|
Seksen kavanoz macerası
Zihni karmakarışık Mayakovski, kendini yolun sonuna
getirdiğinde, şiirlerle şekillendirdiği hayatının otuz-yedinci
yılındaydı. Ünlüydü, aşıktı ve hâlâ Puşkin’e hayrandı. |

|
Şiirlerini fransızca yazmaya başladığında henüz bir çocuk
olan Puşkin, sürgünlerde geçecek yıllarının sebebi gerçekçiliği ile pek
çok edebî şahsiyeti etkileyecekti. Dostoyevski’ye göre o, gelecekten bir
haberdi. Bir düelloda vurulduğunda otuz-sekiz yaşındaydı. İlk şiiri
“Toly’nin Destanı”, başyapıtı “Yevgeni Onegin”di; dizelerinde de
Voltaire’ın izleri vardı.
En büyük eseri sayıldı “Pantolonlu Bulut”. Mayakovski 1915’te
öfkeli söyleminde mütevaziye hiç de yer vermeden, dizelerinde “gitmek”ten
bahsediyordu.
“sizleri,
ki dalıp gitmiştiniz sırılsıklam gönül işlerine
gözyaşı dökerek
kaç yüzyıldan beri,
bırakıp gideceğim sizleri
...”
Bir baloda Natalya ile karşılaştığında Puşkin, aşk ile
bağlanacağı bir evlilik yapacağını henüz bilmiyordu. Yasaklar içinde yaşadı.
Orduya girdi. Yazdı.
“Tüm arzularımı yaşadım ben
Hayallerime de soğudum artık”
dedi. Ve gitti.
* * *
Çok zaman oldu ben meraklısıyımdır Rus edebiyatı’nın. Daldan dala
kona kona okuduğum şahsiyetleri arasındaki bağ beni hep hayrete düşürdü.
Birileri birilerinden etkilendi, ama etkiledikleri yeni yollar çizdiler
kendilerine. Başkalarının söylemlerinden başka söylemler çıkardılar dillerince.
Geride çok söz bırakarak gittiler.
Ben “seksen kavanoz macerası” üzerine yazmaya çalışıyorum onları
düşünerek.
“uykusunda rüya gören çocuk
ağlayarak uyandı.
bir top peşinde koşuyordu
dokununca
eli yandı.
uyumak istemiyordu bir daha.
her uyuduğunda
top elini yakacak sandı.
evdekiler
büyümesini beklediler.
kadın
sokakta yürüyenlere bakıp
düşündü
Mayakovski’nin Rusya düşünü.
gri göğün altında
bir yaz, öğle sonrası
düş çöktü.
insanlar
kalakaldılar.
dizi dizi kavanozlar balkonda
konuşuyorken aralarında
yolculuk kararı aldılar.
-bir macera-
seksen kavanozun sekseni
özgürlük adına el çırptı.
şarkı söyleyerek
meydana kadar
-uzun bir yoldu bu-
yürüdüler.
eğer görseydi Puşkin onları
cesaretlerine
-büyük ihtimal- hayran kalırdı.”
mor leke:
“Tehanu”
Ursula K. Le Guin
“... bizler
kendi özgürlüklerimiz kadarız.”
|