PAGAN

Önce ayakabılarını çıkarması gerekiyordu. Serilmiş olan küçük kilim ayaklarını basması içindi. Kapının girişinde ayakabılarını bıraktı. Hafifçe eğilerek içeri giren insanlar saygıda kusur etmemeye çalışıyorlardı belli, onları seyretti bir süre.

 

O büyük dev kadın heykeli, bakışlarını öyle uzağa çevirmişti ki... binaları delip geçiyordu. Önüne çöküp secdeye kapanan bu insanların hiçbirinin farkında değildi anlaşılan. Hediyeler bırakıyorlardı hiçbirini eline alıp açmayı aklından geçirmiyordu üstelik. Tabak tabak sunulan yemeklerin lezzetini damağında hissetmek gibi bir telaşı da yoktu. Kendisine kurban edilen hayvanların kanlı manzarasından hiç de etkilenmiyordu. Yüzüne kondurduğu tebessümde en ufak bir değişiklik görünmüyordu. Öyle de insanların bunu farketmemek gibi bir inadı vardı.

 

Genç kız üzerindeki turuncu elbisenin eteklerini bir eliyle toplamaya çalışırken lastik terliklerini çıkarmaya uğraşıyordu. Yanaştı dev heykele. Sanki ağlıyordu. Diğer elindeki küçük bir fotoğrafa baktı yan gözle. Eğildi yeri öptü. Bir süre secdede kaldı öylece. Doğrulurken fotoğrafı uzanıp bıraktı hediye köşesine. Nereden bulup çıkardığı belli olmayan büyük bir bıçağı bir hareketle boğazına dayayıp boydan boya kesti. Gık bile demeden yığıldı kaldı heykelin dibine. 

Naz Ferniba

 

Geri Ana Sayfa Arkadaşına Gönder

Yukarı