|
Pencereden Bakınca Ne Görüyorsun?
Varacağın yer nasıldır bilmem...
Varacağın yer nasıldır bilmem. En güzel elbiselerini giyip
çıksın karşına. Salınsın salkım saçak, tutsun elinden dolaştırsın
peşisıra. Peşisıra dolan sen de... |

|
Varacağın yer nasıldır bilmem. En ışıltılı pullarından serpsin
saçına. Saçın hep ışıldasın, hep ışıldasın... buradan seçeyim ben. Bir parça
alıp ışıltından masalıma katayım.
Varacağın yer nasıldır bilmem. En gereklileri al yanına, en
gereksizleri değil. Jöleni unutma mesela. Kırmızı, çizgili gömleğini... güneş
gözlüğünü bir de... ve en sevdiğini hep hatırlamana sebep bir parça anıyı...
Varacağın yer nasıldır bilmem. Kaldırımları vardır elbet,
mabetleri, dağları-tepeleri ve kendi dilince öykülerini anlatan taşları... Bir
de kendince ezgileri...
Varacağın yer nasıldır bilmem. Bulutlara çıkan merdivenleri,
baharı beklemeden açan çiçekleri, sokaklarda alış-veriş yapan çizgi kahramanları
var ise eğer... şanslısın derim.
Varacağın yer nasıldır bilmem. Sebzesi var mıdır... sulama
kanalları, defne ağaçları, neyzenleri, kendine has fincanları... bir de hayatın
sınırlarını çeken kurallar yığını...
Varacağın yer nasıldır bilmem. Sıkılınca nereye giderler, hangi
müzikle hüzne boğulur, hangi yazarla dünya ile söyleşirler... en çok neyden
şikayetçidirler mesela....
Varacağın yer nasıldır bilmem. Dillerinin zenginliği hangi
hazinelere bedeldir, hangi mısralarla seslenmişlerdir asırlarca ve hangi
isimlerle etkilemişlerdir yürekleri...
Varacağın yer nasıldır bilmem. Tarihin üzerine çektikleri
çizgiler ya da çentikler... sürgünlere atılan imzalar... Ve Mirza’lar...
Varacağın yer nasıldır bilmem. En çok yetiştirilen meyve, en çok
sevilen gün, en çok söylenen şarkı, en çok inanılan batıl...
Varacağın yer nasıldır bilmem. Aşk’a ne derler, meclislerinde kaç
vekil vardır, nasıldır çarşıları ve meşhur yemekleri hangisidir...
Varacağın yer nasıldır bilmem. Yine de çantanda bir tutam
tebessüm, bir günbatımı, bir damla deniz, bir de günlüğün olsun. Nevruz’da
yakacağın bir kibrit...
Varacağın yer nasıldır bilmem. Gece kaçta uykuya dalar, sabahı
kaçta karşılar, kaç öğün yemek yer, kahveyi neyle içerler...
Varacağın yer nasıldır bilmem. Nasıldır geceler, nasıldır yollar,
nasıldır kitaplar-kitapçılar, nasıldır oyunlar...
Varacağın yer nasıldır bilmem. Severler, sevilirler mi...
sevdiklerini söyler, sevildiklerini bilirler mi... sevdayı tanır, yolda
karşılaşsalar bir çay ikram ederler mi...
Varacağın yer nasıldır bilmem. Bilmem nedir umutları, umdukları,
bir de umursadıkları... Geleceğe dönmüş müdür bakışları, şimdide kilitli
midirler yoksa... ya da geçmişin çıkmazında yüzmede midirler...
Varacağın yer nasıldır bilmem. İnandıklarıyla mı yaşarlar...
yaşadıklarıyla mı inanırlar... inanırlar mı ya da her neye olursa...
Varacağın yer nasıldır bilmem...
Görmek lazım...
|