MÜREKKEP LEKESİ 19

Naz Ferniba

Ayşe Kulin’in Anlatımıyla Aylin Radomisli

Aylin Radomisli Cates’in hayat öyküsünü okudum dün. Ayşe Kulin’in anlatımıyla Adı: Aylin... ‘ne kadar hızlı, ne kadar heyecan dolu ve dünyayı dolaşan bir öykü bu böyle’ dedim bitirince. Kendisini sevebilmeyi bilen nadir insanlardan biri sanırım. İnsanlar genelde acı çekmek için çırpınıyorlar gördüğüm kadarıyla. Biliyorum herkes aynı güce sahip değil. Ve biliyorum herkes mutluluğa hangi paragraftan gireceğini kestiremiyor. 

Ve yine biliyorum çok şeye, çok zaman bulamadığından yakınıyor herkes. Varsın olsun ne çıkar... sonuçta, bu herkesin içinden nadiren de olsa biri çıkıp duvarları bakışlarıyla-öfkesiyle-sevgisiyle-zekasıyla bir şekilde işte yıkabiliyor. Özgürlüğün tadı hem acı, hem ekşi, hem tatlı, hem tuzlu... Aylin Radomisli’nin hayatı bana, bu hayatın geçiciliğini bir kez daha gösterdi. 

 

Bir fırtına ne kadar şiddetli olursa olsun bir zaman sonra, yıkıp geçse de sonlanır. Başlayan bir şey bir yerde bitmek zorundadır. Kesin olarak, başlayan biter. Onun hayatında da o kadar çok başlangıç ve son var ki... Siz hiç başlarken, son’un ne zaman geleceğini düşündünüz mü? Bunun her zaman olması mümkün değil tabii. İnsanın doğarken ‘ne zaman öleceğim’ diye düşenemeyeceği muhakkak. Ki çoğu zaman ‘son’ umrumuzda bile değildir. An’ın tadını çıkarmanın keyfine varırken bu keyfi ‘son’ kelimesiyle bozmamak da vardır işin içinde. Hatta çatlakları farkettiğimiz zaman da bu çatlakların giderilmesi üzerine bir girişimde bulunmayız. Ta ki çatlaklar dev yarıklara dönüştüğünde eteklerimiz tutuşur. Sağa sola koşturmaya başlarız. Bir yardım eli ararız... vesaire vesaire...

 

Aylin Radomisli bu duyguları çok yaşamış. Çok başlamış, çok bitirmiş, çok bitirilmiş belki de. Bir yandan da hayat vermiş insanlara. Hastaları ölüm feryatlarıyla çıkınca karşısına dalga geçmiş onlarla. Bu görünürde umursanmayan tavır hastaları çileden çıkarıp hayatın bir ucundan tutmaya yönlendirmiş neticede. Yine de mutluluğun tadına çokça bakarken gözyaşını da akıtmayı ihmal etmemiş Aylin Radomisli.

 

Yaşanmış hayatları okumak her zaman hoşuma gitmiştir. Kendime ait bir satır bulabileceğimi düşündüğümden olabilir. Ya da hatalara karşı daha temkinli davranabilmek için, bilemiyorum.

 

Kitabı bitirince Nilüfer Hanım’ı ziyaret etmek geçti içimden. Ben okuduğum kitapların kahramanlarına bir telefonla ulaşabileceğimi sanmışımdır hep. Hep de sanmaktan öteye gidememişimdir. Çoğu konuda sanmak, özel bir yeteneğim haline dönüştü üstelik. Sanarak yaşamak... akşam olacağını, yemeğin pişeceğini, yağmurun yağacağını, elektriğin kesileceğini... sanarak yaşamak... bir sanrıya dönüştürmek sonunda bu hayatı.

 

Ve Aylin Radomisli 1995 yılında dünya hayatına veda ettirildi.

 
Bir Önceki Sayfa... Ana Sayfa Köşe Yazıları Arkadaşına Gönder

Yukarı Çıkmak İçin...