|
İNSANLIK MI, EŞEKLİK Mİ?
Zamanın birinde bir köy
varmış. Yoksulluklarından mıdır, henüz iş bölümünün bilincine varmadıklarından
mıdır bilinmez, bu köyün insanları yüklerini sırtlarında taşırlarmış. Akşamları
öylesine yorgun düşerlermiş ki değil mutlu olup olmadıklarını düşünmek
ağızlarındaki lokmalarını çiğneyemeden uykuya dalarlarmış. Gel zaman git zaman,
köyün sözü dinlenir biri, halkı toplayarak ‘Ey Köylüler, biz eşek miyiz,
yükümüzü sırtımızda taşıyoruz, gelin, eşeklik etmeyelim, aramızda para toplayıp
köyümüze bir eşek alalım, yüklerimizi o taşısın’ demiş. Yetişkinler ve yaşlılar
alkışlayarak onaylamışlar. Karara katılamayacak kadar küçücük olanlar da
büyüklerinden gerekli hayat dersini belki de en önemlisini almışlar. Demek
oluyor ki insanlar kendi yüklerini, eşekler de başkalarının yüklerini taşımak
için yaratılmışlar. Derhal pazara varıp bir eşek satın almışlar ve köy meydanına
bırakmışlar. Herkes kendince bir yük koymuş eşeğin sırtına. O kadarcık yükten ne
çıkarmış ki, hem kendileri bundan daha ağırlarını taşımamışlar mıymış
sırtlarında. Herkesten bir parça yük eşeğin sırtına. Eşek de olsa kaldırır mı bu
kadar yükü, hem de bir eşekle iş bölümü yapmak eşekliğin ta kendisi... Üç beş
gün geçmeden eşek yokuşun ortasında yere yıkılmış... Kime anlatsın halini, hem
anlatsa da kim anlarmış ki. O sırada komşu köyün eşeği tırmanıyormuş aynı yokuşu
ama bizimki kadar yorgun olmadığı da belliymiş. ‘Hayırdır eşek kardeş, bu halin
ne’ diye sormuş.
- Ah kardeş, gel,
eşek-eşeğe dertleşelim, acılar içinde ölmek üzere olsam da şu insanları
anlamadan gitmek istemiyorum bu dünyadan. İnsanlar bir eşek için bir defa para
ödediler mi ömrünce kullanmak istiyorlar.
- Tabii öyledir, insanlar
her yük için yeni bir eşek satın almazlar demiş Bilge Eşek. Peki mideleri
hastalandığında tedavileri için para veriyorlar, böbrekleri hastalandığında
yeniden, kalpleri hastalandığında da yeniden. Bir dava için ödediği ücretle
başka bir davayı gördürtemiyorlar. Her yeni aldıkları şey için de yeniden para
ödüyorlar.
- Sevgili Dostum, insanlar
her defasında yeniden para ödenmek gerekliliğinin faziletine eriştikleri için
değil, karşılarında senin gibi bir eşek bulamadıkları için yaparlar bunu.
- Ya? Peki, eşek
kelimesini sarf ettiklerinde ‘Afedersiniz, sözüm meclisten dışarı’ diyerek özür
diliyorlar, pişman olduklarında ‘Bir eşeklik ettim’ ve birbirlerini
azarladıklarında da ‘Eşeklik etme’ diyorlar.
- Bu konuda üzülme dostum
bizim de onlardan aşağı kalır yerimiz yok. Duymasınlar ama biz de arkalarından
konuşuyor ve çocuklarımıza ‘İnsanlık etmenin’ iyi bir şey olmadığını söylemiyor
muyuz. ‘İnsanlık etme’ diye kızmıyor muyuz. İşte örneği onlar eşekliğini, sen de
insanlığını göstermeseydin bu hale gelir miydin?
- Demek ki insanlar paraya
sahip olunca...Ya da bir eşeğe bir defa para ödeyince...
- Yok, yok, öyle söyleme
eşek kardeş, sen yine parası ödenmiş eşeksin, oysa benim sahibim benim için tek
kuruş ödemedi. Ben sahibime babasından mirasım.
- Sadece taşınmazların
miras kaldığını bilirdim ben, eşek de mi?
- Hıh hıh... Hem de
tümüyle. Kendisi için para ödenmemiş eşekler de vardır
- Bak, işte sahibin
geliyor, seninle sohbet ne güzeldi
- Üzülme, sohbeti de
tadında bırakmak gerek. Belli ki sohbetimiz uzarsa seni bu yokuşta sırtındaki
yük değil, insanı tanımanın yükü öldürecek. Benim sahibim uçurum kenarlarından
geçmez sırtımdayken, ya eşekliği tutar da beni atıverirse diye korkar. Eh,
herkes kendi eşekliğinin farkındadır ya, belki bir eşekte hayvan da olsa intikam
duygusu yeşerebilir diye düşünür
- İnsanları bu kadar
yakından nasıl tanıyabiliyorsun?
- Birbirlerinin
arkalarından konuştuklarıyla ya da verdikleri sözlerin sadece sözlerde
almalarıyla - Keşke dünyaya eşek olarak gelmeseydim
- Aaa, sana tercih hakkını
kullandırmadı mı Yüce Yaratıcı, bu dünyaya göndermeden önce bana dedi ki ‘Ey
varlık, seni dünyaya göndereceğim, insan olarak mı gitmek istersin, eşek olarak
mı’ İyi ki yanılıp da ‘İnsan Olarak’ dememişim, ‘hiç günahım olmasa bile bir
eşeğin hesabını nasıl vereceğimi düşünmekten insanlığımı yaşayamazdım’
demiş... Meğerse mesele iş bölümünde imiş. İnsanlar insanlığını, eşekler de
eşekliğini bildiği sürece mutsuzluk olmazmış.
Zehra Birsen YAMAK |