine
başlıyor arayışlar.
Arda
kalan parçala(n)maktan ibaret.
Kuzeyin
kırgın sesi
sonbaharın
uğultusuna karışıyor.
Beklemeye
alınmış bir silahşör
anıları
kıt bir aşkın defin işlemlerini başlatıyor.
Yine
başlıyor azalmalar.
Arda
kalan harca(n)maktan ibaret.
Kuzeyin
kırgın sesi
sonbaharın
uğultusuna karışıyor.
İç
coğrafyasında yolunu kaybeden bir Ben
kendisiyle
körebe oynuyor.
Yine
tükeniyor olasılıklar.
Arda
kalan ıskala(n)maktan ibaret.
Kuzeyin
kırgın sesi
sonbaharın
uğultusuna karışıyor.
Al
yanaklı bir yıldız
gülüşleri
yitik gökyüzünden kayıyor.
Yine
başlıyor sarsılmalar.
Arda
kalan anımsa(n)maktan ibaret.
Kuzeyin
kırgın sesi
sonbaharın
uğultusuna karışıyor.
Seçme
ve seçilme tadına hasret bir varoluş
sonlandığı
yerden doğmayı bilmiyor.
Yine
başlıyor yazıklanmalar.
Arda
kalan özle(n)mekten ibaret.
Kuzeyin
kırgın sesi
sonbaharın
uğultusuna karışıyor.
Baskıya
girmemiş bir ansiklopedinin
Anasayfası
arşivlerde yerini alıyor.
Yine
sırıtıyor sözcükler.
Arda
kalan toparla(n)maktan ibaret.
Gülbahar KÜLTÜR
|