BİR GÖNÜL YOLCULUĞU 14

Nalan Kara

Merhaba,

Bir mektup  boyu, birkaç satır arası aşk ve sevgiden bahsedelim mi bu gece yarısı; ne dersin? Çokça unuttuğumuz, yaşamımızın her evresinde olan ve bizim var dediğimiz oysa yaşarken  bunu bile yanlış yaşadığımız ama doğru sandığımız aşktan ve sevgiden..... Korintos lulara Mektuplar 13’den bir alıntı ile başlayıp devam edelim bakalım nerelere varacak bu haftaki aşk ateşimizi tutuşturan sevda yolculuğumuz.

K. Mektuplar 3’den kısa bir bölüm şu şekilde; “İnsanların ve meleklerin dilleri ile konuşsam, ama sevgim olmasa; ses veren bir pirinç çalgı ya da gürültü çıkaran bir zil durumuna düşerim. Peygamberlik etme yeteneğim olsa, tüm gizleri ve bilgileri bilsem üstelik dağları yerinden oynatabilecek iman bütünlüğüne sahip olsam; ama sevgim olmasa bir hiçim. Sahip olduğum her şeyi sana yardım olarak versem, bedeni sana adasam ama sevgim olmasa bu bana hiçbir şey kazandırmaz. Sevgi sabırlıdır, iyilikle davranır, kıskançlık tanımaz. Sevgi büyüklenmez, böbürlenmez, utandırıcı bir şey yapmaz; kendi çıkarını gözetmez, içerlemez, kötülüğün hesabını tutmaz. Haksızlık karşısında sevinmez, gerçek karşısında sevinir. Sevgi her güçlüğe dayanır, her şeye inanır, her şeyden umutlanır, her duruma katlanır. Çocukken, çocuk gibi konuşur, çocuk gibi düşünür, çocuk gibi akıl yorardım. Olgunluk döneminde çocukluğa özgü davranışları geride bıraktım. Çünkü şimdi  aynada bir bilmece görür gibi görüyoruz. Şimdi kalıcı olan inanç, umut ve sevgidir. İçlerinden en üstünü ise SEVGİ dir.”

Bundan yaklaşık iki bin yıl önce İsa, öğretisi için yola çıktığında bir bildiği vardı elbet  “Size sevmeyi buyuruyorum” derken.. Şimdi bakalım ünlü, ünsüz, yarı ünlü bir çok insan ne buyurmuşlar bu konuda.. Not olarak ilave edilenlerse en ünsüz kişi tarafından kaleme alınmıştır. Biline....

** “Dalgalar üzerinde  kendimden geçtiğimde seyrettiğim yalnız Tanrı değildi. Ben bir kadını ve onun tebessümünün mucizesini de görüyordum. (Chateaubriand)”

NOT: Ancak seven bir kadının tebessümü mucize yüklüdür. Ve bu mucizeyi ancak onu seven erkek görebilir. Becerebilseydik hepimiz mucizeler yaratabilirdik. Ancak ne yazık ki bizler yalnızca birer insanız (N. K.)

** “Sevgilime gecenin uzun, siyah saçlarını verdin; gözlerine yıldızların yakıcı güzelliğini koydun; vücuduna ayın mahzun solgunluğunu saldın. Ey Tanrım göğü dudaklarıma yaklaştırmak istedin değil mi? (Mevlana)”

NOT:  “Çoktandır yok göğe bakmaklığım” şeklinde bir dize düşmüşüm belirsiz bir tarihte. Değiştirmenin zamanıdır; “Göğü kucaklayıp getirdim sana” mı demeli acaba?.      (N.K)

**  “Aşk, birisine şiddetle sarılma, onunla aynı yerde olma özlemidir. Onu kucaklayarak bütün dünyayı dışarıda bırakma arzusudur. İnsanın ruhuna güvenli bir sığınak bulma özlemidir. (Orhan Pamuk)”

NOT: Üç –beş ayrı kentte, üç-beş ayrı bedene, üç- beş ayrı aşk sunduğunu sanmak insanın kendine yaptığı en büyük eşek şakasıdır. Aşksa şaka kaldırmaz. (N.K)

**  “Aşk bütün ezgilerin en güçlüsüdür. Ruhumuzda tatlı duygular uyandırır. Kadın değerli bir müzik aletidir. Onu kullanacak erkeğin titrek sesler veren tellerini tanıması ve nasıl tutulacağını, nasıl kurulacağını, telleri üzerinde parmakların ne yolda gezdirileceğini bilmesi gerekir. O aleti anlamayan kimse değerini bilemez ve onu çalamaz. (Balzac)”

NOT: Zavallı piyano, keman, arp .......  .vs......

Kulak ver bakalım arpın sesini duyacak mısın? Birçok hüzünlü gün ve gece de kendi akordunu kendi yapan kimbilir kaç arp, keman, piyano; en güçlü ezgisini onu çalana armağan etti... (N.K)

**  “Hiç sevilmemiş olmak bir kadın için felakettir. Önce sevildiği halde sonra sevilmemek ise bir hakaret teşkil eder. (Montesquieu)”

NOT: Bir erkek içinse sevginin bu iki hali de hem felaket, hem hakaret, hem de; ne demek efendim, hiç olur mu öyle şey demek....(N.K)

***  “Aşk kapıyı çarpıp çıkmaktır. Aşk bir bavulla paspas üstünde kalmaktır. Sokaklarda turlamaktır. Aşk; karısı, kocası ve onlarla birlikte evi ara-başı olmayanların lüksü. Kaybedecek birşeyleri olmayanlar tadar aşkı, bedel ödemeyecekler. Aşk o zaman kolay, o zaman kaçınılmaz. Her şeye rağmen aşk yine de var. Ve her şeye rağmen bir tek yalnızlar kaçamıyor aşktan. (Çiğdem Anat)

NOT:  Ne hoşça kal diyenden kaçabildim....

         Ne merhaba diyenden. (N.K)

**  “Unutma ki

      Her seven adsız bir kahramandır.

      Unutma ki

      İnsan, sevdiği ve sevildiği kadar insandır. (Ü.Yaşar Oğuzcan)”

NOT: Bütün adsız kahramanların şerefine kaldırıyorum kadehimi ve de insanlara.

Ki ötekiler

Zaten yoktular......(N.K)

**   “Tek bildiğim

        Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni...... (Ü.Yaşar.Oğuzcan )”

NOT: Ben de bir seni sevdim

        Ama en çok; sende olan seni, sende olan, seni.... (N.K)

**  “Hiçkimse hiçbir zaman çok sevildiğinden yakınmamıştır. (Tolstoy)

NOT: Haydi herkes yanıldı diyelim. Tolstoy da yanılıyor olmazdı herhalde.....(N.K)

** “İnsanı, insan olarak düşünün, dünyayla ilişkisi de insanca olsun; o zaman sevgiyi yalnızca sevgiyle değiştirebilirsiniz, güveni güvenle. (Karl Marx)”

NOT: Marx bunu gerçekten söylemiş. Senin duymamış olman şaşırtıcı.

Duydunuz da;

Duymazdan mı geldiniz yoksa ? (N.K)

*** “Kadınların artık sevmediği erkekler, kadınların zaten sevmeye hiç değer bulmadığı erkeklerdir” (Na. Ka.)

Bu deyişlerden daha yüzlercesi var ki birkaç mektup sayfasına sığdırılacak gibi değil. Ben bir cümle ile yetineyim bu akşam. Bilirsin benim deyişlerim bir başladı mı sonu gelmek bilmez.

Sana sevgi yolunda küçük hatırlatmalarla devam edeyim istersen. Bütün büyük sevgiler, sevgi istemezler. Çünkü sonuçta her insan kendi hayatını kendi için yaşar, kendi kendinin yaratısında. Bu yaratı cesaret ister çokça. Bunun için sevgi her insanın harcı değil. Kendi kendini yaratamadığında insan, seviyorum dediği hiçbir şeyi de yaşatamaz artık..... Hem sevgim olmayacak, hem de yaşamaktan bahsedeceğiz öyle mi? Seni severim bilirsin....

Senin hatırını kırmayacağımı da. Fakat, senin hatırın için sevgisiz olmak ve de yaşamaktan bahsetmek sevda olmadan !!!

“Sevgi vazgeçebilir sevgiden...

İnsan vazgeçebilir insandan

Sevgi insanlardan vazgeçebilir

İnsanlar sevgiden vazgeçebilir”

Böylece bu dört seçeneğin ötesinde dünyadaki beş milyara yakın insandan geriye insan ve de sevgi de kalmayacağından elbette dünya da kederlenecek, kendi etrafında dönmesini durduracak....

Elbette kederlenecek. Ters bile dönmeye başlar inan. Olur mu ya.... Olur mu kardaş... Olur mu yoldaş..... Sevgisiz bir dünya mı; durdurun inecek var.....

Giderayak bir iki söz de Nazım Ustadan.

“Sevdiğin müddetçe

  Ve sevebildiğin kadar sevdiğinde

  Her şeyini verdiğin müddetçe

  Ve verebildiğin kadar özgürsün....”

NOT: Yukarıda (Na.Ka) şeklinde not düşerek yazdığım son cümle aslında şu şekilde.

“KADINLARIN ARTIK YAZMADIĞI ERKEKLER

KADINLARIN ZATEN YAZMAYA HİÇ DEĞER BULMADIĞI ERKEKLERDİR”

Bu hafta da sevgimle kal. Seni öperim, yüreğini de......

Bir Önceki Sayfa... Ana Sayfa Köşe Yazıları Arkadaşına Gönder

Yukarı Çıkmak İçin...