GÜZ YORUMCUSU 4

Özcan Ünlü

ÖLÜM

ıssız bir uykudan güne bakarken nefesimin kırık tellerinde büyük bir isyanın varolduğunu duyumsadım akşamdan kalma heyecanlarımın sabaha karşı buz tuttuğunu bilindik bir türküye ayarlanmış ıslığımın donduğunu gördüm dudağımda sıcacık küçük bir eldi aradığım belki de kaybolup yitmek istedim parmaklarının arasında o elin sahibinin küçücük -bir kuş kanadı kadar bile

olsa - bir omuza belemek istedim başımı korkunç bir yalnızlığın üzerime saldığı o yarasa kanatlı ümitsizlik ağlattı beni dünyanın bütün kadınlarına dünyanın bütün erkeklerine dünyanın bütün çocuklarına dünyanın bütün çiçeklerine ve kendi dünyama sesim yetmiyordu Allah’ım!

***

usulca araladım gözyaşlarımı birine baktım kendimi gösteriyordu bıraktım birine daha sonra hepsini birden aldım avuçlarıma tırnaklarımın dibinden geldikleri yöne doğru fırlattım bu böyle bir geceydi bu gece belki büyük bir sınavdı bilmeliydim bu sınavı geçip geçmediğim umurumda değildi çünkü ağlıyordum ağladıkça gözçukuruma biriken şaşkın damlalar da ağlıyordu bir anda gecenin en şiddetli anaforuna düştüm en soğuk yanından canım yanıyordu üşüyordum yuttuğum damlalar zehirli bir şarap gibi yakıyordu boğazımı uyumayan gözlerime uyarak uyandım

***

cılız bir mum ışığı kadar çaresiz güneş ha battı batacak bana ayarlı gecenin son demleri kaldırımda yoğun bir güne hazırlanma telaşı yaşıyor kediler çocuklar uyuyor düşlerinde bilmem hangi masalları anımsayarak anneler ve babalar ve diğer huzur düşkünü ruhlar sessizce ayarlıyorum adımlarımı sokağın sarsak açgözlülüğüne bir gül gibi yapıştırıyorum yüzüme acının gizli tebessümünü yürüyorum beni bekleyen o en sevgili düğüne
                     ö l ü m e
 

Bir Önceki Sayfa... Ana Sayfa Köşe Yazıları Arkadaşına Gönder

Yukarı Çıkmak İçin...