|
Bâtıl mıdır Nevruz? Kuzey Doğu Asya’dan
Anadolu’ya kadar uzanan geniş topraklarda ecdad, kabilelere ayrılıp göçmen
hayatı yaşadıkları zamandan bu yana, her yıl şiddetli geçen soğuk
kışı uğurlayarak herkes için hoş olan ilkbaharı karşılamaya alışmıştır. |

|
Bir ‘hoşgeldin’
ifadesidir nevruz şenliği...
Kırgız halkı
bir tarihte hayvanların tamamını yaylalara götürüp hayvancılığa başlar.
İşte bu hareket insan yaşamının güzel ve rahata doğru gidişini gösterir.
Baharın gelişi avcılık,
çifçilik ve
hayvancılıkla uğraşanlar için yılın en önemli zamanı olduğu için gece
ile gündüzün eşitlendiği zaman, (miladi 21 mart) türk kabilelerinde
‘kutlu yeni gün’ olarak, yeni yılın başlangıç bayramına dönüşmüştür.
Bir yılbaşı
coşkusudur nevruz şenliği...
Sonraları kültürel,
ekonomik ve dini ilişkiler sonucunda kırgız dilindeki ‘yeni gün’ (canı
kün), farsça ‘nevruz’ (nooruz) adını almıştır.
Peki nevruz
bayramı ne zamandan beri kutlanmaktadır...
Kesin bir tarih
verememekle birlikte, araştırmacılar nevruz bayramını zoroastrizm ve islam
dinine bağlarlar. Kırgızlar bu bayramı diğer milletlere göre daha eski
tarihlerden bu yana kutlayagelmişlerdir. Fakat dinlerinin değişmesi nevruzun
alacasını değiştirememiştir. Gün, ay, mevsim ve seneleri belirlemede,
on-iki burcu kullandıkları zamnalardan bugüne isimlendirme sırasında yılbaşını
nevruz olark törenleştirmişlerdir.
Bir törendir
nevruz şenliği...
Kırgızlar,
evvelde farklı dinlere bağlanmışlar; suya, dağa, taşlara tapmışlardır.
Güneşi ‘umay ana’ kabul etmişler, onun dünyadaki tüm varlıkların
koruyucusu olduğuna inanmışlardır. Ateşin ise insanların yaşadığı
yerde bulunan cin ve şeytanların yok edicisi olduğunu düşünmüşlerdir. Bu
yüzden yaktıkları ateşlerle kötülüğü uzaklaştırmış, ellerinde yanan
kuru çamlarla evlerinin çevresini dolaşarak cin ve şeytanlardan korunmuşlardır.
Bir bâtıl mıdır
nevruz şenliği!...
|