|
Kitabın
İncileri |
Sayfa |
|
|
O an, Maria
bazı şeylerin sonsuza dek kaybedileceğini keşfetti. Aynı
zamanda, 'uzak' diye bir yerin varlığını, öğrendi; dünyanın
büyük, yaşadığı kentinse avuç içi kadar olduğunu, en ilgi
çekici varlıkların eninde sonunda çekip gittiğini de.. |
16
|
|
|
...aşkı
yaratan, ötekinin varlığından çok yokluğuydu. |
17
|
|
|
Karşımıza biri
çıktığında ve ona aşık olduğumuzda, bütün evrenin
elbirliğiyle buna zemin hazırladığını hissederiz. |
19
|
|
|
Amacımın aşkı
anlamak olmasına, her gönül verdiğimin canımı yakmasına
rağmen, ruhuma dokunanların bedenimi uyandırmayı
başaramadıklarını, bedenime dokunanlarınsa ruhuma
ulaşamadıklarını görüyorum. |
24
|
|
|
Herşey kötü bir
karar vermek üzere olduğumu gösteriyor, ama hatalar,
ilerlemenin bir yoludur. |
33
|
|
|
Edindiğim
azıcık deneyim bana gösterdi ki, kimse herhangi birşeyin
efendisi değildir, hepsi sadece bir yanılsamadır; maddi
zenginlikler de ruhsal zenginliklerde.
Ve hiçbirşey bana ait değilse, benim olmayanlar için
kaygılanmamın gereği de yok demektir. |
33
|
|
|
Ve hayal
kurmak, tasarladıklarımızı hayata geçirmek zorunda
olmadığımız sürece son derece rahatlatıcıdır. Hayaller
sayesinde zor anları, atlatır, tehlikeleri tanır,
yaşlandığımız zaman da başkalarını -özellikle ailemizi,
eşimizi, çocuklarımızı- düşündüklerimizi gerçekleştirmemize
fırsat bırakmadıkları için suçlayabiliriz. |
34
|
|
|
Hayat ise, sert
ve şaşırtıcı bir oyun; paraşütle atlayıp tehlikeleri göze
almak, düşmek ve tekrar kalkmak demek. Dağcılıktaki gibi,
kendindeki en yüksek noktaya çıkmayı istemek, bunu
başaramadığında tatminsizlik ve sıkıntı duymak. |
51
|
|
|
Yazarın biri ne
zamanın ne de bilgeliğin insanı dönüştürmediğini yazmıştı,
bir varlığı değişmeye itebilecek tek şey aşkmış. |
56
|
|
|
Dünya böyledir:
İnsanlar bilmedikleri yokmuş gibi konuşur; oysa onlara soru
sormaya cesaret ettiğinizde gayet bilgisiz olduklarını
görürsünüz. |
60
|
|
|
Bazı insanlar
hayatı tek başlarına göğüslemek için doğarlar, ne iyidir ne
de kötüdür bu. |
73
|
|
|
Hayat ona son
sürat öğretmeye devam ediyordu, yalnızca güçlülerin ayakta
kaldığını. Güçlü olmak içinse, kendi alanında en iyi olmak
zorundadır insan, başka çare yoktur. |
73
|
|
|
Aşkta kimse
kimseyi yaralayamaz. Herkes kendi hissettiğinden sorumludur
ve bu nedenle ötekini ayıplama hakkından yoksundur. |
88
|
|
|
Özgürlüğü
gerçekten yaşamak budur; dünyanın en önemli şeyini elinde
tutmak, ama ona sahip olmamak. |
88
|
|
|
Işık bir eve
nasıl girer? Ardına kadar açık pencerelerden. Işık bir
insanın içine nasıl girer? Aşk kapısından, eğer açıksa. |
98
|
|
|
Birkaç saat
önce bir kafeye girmiştim, bir ses duydum ve sanki Tanrı
oraya bir taş atmış gibi oldu. Enerji dalgaları bir bana
değdi, bir de bir köşede resim yapan bir adama. Taşın
titreşimlerini O da, ben de hissettik. Ya şimdi? |
108
|
|
|
Aşk başkasında
değil, kendimizdedir; onu biz uyandırırız. Ama uyanması
için, bir başkasına ihtiyaç duyarız. Evren, sadece
heyecanlarımızı paylaşacak biri olduğunda anlam kazanır. |
111
|
|
|
...en önemli
karşılaşmalar, bedenler daha birbirini görmeden ruhlar
tarafından hazırlanır. Genellikle bu karşılaşmalar, belli
bir sınıra ulaştığımızda gerçekleşir, duygusal olarak ölüp
tekrar doğmaya ihtiyaç duyduğumuzda. Buluşmalar bizi bekler,
ama çoğunlukla biz onları engelleriz. Gene de, eğer umutsuz
değilsek, artık kaybedecek hiçbirşeyimiz yoksa ya da hayat
bize coşku veriyorsa, o zaman bir yabancı ortaya çıkıverir
ve dünyamız yolundan sapar. |
129
|
|
|
Hayat bazen çok
cimridir. İnsanın yeni bir duygu tatmaksızın günler,
haftalar, aylar hatta yıllar geçirdiği olur. Sonra bir
kapıyı bir kere açınca, ortaya çıkan boşluğa adeta bir çığ
iner. Bir an hiçbirşeyiniz yoktur, bir sonraki an, kabul
edebileceğinizden fazlasına sahipsinizdir. |
131
|
|
|
İnsan ancak
kendi sınırlarına dokunduğu zaman kendini gerçekten
tanırmış.
Bende iki kadın var; bunlardan biri neşeyi, tutkuyu,
hayatın sunabileceği serüvenleri tanımayı istiyor, öteki ise
tekdüzeliğin, aile hayatınıni planlanıp yerine getirilebilen
ufak tefek işlerin kölesi. |
146
|
|
|
Arzu uyandırmak
için, arzu nesnesini hemen teslim etmemek gerekir. |
142
|
|
|
Karşındakinin
kaybettiğin yarın olup olmadığını bilmiyorsun, o da
bilmiyor, ama birşey sizi çekiyor ona inanmak gerek. |
146
|
|
|
Arzu gördüğün
değil, hayal ettiğindir. |
146
|
|
|
Herbirimizin
içinde bir saat vardır ve iki insanın sevişmesi için,
ikisinin saatinin de aynı anda aynı vakti göstermesi
gerekir. |
158
|
|
|
Cennetten
kovulduğumuzdan beri ya acı çekiyoruz ya da acı veriyor,
başkalarının acısını seyrediyoruz. Buna karşı elimizden
hiçbirşey gelmez. |
161
|
|
|
Dışarıda
milyonlarca çift, farkında olmadan hergün sado-mazoşizm
sanatını uyguluyordu. |
168
|
|
|
Birbirimizi
sevelim, ama kimsenin sahibi olmaya çalışmayalım. |
188
|
|
|
...boğmaya,
unutmaya çalıştığımız duygulardan ne kadar uzaklaşırsak,
onlar da gönlümüze o kadar yaklaşırlar. Sürgündeysek,
memleketimizle ilgili en ufak anıları bile tutmak isteriz
aklımızda; sevilmiyorsak, sokaktan her geçen bize bunu
hatırlatır. |
206
|
|
|
Ne tuhaf, insan
yaşadığı kenti keşfetmeyi hep erteler, genellikle de sonuna
kadar böyle devam eder. |
209
|
|
|
"İlkbahar için
şöyle söyleyemezsin; 'Erken gelsin ve uzun sürsün.' Sadece
şunu diyebilirsin: 'Gelsin bahar, taşıdığı umutla yıkasın
beni ve elinden geldiği kadar kalsın' |
230
|
|