|
|
|
Fala İnanma, Falsız Kal
Bu aralar ne çok konuşuluyor bu konu. Birileri geleceği
okumanın bir yolunu bulmuş ve geleceği raflara yatırmaya koyulmuş telaşla.
Üstelik kesinliği söz konusu olmayacak bir konu bu: Gelecek... Kendi az
sonrasını bile göremeyecek kişilerin falda umut arayacak kadar umutsuzluk
içinde çırpınanlara bir ışık sunması gibi görünse de kaostan başka bir şey
değil.
|

|
İşin diğer bir tarafı da, falda umut arayacak kadar umutsuz mu bu
insanlar? Ya da falda kazanç arayacak kadar çaresiz mi bu insanlar? Ya da
geleceğin insanlara gösterilmeme hikmetini anlayamayacak kadar düşüncesiz mi bu
insanlar? Ya da gelecekte olacakları ille de öğrenme çabasına girecek kadar
meraklı mı bu insanlar? Ya da zamanın hiçbir şeye yetmediğinden şikayetlenip
duran onca insan yanında, fala zaman ayıracak kadar bol vakitli mi bu
insanların? Ya da... ya da... ya da...
Falınızda, bir apartmanın yanından geçerken başınıza, o
yanınızdan geçtiğiniz apartmanın tepesinden bir saksı düşeceği çıksa, bir daha
hiçbir apartmanın yanından yürümeyecek misiniz? Ya da falınızda, gece başınıza
kötü bir şey geleceği çıksa, gece bir daha hiçbir yere gitmeyecek misiniz? Ya da
falınızda, bir top yüzünden bir kuyuya düşeceğiniz çıksa, bir daha hiçbir topa
dokunmayacak mısınız? Ya da... ya da... ya da...
Fal...
Herkes kendince bir fal yöntemi bulmuş. Herkes insanların
kafasını bulandırmak için didinip duruyor. Ben merak ediyorum, neden? İnsanlara
kesinliği hiçbir zaman kanıtlanamayacak geleceklerini satmaya çalışmanın anlam
derecesi var mıdır, varsa hangi safhaya yerleştirilmelidir, yerleştirirken hangi
ince ve hassas kurallara itina gösterilmelidir, itinanın baş harfinin büyük mü
küçük mü yazılması gerektiğine dikkat edilmeli midir, dikkat edilirken
ayrıntıların ehemmiyeti üzerinde durulmalı mıdır, durulacaksa kaç saniye ya da
kaç dakika ya da kaç saat orada zaman yitirmelidir; yitirmekse şu zamanda her
bir şeyimizden azar azar da olsa bizden uzaklaşandır, uzaklaştıkça biz kim
olduğumuz sorusu içinde kaybolmaya yüz tutmaktayız, ‘tutmak’ dediğim herhangi
bir cismi ellerimiz arasına almak mıdır, yoksa başka başka anlamları var mıdır
her bir şeyin birden çok anlamı olduğu gibi, ‘gibi’ kelimesini kullanmak demek
herhangi bir şeyi herhangi bir şeye yakın görmek midir, yakınlık akrabalık gibi
bir şey midir ya da kapı komşusu, bahçe komşusu vesaire ve vesaire gibi bir şey
midir, ‘şey’ konuşurken durmadan hatırlamadığımız kelimeler yerine yineleyip
durduğumuz üç harflik ve tek hecelik gereksiz bir kelime midir; kelimeler,
kitapların arasında sürekli gözlerimizin önünde kayıp duran, cümleyi oluşturan
yapı taşları mıdır... nedir yani?
Aslında sormak istediğim şu: ‘Fal nedir? Ne işe yarar? İnsana ne
gibi faydaları vardır ya da ne gibi faydaları olabilir? İnsan falsız yaşayamaz
mı? Fal gerekli midir su gibi, hava gibi? Fal ne zaman doğdu? Neden bu kadar çok
gündeme gelmeye başladı? Kimler fala ihtiyaç duyar?
|