ZAMANA SATAŞMAK

Su gibi akıp gitmekte mi ayaklarının altında,

Yüreğini delip geçmekte mi zaman?

Yetişememekte ellerin bir ucuna,

Umarsızca kaymakta gözlerinden zaman.

Onunla ilerlemeyince hayata doğru, farkında olmadan seni düşürmekte.

Ah... ile terk etmekte zaman.

 

Zaman; Götürüyor ayağın takılsa da sürükleyerek peşinde.

Dur geçme desen de de nafile, dinlemiyor ki!..

Bilinmez diyarlara yolcu ediyor,

Seni de, beni de...

 

Ama ben derim ki:

 

Varsın büyütemediğimiz çocukluğumuzu alsın,

Gençliğimizle heyecanımızı çalsın ruhumuzdan.

Varsın birgün kalp atışlarımızı tutsun,

Nefesimizi kessin yaşamdan.

Varsın bedenimizi toprağa sersin de,

Hah!.. unutsun bizi gün ışığıyla birlikte batmadan...

 

Ey... bizden arda kalan zaman!

Biz; güzellikleri haz ile rıza uğruna işlemişsek en ücra nihayetinde,

Bir kaç parçanda sevilip, getirebilmişsek sevgimizle bütün haline,

Senden senin güzel taraflarını koparıp, yüreğimizin ta... derinlerine saklayabilmişsek iyice,

Masum tebessümlerle de asılmışsak hani onulmaz yarana;

Biz biziz zaman!

Gidince seni de varlığımızla götürürüz bir yerinden.

Ve de götürür bilenler seni.

Sonra yaşlanırsın kendinle, yaşlanırsın kendine.

Halin kalmaz artık, yorgun düşersin, takâtin de biter an gelince.

 

Anlayacağın, önce sende olanlar kalmamıştır içinde.

Yalnızlıkta boğulursun da, duyulmaz sitemlerin.

Boyun eğersin sen de erimeye, erir gidersin erittiklerinle.

Ve geriye hiçbir şey kalır.

Hadi güneş doğsun tekrar.

Hadi tekrar ay yıldızlarla selamlasın semâyı gecede.

Ama geriye hiçbir şey kalmıştır ya,

Vakit yoktur artık sevgiye, sevgi yoktur artık vakte.

Belkıs TUNÇAY

 

Geri Ana Sayfa Arkadaşına Gönder

Yukarı