MÜREKKEP LEKESİ 27

Naz Ferniba

Tarihî Kayıtlar Bölümü’ne Dilekçe

Çizgide eğrilme oldu biraz. Şöyle yana doğru bir kayma. Pencereden baktım. Ağaçlarda hışırtı çoğalmış. Gece gece bir sokak serüvenine atılmış yan komşunun köpeği. Eğrilen çizgiden habersiz sürerken olağan durum, ‘olağan durum ne ki’ sordum kendime. Hiçbir şeyin hiç de olağan olmadığını, olabilenlerin olağan dışılığından bîhaber yaşadığımı farkettim anında vaktin. Bul buluştur, yapıştır parçaları, anlat kendine demini, kırmızıyı yeşile boya, eğrilme noktasından yola çık... Çaprazına bak, bir matem yaşanıyor. Düzünde fal açmış bakıyor çingene. Geride dipsiz kuyu, taş at ses yok. Buralarda sabah olur uyanır insan, gece olur uyur haliyle. Oralarda, dünyanın her bir yanında yani, aynıdır üstelik; sabah olur uyanır insan, gece olur uyur... Gelgelelim değişik bir şey yapmalı derim içten içe.

Hangi satırındayım tarih sayfasının? Savaşların yıkımlarından geçmiş toprak. Derinlerinde kan sızıntısı. Boş kovayı doldurabilirsin ya, doluya sığdır sığdırabilirsen. Çizgide eğrilme var. Biraz. İmzamı, sayın tarih, nereye atayım?

              Tarihî Kayıtlar Bölümü’ne

Çizginin eğrilmesine sebebiyetten sorumluyum. Nasıl düzeltilebileceği üzerine bir tasarı geliştirmiş bulunmaktayım kendimce. Gerçekle özdeşleştirme babından bu tasarıyı, basamakların anahtar kelimesine ihtiyaç duymaktayım. Dosyaların F ile isimlendirileninde denir ki, ‘Bir tasarı için düşünce gerekir. Düşünce varsa düşünen de var demektir. Eylem kelimelerin bilinmesiyle oluşturulabilir.’ Bu konuda yapılması gereken her ne ise sizden bekliyorum, haddim olmadan. Arz ederim efendim.

              Saygılar...

               imza  

Burada ‘imza’ bölümüne dikkatinizi çekmek niyetinde değilim. Aslında dikkatinizi çekmek gibi bir çabam yok. Ben dikkat etmekten yanayım çok zaman. Yazgıda oluşan en ufak bir eğrilme ile neler olabileceğini çok net görebiliyorum. Rengi bordo. Hafif dalgalanma var gibi. Bu dalgalar bir belirti. Geliyorum, gerçekleşeceğim, hazırlıklı ol, tavrını seç, gardını al, tedbiri elden bırakma kaçmasın... Eğrilmeyi sezdiyse insan daha da eğrilmeden çizgi düzene girmeli birden. Tıpkı vücudun ateşlenmesi gibi. ‘Bak bende bir gariplik var. Bu garipliği gider’ dercesine.

            söylemek lazım diye birşeyler

            konuşuyorsam eğer

            sözcükler uzak dursun benden

Bir Önceki Sayfa... Ana Sayfa Köşe Yazıları Arkadaşına Gönder

Yukarı Çıkmak İçin...