MÜREKKEP LEKESİ 17

Naz Ferniba

Sıkıntının Yansıdığı Ben

Daha çok erken gitmek için...

Kızımı ellerimle büyütüp ellerimle uçuracağım

Evime yerleşip bir güzel, en sevdiklerimle çok günler geçireceğim

Komşular edineceğim kendime, sabah kahvesine gideceğim

Sabah güneşini karşılamak için, uyanınca perdeleri açacağım

Yeni yeni kitaplar edinip sabah akşam okuyacağım

Yürüyeceğim o mahalle senin bu mahalle benim

Zorkun’a kim bilir kaç kere tırmanacağım

Kaç kitap yazacağım, kaç kitabımı imzalayacağım

Kaç ağacın sarardığını görüp kaç ağacın kesildiğine şahit olacağım

Eski apartmanların yerine yeni apartmanların nasıl yapıldığını göreceğim

Bahçeye maydanoz ekeceğim babamla, olgunlaşmış patlıcanları koparıp yiyeceğim

Yediveren limonun başından limon koparacağım dört mevsim

Hatalarım olacak daha, hatalarımdan pişman olacağım

Tövbe edeceğim gecelerce

Gözyaşım için karanlığı bekleyeceğim

Merdivenleri inip çıkacağım

Pazardan meyva alacağım

Şu şunu yapmış, bu bunu yapmış’ları dinleyip bunalacağım

Lahana sarmasının nasıl yapıldığını öğreneceğim

Eşyalarımı kullanacağım eskiyene kadar

Takvim kağıtlarını bir bir yırtacağım her gün

Ütü yapacağım

Bulaşık yıkayacağım

Gazete okuyacağım

Ablamı ziyarete gideceğim

Mikserim bozulacak, belki ütüm, belki de elektrikli süpürgem; aldırmayacağım

 

Daha yaşayacağım çok şey var benim...

Kim bilir kaç düğün

Kim bilir kaç eğlenti

Kim bilir kaç yolculuk

Kim bilir kaç mutluluk

 

İçim sıkılacak, ben niye sıkıldığımı bulmaya çalışacağım, bulamayacağım da daha çok sıkılacağım, biri çıkıp ‘sıkı can iyidir’ diyecek sinirleneceğim, sinirlenmek sıkıntımı unutturacak sağa sola savuracağım cümlelerimi, cümlelerim uçacak havada, yakalamaya çalışacağım, ellerim yetişmeyecek, gittikçe küçüleceğim, küçüleceğim, küçüleceğim, sonunda bir karınca boyunda yeryüzüne bakmaya çalışacağım, bir toz tanesi beni ezecek, korkacağım, büyümek için çırpınacağım, olmayacak, karıncalardan bile korkacağım, kaçacağım, her yer daha bir korkunç görünecek gözüme, korkularımın altından kalkamayacağım, bağıracağım sesim çıkmayacak, bir duyanım olsa bile görmeyecek, yalvaracağım, kendimi yerden yere vuracağım, büyümek için duvarlara tırmanacağım... uyandığımda dünya bana yeniden sunulmuş olacak. ‘Bir daha’ diyeceğim; ‘üzmeyeceğim sevdiklerimi, kırmayacağım kimsecikleri, unutmayacağım yaradanımı, eften püftenlere takılıp devrilmeyeceğim, inancımı yitirmeyeceğim, yaşarken bu tarafı alemin öte tarafını es geçmeyeceğim,  kendime niniler söyleyeceğim, gece masalımı okuyacağım öyle uyuyacağım... tadını değiştireceğim ben bu hayatın! Kendime söz olsun...’

 
Bir Önceki Sayfa... Ana Sayfa Köşe Yazıları Arkadaşına Gönder

Yukarı Çıkmak İçin...