MÜREKKEP LEKESİ 11

Naz Ferniba

Yuvarlak Niko

Bir varmış bir yokmuş... diye başlayan günlerden bir gün yuvarlak Niko dağdan aşağıya doğru yuvarlanmaya başlamış. Önce küçücük minicik miniminnacık imiş, az gitmiş uz gitmiş büyümüş büyümüş koccamanlaşmış hızla. Yuvarlak Niko yuvarlanırken böyle, tik tik tik taklarla örülü bir ağacın dalına çarpmış. 

Darmadağınıklanınca bu çarpmayla yuvarlak Niko hiç de yuvarlak olmadığını anlamış hayretle. Paramparçanın şekli nasıldır bilinmez, toplamış bir bir bir sonra da iki iki iki... parçalarını yerden. Doldurmuş özenle heybesine hepsini aheste. Artık yuvarlak Niko yuvarlaklığını yitirmiş şekilde, heybesinde parçalarıyla ne olduğunu aramaya koyulmanın tam da zamanı ve vakti ve buna benzer şeyler... olduğunu farkedip dere tepe düz gitmenin ilk adımını atmış. Eskiden yuvarlak, şimdi paramparça olan Niko arayadursun şeklini şemalini biz dönelim şimdiki zaman ve mekana. 

 

Siz neye benzediğinizi biliyor musunuz? Bir öykü okumuştum zamanında. Öykünün kahramanı adamın biri karşılaştığı her insanı bir hayvana benzetir, herhangi bir hareketinden ötürü. Birgün güzeller güzeli bir bayanla tanış edilir. Adam bu bayana bakar bakar bakar... aylarca inceler bir türlü bir hayvana benzer tarafını çıkaramaz. Bundan dolayı bayana hayranlık duyar ve evlenirler. Ertesi sabah bir daha dönmemek üzere evden ayrılır, ki bayanı sonunda bir hayvana benzetmiştir. Artık onunla beraber olmanın bir anlamı kalmamıştır. Öyküyü okuyunca ‘ben’ ile başlayan bir cümle kurmaya başlamıştım ki... erken uyandım neyse cümleyi tamamlamadım. Öyküden hoşlandığımı söyleyemem. Ve bana göre insanlar ille de birilerine ya da birşeylere benzemek zorunda değildir. Yuvarlak Niko da yuvarlak olduğu için yuvarlaktı zaten, yuvarlak birşeylere benzemek istediği için değil. Demem o ki, bilye yuvarlaktır; Niko da öyle. Camdır üstelik benim bahsettiğim bilye, Niko cam mıydı bilmiyorum. Çocuklar oynar oynar oynar... sağa sola atar, bir başka bilyeyi vurmaya çalışır. Derken bilye kırılır. Camdır işte. Paramparça olur. Yuvarlak bilye yuvarlaklığını yitirmiş şekilde, yerde yatmaktadır artık. Tek fark bilye canlı değildir ve arayamaz şeklini şemalini biryerlerde; Niko canlıdır, arar aramaktadır da...

 

Sizin aramakta olduğunuz nedir? Dünya nasıl yerlebir edilir? İnsan soyu nasıl yok edilir? Yeryüzü nasıl bir çöl haline dönüştürülebilir? Soruları çoğaltmak mümkün. Ben bu kadarıyla kifayet etmedeyim şimdilik. Nitekim bu kadarı bile soruların ne büyük çapta dehşet saçabileceğini gösterme yetkinliğinde. Cevapları ise ben vermeyeceğim. Herkes bu soruların karşılığı olabilecek onlarca cevabı zihninde barındırmaktadır kanımca. Fazla söze ne hacet. Aramak insanın yaradılışında var, kabul. Eskiden yuvarlak şimdi paramparça olan Niko da arayış içinde. Lakin o hakkı olanı arıyor bence. Siz hakkınız olanı mı arıyorsunuz diye bir sorayım dedim.

 
Bir Önceki Sayfa... Ana Sayfa Köşe Yazıları Arkadaşına Gönder

Yukarı Çıkmak İçin...