|
Aşkta, Hıyanetten Başkası Çekilir!.."
... Beni hiçbir zaman terk etmeyen, kucağımdan kaçmayan
vefakar yarim ! Can Dostum ! Dertlerimi dinleyen, kalbimi
anlayan, sırdaşım ! Bana daima refaket eden yoldaşım !
Beni yalnız sen terk etmedin, benden yalnız sen geçmedin,
bana hıyanet etmedin ! Bir zaman zevk ve sefa kaynağım,
eğlencem oldun. Şimdi de geçim kaynağım ! Ekmek teknemsin !
Benim yarim sensin !..
Ünlü fikir ve devlet adamı Ahmet Cevdet Paşa'nın iki
kızından biri olan Fatma Aliye Hanım'ın 1899'da Halep'te
kaleme aldığı bu roman, musıkîye ve bilhassa uda oldukça
düşkün olan Bedia'nın hazin evlilik hikayesini anlatıyor.
"Aşkta hıyanetten başkası çekilir"
Babası Musikişinas Nazmi Bey tarafından özenle
yetiştirilen, Abisi Şem-i Bey tarafından el üstünde tutulan
güzeller güzeli Bedia’nın hayatı,
Abisi Şem-i’nin hediye ettiği, abanoz sapında “Külle
şeyhin, sıva’l – hıyanet’ü fi’l – hub yuhtenel” yani “Aşkta
hıyanetten başkası çekilir” beyti yazılı olan antika
bir ud ile değişir…
Bu beyit artık onun yazgısıdır… ve her şey onun
etrafında döner….
Usta bir sanatkarın, bir kadın sanatçının - udînin hayat
hikayesidir, bu kitap….
Bedia Hanım vefat etmeden önce arkadaşı Fatma Aliye’ye
yazdırmıştır tüm hayat hikayesini ... Kitabın basıldığını her
ne kadar görmek istemiş ise de hayatta iken bu mümkün
olmamıştır … Dönemin tedavisi henüz keşfedilmemiş hastalığı
olan ince hastalığa, yani vereme yenik düşmüştür narin bedeni…
Roman ünlü tarihçi ve devlet adamı Ahmet Cevdet Paşa’nın
kızı Fatma Aliye tarafından yazılmış… Kitap 19. yüzyıl Osmanlı
yaşamına götürüyor bizi…. Edebî anlamda bana çok da haz vermiş
değil ama o dönemde yaşayan bir kadın sanatçının hayatından
dönemin kültürel ve sanat anlayışına ayna olması bakımından
okunmaya değer bir eser ….. Hele de müzikle ilgileniyorsanız
mutlaka udî Bedia Hanım’ın hayat hikayesini okumalısınız
derim.
İnsanın kendi sanatına olan aşkı, eşine olan sevdası ve
kendi kişiliğine olan saygısı; onurlu duruşu, hayatı algılama
ve yaşama biçimi ile bizlere öğreteceği çok şey var bana göre.
O günün sevdalarıyla şimdiki sevdaları, o günün edep anlayışı
ile şimdinin edep anlayışı, o günün sanata bakışıyla şimdinin
sanata bakışı, o günün sanatçı duruşuyla şimdinin sanatçı
duruşu arasında dağlar kadar fark göreceksiniz…….
Udî Bedia Hanımın hayat hikayesi eminim ki usta bir
edebiyatçının elinde harika bir edebî esere dönüşebilirdi…
Bedia Hanımın ailesi hayatta iken masallar aleminde yaşayan
güzeller güzeli Bedia Yüzbaşı Mail ile evlendikten sonra
yaşadığı sevda dolayısıyla hayatın acımısız yüzüyle karşı
karşıya gelir… Bedia’nın onurlu sevdası mûsikîye olan
düşkünlüğü ve hayatı algılama psikolojisi usta bir
edebiyatçının elinde gerçek anlamda hayat bulabilirdi. Keşke
Fatma Aliye, Bedia’nın yaşadığı çetrefilli asil sevda
psiklojisini yansıtabilseydi romanda….
Kaç sevda vardır böylesine asil yaşanan?
Ve kaç hayat vardır böylesine edep dairesi içinde kalan?
Ve kaç sanatçı vardır sanatını hayatı haline getiren?…
Özgül ÇİÇEK
|