|
Merhaba,
Bir mektup boyu, birkaç satır arası aşk ve sevgiden
bahsedelim mi bu gece yarısı; ne dersin? Çokça unuttuğumuz, yaşamımızın
her evresinde olan ve bizim var dediğimiz oysa yaşarken bunu bile yanlış
yaşadığımız ama doğru sandığımız aşktan ve sevgiden..... Korintos lulara
Mektuplar 13’den bir alıntı ile başlayıp devam edelim bakalım nerelere
varacak bu haftaki aşk ateşimizi tutuşturan sevda yolculuğumuz. |
 |
K. Mektuplar 3’den kısa bir bölüm şu şekilde; “İnsanların ve
meleklerin dilleri ile konuşsam, ama sevgim olmasa; ses veren bir pirinç çalgı
ya da gürültü çıkaran bir zil durumuna düşerim. Peygamberlik etme yeteneğim
olsa, tüm gizleri ve bilgileri bilsem üstelik dağları yerinden oynatabilecek
iman bütünlüğüne sahip olsam; ama sevgim olmasa bir hiçim. Sahip olduğum her
şeyi sana yardım olarak versem, bedeni sana adasam ama sevgim olmasa bu bana
hiçbir şey kazandırmaz. Sevgi sabırlıdır, iyilikle davranır, kıskançlık tanımaz.
Sevgi büyüklenmez, böbürlenmez, utandırıcı bir şey yapmaz; kendi çıkarını
gözetmez, içerlemez, kötülüğün hesabını tutmaz. Haksızlık karşısında sevinmez,
gerçek karşısında sevinir. Sevgi her güçlüğe dayanır, her şeye inanır, her
şeyden umutlanır, her duruma katlanır. Çocukken, çocuk gibi konuşur, çocuk gibi
düşünür, çocuk gibi akıl yorardım. Olgunluk döneminde çocukluğa özgü
davranışları geride bıraktım. Çünkü şimdi aynada bir bilmece görür gibi
görüyoruz. Şimdi kalıcı olan inanç, umut ve sevgidir. İçlerinden en üstünü ise
SEVGİ dir.”
Bundan yaklaşık iki bin yıl önce İsa, öğretisi için yola
çıktığında bir bildiği vardı elbet “Size sevmeyi buyuruyorum” derken.. Şimdi
bakalım ünlü, ünsüz, yarı ünlü bir çok insan ne buyurmuşlar bu konuda.. Not
olarak ilave edilenlerse en ünsüz kişi tarafından kaleme alınmıştır. Biline....
** “Dalgalar üzerinde kendimden geçtiğimde seyrettiğim yalnız
Tanrı değildi. Ben bir kadını ve onun tebessümünün mucizesini de görüyordum.
(Chateaubriand)”
NOT: Ancak seven bir kadının tebessümü mucize yüklüdür. Ve
bu mucizeyi ancak onu seven erkek görebilir. Becerebilseydik hepimiz mucizeler
yaratabilirdik. Ancak ne yazık ki bizler yalnızca birer insanız (N. K.)
** “Sevgilime gecenin uzun, siyah saçlarını verdin; gözlerine
yıldızların yakıcı güzelliğini koydun; vücuduna ayın mahzun solgunluğunu saldın.
Ey Tanrım göğü dudaklarıma yaklaştırmak istedin değil mi? (Mevlana)”
NOT: “Çoktandır yok göğe bakmaklığım” şeklinde bir dize
düşmüşüm belirsiz bir tarihte. Değiştirmenin zamanıdır; “Göğü kucaklayıp
getirdim sana” mı demeli acaba?. (N.K)
** “Aşk, birisine şiddetle sarılma, onunla aynı yerde olma
özlemidir. Onu kucaklayarak bütün dünyayı dışarıda bırakma arzusudur. İnsanın
ruhuna güvenli bir sığınak bulma özlemidir. (Orhan Pamuk)”
NOT: Üç –beş ayrı kentte, üç-beş ayrı bedene, üç- beş ayrı
aşk sunduğunu sanmak insanın kendine yaptığı en büyük eşek şakasıdır. Aşksa şaka
kaldırmaz. (N.K)
** “Aşk bütün ezgilerin en güçlüsüdür. Ruhumuzda tatlı duygular
uyandırır. Kadın değerli bir müzik aletidir. Onu kullanacak erkeğin titrek
sesler veren tellerini tanıması ve nasıl tutulacağını, nasıl kurulacağını,
telleri üzerinde parmakların ne yolda gezdirileceğini bilmesi gerekir. O aleti
anlamayan kimse değerini bilemez ve onu çalamaz. (Balzac)”
NOT: Zavallı piyano, keman, arp ....... .vs......
Kulak ver bakalım arpın sesini duyacak mısın? Birçok hüzünlü gün
ve gece de kendi akordunu kendi yapan kimbilir kaç arp, keman, piyano; en güçlü
ezgisini onu çalana armağan etti... (N.K)
** “Hiç sevilmemiş olmak bir kadın için felakettir. Önce
sevildiği halde sonra sevilmemek ise bir hakaret teşkil eder. (Montesquieu)”
NOT: Bir erkek içinse sevginin bu iki hali de hem felaket,
hem hakaret, hem de; ne demek efendim, hiç olur mu öyle şey demek....(N.K)
*** “Aşk kapıyı çarpıp çıkmaktır. Aşk bir bavulla paspas üstünde
kalmaktır. Sokaklarda turlamaktır. Aşk; karısı, kocası ve onlarla birlikte evi
ara-başı olmayanların lüksü. Kaybedecek birşeyleri olmayanlar tadar aşkı, bedel
ödemeyecekler. Aşk o zaman kolay, o zaman kaçınılmaz. Her şeye rağmen aşk yine
de var. Ve her şeye rağmen bir tek yalnızlar kaçamıyor aşktan. (Çiğdem Anat)
NOT: Ne hoşça kal diyenden kaçabildim....
Ne merhaba diyenden. (N.K)
** “Unutma ki
Her seven adsız bir kahramandır.
Unutma ki
İnsan, sevdiği ve sevildiği kadar insandır. (Ü.Yaşar
Oğuzcan)”
NOT: Bütün adsız kahramanların şerefine kaldırıyorum
kadehimi ve de insanlara.
Ki ötekiler
Zaten yoktular......(N.K)
** “Tek bildiğim
Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni......
(Ü.Yaşar.Oğuzcan )”
NOT: Ben de bir seni sevdim
Ama en çok; sende olan seni, sende olan, seni.... (N.K)
** “Hiçkimse hiçbir zaman çok sevildiğinden yakınmamıştır.
(Tolstoy)
NOT: Haydi herkes yanıldı diyelim. Tolstoy da yanılıyor
olmazdı herhalde.....(N.K)
** “İnsanı, insan olarak düşünün, dünyayla ilişkisi de insanca
olsun; o zaman sevgiyi yalnızca sevgiyle değiştirebilirsiniz, güveni güvenle.
(Karl Marx)”
NOT: Marx bunu gerçekten söylemiş. Senin duymamış olman
şaşırtıcı.
Duydunuz da;
Duymazdan mı geldiniz yoksa ? (N.K)
*** “Kadınların artık sevmediği erkekler, kadınların zaten
sevmeye hiç değer bulmadığı erkeklerdir” (Na. Ka.)
Bu deyişlerden daha yüzlercesi var ki birkaç mektup sayfasına
sığdırılacak gibi değil. Ben bir cümle ile yetineyim bu akşam. Bilirsin benim
deyişlerim bir başladı mı sonu gelmek bilmez.
Sana sevgi yolunda küçük hatırlatmalarla devam edeyim istersen.
Bütün büyük sevgiler, sevgi istemezler. Çünkü sonuçta her insan kendi hayatını
kendi için yaşar, kendi kendinin yaratısında. Bu yaratı cesaret ister çokça.
Bunun için sevgi her insanın harcı değil. Kendi kendini yaratamadığında insan,
seviyorum dediği hiçbir şeyi de yaşatamaz artık..... Hem sevgim olmayacak, hem
de yaşamaktan bahsedeceğiz öyle mi? Seni severim bilirsin....
Senin hatırını kırmayacağımı da. Fakat, senin hatırın için
sevgisiz olmak ve de yaşamaktan bahsetmek sevda olmadan !!!
“Sevgi vazgeçebilir sevgiden...
İnsan vazgeçebilir insandan
Sevgi insanlardan vazgeçebilir
İnsanlar sevgiden vazgeçebilir”
Böylece bu dört seçeneğin ötesinde dünyadaki beş milyara yakın
insandan geriye insan ve de sevgi de kalmayacağından elbette dünya da
kederlenecek, kendi etrafında dönmesini durduracak....
Elbette kederlenecek. Ters bile dönmeye başlar inan. Olur mu
ya.... Olur mu kardaş... Olur mu yoldaş..... Sevgisiz bir dünya mı; durdurun
inecek var.....
Giderayak bir iki söz de Nazım Ustadan.
“Sevdiğin müddetçe
Ve sevebildiğin kadar sevdiğinde
Her şeyini verdiğin müddetçe
Ve verebildiğin kadar özgürsün....”
NOT: Yukarıda (Na.Ka) şeklinde not düşerek yazdığım son
cümle aslında şu şekilde.
“KADINLARIN ARTIK YAZMADIĞI ERKEKLER
KADINLARIN ZATEN YAZMAYA HİÇ DEĞER BULMADIĞI ERKEKLERDİR”
Bu hafta da sevgimle kal. Seni öperim, yüreğini de......
|