MÜREKKEP LEKESİ 12

Naz Ferniba

Çağırmayın Bizi, Gelmiyoruz

 

Sevgili hepiniz,

 

Bir muradımız vardı Gönül Evi için: Nasıl olur da com adresinden seslenebiliriz okurlara? Nihayet bambaşka bir görüntü ile karşınıza çıkma olanağı bulduk. Galip Bey’e teşekkürler...

Şimdi yeni baştan seslenmeliyim sizlere:

 

Merhaba,

‘Savaş nedir’  tartışmaları her cepheden farklı yankılar bulsa da... dünya bu sorunun haberleriyle bir sağa bir sola bir de aşağı-yukarı çalkalansa da... birileri savaşın içinde birileri de savaşın dışında kalsa da... herkes hayatının peşinde sürüklenmeye -üstelik elbette- devam ediyor.

 

Güneş her sabah şükür ki doğuyor. Her gece başka topraklara sabah olmak için şükür ki batıyor. Ay, aydan aydın her gece şükür ki salınıyor. Nehirlerin tamamı şükür ki kurumadı. Denizlerde hala balıklar şükür ki yüzüyor. Dağlarda birkaç parça ormanlık alan şükür ki var. Şükür ki oksijen tükenmedi henüz. Şükür ki basacak bir parça toprağa sahibiz.

 

Eeeeeee...

 

E’si şu: Enderun... Elem... Enöte... Ecinni... Edep... Eşlek... Elalem... Ezgin... Etüv... Evham... Entipüften... Ebonit... Engizisyon... Etalon... Evren... vesaire vesaire...

 

İyi de ne demek şimdi bütün bunlar? Her şeyin bir anlamı olmalı, bir sebebi hatta, bir amacı da... Doğru olmalı, var zaten. Ben bilmiyorsam bir başkası bilmiyor denemez. Ben bulamamışsam o anlamı bir başkası da bulamamıştır diyemem. İşte bu. Sesinizin yankısını duyabiliyor musunuz herdaim? Adımlarınızın geride bıraktığı ize dönüp bakmayı akıl ediyor musunuz? Hatalarınızın sonuçlarına katlanıyor muzunuz gık demeden? Göçmen kuşlarınız her bahar dönüyor mu bacanızdaki yuvaya? Diş fırçanız ortopedik mi? Peki ya saçınız ütülü mü? Balkonunuz dalgalı, hatta fırtınalı mı genelde? Ben normal miyim?

 

Tabii ki değilim. Nasıl normal olabilirim. Nasıl normal kalabilen biri olabilir dahası dünya üzerinde. Delirmeyen varsa bile, adım adım yaklaşmaktadır. Bu yüzden: Çağırmayın bizi, gelmiyoruz. Gemileri batırdık. Uçakları düşürdük. Bombaları patlattık. Mermileri savurduk. Kılıçları erittik. Ayaklarımızı kestik. Hadi herkes kendi savaşına... 

 
Bir Önceki Sayfa... Ana Sayfa Köşe Yazıları Arkadaşına Gönder

Yukarı Çıkmak İçin...