MÜREKKEP LEKESİ 37

Naz Ferniba

Pencereden Bakınca Ne Görüyorsun?

 

Varacağın yer nasıldır bilmem...

 

Varacağın yer nasıldır bilmem. En güzel elbiselerini giyip çıksın karşına. Salınsın salkım saçak, tutsun elinden dolaştırsın peşisıra. Peşisıra dolan sen de...

Varacağın yer nasıldır bilmem. En ışıltılı pullarından serpsin saçına. Saçın hep ışıldasın, hep ışıldasın... buradan seçeyim ben. Bir parça alıp ışıltından masalıma katayım.

 

Varacağın yer nasıldır bilmem. En gereklileri al yanına, en gereksizleri değil. Jöleni unutma mesela. Kırmızı, çizgili gömleğini... güneş gözlüğünü bir de... ve en sevdiğini hep hatırlamana sebep bir parça anıyı...

 

Varacağın yer nasıldır bilmem. Kaldırımları vardır elbet, mabetleri, dağları-tepeleri ve kendi dilince öykülerini anlatan taşları... Bir de kendince ezgileri...

 

Varacağın yer nasıldır bilmem. Bulutlara çıkan merdivenleri, baharı beklemeden açan çiçekleri, sokaklarda alış-veriş yapan çizgi kahramanları var ise eğer... şanslısın derim.

 

Varacağın yer nasıldır bilmem. Sebzesi var mıdır... sulama kanalları, defne ağaçları, neyzenleri, kendine has fincanları... bir de hayatın sınırlarını çeken kurallar yığını...

 

Varacağın yer nasıldır bilmem. Sıkılınca nereye giderler, hangi müzikle hüzne boğulur, hangi yazarla dünya ile söyleşirler... en çok neyden şikayetçidirler mesela....

 

Varacağın yer nasıldır bilmem. Dillerinin zenginliği hangi hazinelere bedeldir, hangi mısralarla seslenmişlerdir asırlarca ve hangi isimlerle etkilemişlerdir yürekleri...

 

Varacağın yer nasıldır bilmem. Tarihin üzerine çektikleri çizgiler ya da çentikler... sürgünlere atılan imzalar... Ve Mirza’lar...

 

Varacağın yer nasıldır bilmem. En çok yetiştirilen meyve, en çok sevilen gün, en çok söylenen şarkı, en çok inanılan batıl...

 

Varacağın yer nasıldır bilmem. Aşk’a ne derler, meclislerinde kaç vekil vardır, nasıldır çarşıları ve meşhur yemekleri hangisidir...

 

Varacağın yer nasıldır bilmem. Yine de çantanda bir tutam tebessüm, bir günbatımı, bir damla deniz, bir de günlüğün olsun. Nevruz’da yakacağın bir kibrit...

 

Varacağın yer nasıldır bilmem. Gece kaçta uykuya dalar, sabahı kaçta karşılar, kaç öğün yemek yer, kahveyi neyle içerler...

 

Varacağın yer nasıldır bilmem. Nasıldır geceler, nasıldır yollar, nasıldır kitaplar-kitapçılar, nasıldır oyunlar...

 

Varacağın yer nasıldır bilmem. Severler, sevilirler mi... sevdiklerini söyler, sevildiklerini bilirler mi... sevdayı tanır, yolda karşılaşsalar bir çay ikram ederler mi...

 

Varacağın yer nasıldır bilmem. Bilmem nedir umutları, umdukları, bir de umursadıkları... Geleceğe dönmüş müdür bakışları, şimdide kilitli midirler yoksa... ya da geçmişin çıkmazında yüzmede midirler...

 

Varacağın yer nasıldır bilmem. İnandıklarıyla mı yaşarlar... yaşadıklarıyla mı inanırlar... inanırlar mı ya da her neye olursa...

 

Varacağın yer nasıldır bilmem...

 

Görmek lazım...

Bir Önceki Sayfa... Ana Sayfa Köşe Yazıları Arkadaşına Gönder

Yukarı Çıkmak İçin...