Ana Sayfa

Kitap

 

 

ON BİR DAKİKA  - Paulo Coelho / Can Yayınları


Kitaplarını okuyan da sürekli bir hayal kurma ve düşünce filizlerinin dallanıp budaklanmasına katkıda bulunan dünyaca ünlü Brezilyalı yazar Paulo Coelho bu kitabıyla da bize farklı bir dünya sunuyor. Belki bir aşk masalı, belki hayatın acısıyla tatlısının karışmış en bulanık hali, belki de bedel ve cesaretin ödüle giden birlikteliği...

Kitabın kahramanı olan Maria'nın kendisine göre seçtiği / seçmediği hayatını anlatıyor. Kendi içindeki hayallerinin, katı dünya kurallarıyla yüzleşmesinin ve bu yüzleşmenin yaşamına hiç ummadığı gibi yansımasını görüyoruz.

Yazarın bu eseriyle ilgili; "Herkesin duymaktan hoşlanacağı şeyleri değil, kafamı kurcalayan neyse onu anlatmak" sözüyle de yazdıklarının bizi hem hayallere sevk ettiğini aynı anda da gerçeklerle buluşturduğunu gözardı edemeyeceğimiz derecede okunması gerekli bir kitap.
Kitabı özetleyen ama içinde bir dünya konu barındıran vurucu cümlesi;

"Dünya yalnızca on bir dakika süren bir şeyin çevresinde dönüyor."

Gökçe GERÇEK


Çeviren: Saadet Özen


 

 


Kitabın İncileri

Sayfa


O an, Maria bazı şeylerin sonsuza dek kaybedileceğini keşfetti. Aynı zamanda, 'uzak' diye bir yerin varlığını, öğrendi; dünyanın büyük, yaşadığı kentinse avuç içi kadar olduğunu, en ilgi çekici varlıkların eninde sonunda çekip gittiğini de..

16

...aşkı yaratan, ötekinin varlığından çok yokluğuydu.

17

Karşımıza biri çıktığında ve ona aşık olduğumuzda, bütün evrenin elbirliğiyle buna zemin hazırladığını hissederiz.

19

Amacımın aşkı anlamak olmasına, her gönül verdiğimin canımı yakmasına rağmen, ruhuma dokunanların bedenimi uyandırmayı başaramadıklarını, bedenime dokunanlarınsa ruhuma ulaşamadıklarını görüyorum.

24

Herşey kötü bir karar vermek üzere olduğumu gösteriyor, ama hatalar, ilerlemenin bir yoludur.

33

Edindiğim azıcık deneyim bana gösterdi ki, kimse herhangi birşeyin efendisi değildir, hepsi sadece bir yanılsamadır; maddi zenginlikler de ruhsal zenginliklerde.
 Ve hiçbirşey bana ait değilse, benim olmayanlar için kaygılanmamın gereği de yok demektir. 

33

Ve hayal kurmak, tasarladıklarımızı hayata geçirmek zorunda olmadığımız sürece son derece rahatlatıcıdır. Hayaller sayesinde zor anları, atlatır, tehlikeleri tanır, yaşlandığımız zaman da başkalarını -özellikle ailemizi, eşimizi, çocuklarımızı- düşündüklerimizi gerçekleştirmemize fırsat bırakmadıkları için suçlayabiliriz. 

34

Hayat ise, sert ve şaşırtıcı bir oyun; paraşütle atlayıp tehlikeleri göze almak, düşmek ve tekrar kalkmak demek. Dağcılıktaki gibi, kendindeki en yüksek noktaya çıkmayı istemek, bunu başaramadığında tatminsizlik ve sıkıntı duymak.

51

Yazarın biri ne zamanın ne de bilgeliğin insanı dönüştürmediğini yazmıştı, bir varlığı değişmeye itebilecek tek şey aşkmış.

56

Dünya böyledir: İnsanlar bilmedikleri yokmuş gibi konuşur; oysa onlara soru sormaya cesaret ettiğinizde gayet bilgisiz olduklarını görürsünüz.

60

Bazı insanlar hayatı tek başlarına göğüslemek için doğarlar, ne iyidir ne de kötüdür bu.

73

Hayat ona son sürat öğretmeye devam ediyordu, yalnızca güçlülerin ayakta kaldığını. Güçlü olmak içinse, kendi alanında en iyi olmak zorundadır insan, başka çare yoktur.

73

Aşkta kimse kimseyi yaralayamaz. Herkes kendi hissettiğinden sorumludur ve bu nedenle ötekini ayıplama hakkından yoksundur.

88

Özgürlüğü gerçekten yaşamak budur; dünyanın en önemli şeyini elinde tutmak, ama ona sahip olmamak.

88

Işık bir eve nasıl girer? Ardına kadar açık pencerelerden. Işık bir insanın içine nasıl girer? Aşk kapısından, eğer açıksa.

98

Birkaç saat önce bir kafeye girmiştim, bir ses duydum ve sanki Tanrı oraya bir taş atmış gibi oldu. Enerji dalgaları bir bana değdi, bir de bir köşede resim yapan bir adama. Taşın titreşimlerini O da, ben de hissettik. Ya şimdi? 

108

Aşk başkasında değil, kendimizdedir; onu biz uyandırırız. Ama uyanması için, bir başkasına ihtiyaç duyarız. Evren, sadece heyecanlarımızı paylaşacak biri olduğunda anlam kazanır.

111

...en önemli karşılaşmalar, bedenler daha birbirini görmeden ruhlar tarafından hazırlanır. Genellikle bu karşılaşmalar, belli bir sınıra ulaştığımızda gerçekleşir, duygusal olarak ölüp tekrar doğmaya ihtiyaç duyduğumuzda. Buluşmalar bizi bekler, ama çoğunlukla biz onları engelleriz. Gene de, eğer umutsuz değilsek, artık kaybedecek hiçbirşeyimiz yoksa ya da hayat bize coşku veriyorsa, o zaman bir yabancı ortaya çıkıverir ve dünyamız yolundan sapar.

129

Hayat bazen çok cimridir. İnsanın yeni bir duygu tatmaksızın günler, haftalar, aylar hatta yıllar geçirdiği olur. Sonra bir kapıyı bir kere açınca, ortaya çıkan boşluğa adeta bir çığ iner. Bir an hiçbirşeyiniz yoktur, bir sonraki an, kabul edebileceğinizden fazlasına sahipsinizdir.

131

İnsan ancak kendi sınırlarına dokunduğu zaman kendini gerçekten tanırmış.
 Bende iki kadın var; bunlardan biri neşeyi, tutkuyu, hayatın sunabileceği serüvenleri tanımayı istiyor, öteki ise tekdüzeliğin, aile hayatınıni planlanıp yerine getirilebilen ufak tefek işlerin kölesi.

146

Arzu uyandırmak için, arzu nesnesini hemen teslim etmemek gerekir.

142

Karşındakinin kaybettiğin yarın olup olmadığını bilmiyorsun, o da bilmiyor, ama birşey sizi çekiyor ona inanmak gerek.

146

Arzu gördüğün değil, hayal ettiğindir.

146

Herbirimizin içinde bir saat vardır ve iki insanın sevişmesi için, ikisinin saatinin de aynı anda aynı vakti göstermesi gerekir.

158

Cennetten kovulduğumuzdan beri ya acı çekiyoruz ya da acı veriyor, başkalarının acısını seyrediyoruz. Buna karşı elimizden hiçbirşey gelmez.

161

Dışarıda milyonlarca çift, farkında olmadan hergün sado-mazoşizm sanatını uyguluyordu.

168

Birbirimizi sevelim, ama kimsenin sahibi olmaya çalışmayalım.

188

...boğmaya, unutmaya çalıştığımız duygulardan ne kadar uzaklaşırsak, onlar da gönlümüze o kadar yaklaşırlar. Sürgündeysek, memleketimizle ilgili en ufak anıları bile tutmak isteriz aklımızda; sevilmiyorsak, sokaktan her geçen bize bunu hatırlatır.

206

Ne tuhaf, insan yaşadığı kenti keşfetmeyi hep erteler, genellikle de sonuna kadar böyle devam eder.

209

"İlkbahar için şöyle söyleyemezsin; 'Erken gelsin ve uzun sürsün.' Sadece şunu diyebilirsin: 'Gelsin bahar, taşıdığı umutla yıkasın beni ve elinden geldiği kadar kalsın'

230

Bir Önceki Sayfa...

Yukarı Çıkmak İçin...