|
Sırtımızda niye yumurta küfesi yok?
Artık kimseyi sırtımızda taşımıyoruz. Artık kimseye
eyvallahımız yok. Oysa büyüklerimiz, altın eşiği olanın gümüş eşiği olana
ihtiyacı vardır diye düşünürlerdi. Bizim hiç kimseye ihtiyacımız kalmadı. |
 |
Ne yaşlılara, onları darulacezelere doldurduk; ne çocuklara,
onları bakımevlerine - okullara teslim ettik; ne eşe dosta, onları maliyet
unsuru olarak görmeye başladık.
Eskiler, “ağaç dalıyla gürler” derlerdi. Biz sadece dallarımızı
değil, köklerimizi de kestik. Aynı tornadan çıkmış kütükler gibiyiz.
Sorunlarımız bile ithal. Kendimize has hiçbir şeyimiz kalmadı. Dilimiz bile...
Adam dediğinin sırtında yumurta küfesi olmalı. Adam, sırtında
yumurta küfesiyle dolaşmalı. Konuşurken, başının üstüne bir kuş tünemiş de
dikkatli olmazsa o kuş uçuverecekmişcesine teenni ile konuşmalı. Hz. Ömer gibi,
“keşke boynum bir deveninki kadar uzun olsaydı da, sözlerim hançeremden çıkıp
ağzıma ulaşıncaya kadar düşünüp, dudaklarımı yumabilme imkanına sahip olsaydım”
diyecek adamlar yaşamalı aramızda.
Sırtımızda yumurta küfesi yok, başımıza tünemiş kuşlar da uçup
gitti. Dilediğimiz gibi konuşabilir, dilediğimiz gibi yaşayabiliriz.
Utanacağımız, çekineceğimiz hiç kimse yok. Bunun adına özgürlük diyoruz. Kul
hakkına da tecavüz edebiliriz, Hakk’ın hudutlarına da... Ne kıymeti var? Nasıl
olsa sırtımızda yumurta küfesi yok! Herkesi kırabilir, herkesi küstürebiliriz.
Ama sırtında yumurta küfesi taşıyanlar öyle mi ya? Onlar
ebeveynine öf bile demekten imtina ederler. Onların angajmanları vardır. Onlar
başka insanlara ihtiyaç duymaktan hicap etmezler. Namerde değil merde dahi
muhtaç olmak istemezler, o ayrı bahis; amma insanın insana muhtaç yaratıldığını
da bilirler.
Başında kuş taşıyanlardan biri, hayat felsefesini bir beyte
sığdırmış:
“Cihan bağında ey aşık, budur matlub-ı ins ü cin
Ne sen bir kimseden incin, ne kimse senden incinsin”
Siz bu adamı küstüremezsiniz, kıramazsınız. Onun başındaki kuşu
uçuramazsınız, sırtındaki küfeyi düşüremezsiniz.
Toplum olarak niçin bu kadar kavgacı, dövüşçü hale geldik
sanıyorsunuz? Hiç kimse sırtında yumurta küfesi taşımıyor da ondan. Yoksa, evi
kristalden olanların komşusunun camına taş atması tasavvur olunabilir mi?
|