Ana Sayfa

Kitap

 

 

SAVAŞA DİRENEN ŞİİRLER - Özcan Ünlü / Birey Yayınları 


ŞAİR, ÇAĞINDAN SORUMLU

Gazeteci- şair Özcan Ünlü'nün hazırladığı "Savaşa Direnen Şiirler" isimli antoloji, Dünya ve Türk şiirinde kaleme alınmış 120 savaş karşıtı şiiri bir arada sunuyor.

Dünya edebiyatı ilk çağlardan itibaren kaleme alınan yüzbinlerce savaş (ve barış) şiiri kaydetti sayfalarına. Savaşa karşı hayatın sesini yükselten dizeler her zaman daha fazla oldu. Siyaset hazırlayıcı ve uygulayıcılarının aksine, şairler, savaşları yıkım ve dram olarak yansıtsa da, sürekli beslenen savaş ekonomisi yüzünden insanlık tarihi savaşlardan bir türlü kurtulamadı. Terörü, zengin yeraltı zenginliklerini, sınır ihtilaflarını, tüketim çağının tuzaklarına düşerek tahrik edilen şirketlerin uydurduğu çatışmaları bahane ederek başka insanların yaşama hakkını elinden almaya çalışan egemen güçler, insanlığın en eski ve en kanlı oyununu bugün de oynuyor.

ORTAK ACILAR

Gazeteci- şair Özcan Ünlü, Birey Yayıncılık tarafından basılan "Savaşa Direnen Şiirler" isimli antolojide, küçük bir "savaş karşıtı şiirler" envanteri sunuyor. Bertolt Brecht'ten Tevfik Fikret, Nicolas Guillen, Demyan Bedniy, Necati Cumalı, Sezai Karakoç, Cevat Çapan, Markos Çirimokos, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Paul Eluard, Nâzım Hikmet, İsmet Özel, Max Jacob vb. yüzlerce şairin savaş karşısındaki ortak dilini yansıtmayı hedefleyen Ünlü,  şairlerin, "barışı yalnızca savaşın ve acıların olmadığı bir dünya olarak değil, bütün insanların ve yeryüzünün kardeşliği olarak görürler"  düşüncesinden hareketle bu antolojiyi oluşturduğunu söylüyor.

"Son zamanlarda, savaş karşıtı söylemlerin ve küresel eylemlerin temelinde, şairlerin 'savaşa karşı hayat' düşüncesiyle söylediği şiirlerin yattığını söylemek yanlış olmasa gerek" diyen Özcan Ünlü, şunları söylüyor:

"Anlamsız ve kirli bir savaşa doğru adım adım giden dünya, neredeyse tekvücut olmuş durumda; şairler de üzerlerine düşen görevi yerine getirmeye çalışıyor hiç şüphesiz. Türk şiirinin usta isimlerinden Cahit Külebi 'Harp içinde' şiirinde şöyle diyor: Babalar evlerine mahçup döndü her akşam/ Harp içinde./ Anaların sütü kesildi,/ Çocuklar ağladı,/ Erkekler askere gitti./ Kadınlar bir deri bir kemik./ Harp içinde kızlar sarardı./ Savaşanlardansa/ Ancak bir hatıra kaldı."

Özgül ÇİÇEK


-  2003 - İstanbul


 

 


Kitabın İncileri (Bazı Şairlerden Alıntılar)


Ben bir bahriye neferiyim 

Gözlerimi balıklar yedi 

Görmek ve ağlamak bitti benim için 

Uzun boylu adamdım sağlığımda 

İnanmazsanız elbiselerime bakın 

                              Oktay RIFAT


barış nedir sevgilim biliyor musun

bir köprü müdür üstüne gölgeler düşünce çöken

halka açılamadan batan bir şirket

iki savaş arasında verilen çay molası mıdır barış yoksa

hurdacıya söylediği son sözler mi

bisikleti vurulan bir çocuğun söyle sevgilim...

                              Akgün AKOVA


Nasıl da istemiştim 

savaşa gitmeden 

sevgilimle evlenmeyi 

ama nereden bilebilirdim 

ki silahın  

demirine çarpıp 

saklandığım yeri belli edeceğini 

parmağımdaki yüzüğün...

                              Sunay AKIN 


Savaş sonrası sayımlarda

Şu kadar ölü, şu kadar yaralı

Kadın, erkek sayısız kayıp...

Elden ayaktan düşmüş

Geride bir o kadar da sakat,

O kara günleri anımsayalım diye...

Zorunuz ne, insan kardeşlerim,

Amacınız kökümüzü kurutmaksa,

Yetmiyor mu tayfunlar, taşkınlar,

Bunca aç, bunca sayrı, kırım, kıyım,

Sayısız işkence kurbanları...

                              Rıfat ILGAZ


Her yer tıklım tıklım ölü  

Acı boğacak beni, boğacak beni 

Otlar yalnızlıktan kupkuru 

Ama suçlu ben değilim, ben değilim 

Katillerle bir olmadım olmayacağım da 

Özgür kalacağım işte böyle bir başıma 

Ve insanoğluna bundan sonra da 

Ne ölüm dokuncak, ne dirim.

                              Paul  ELUARD


Büyükler biraz daha yorulsun

Onlar da büyüsünler

Onlar da mesut olsunlar

Geçti, kaç savaş ezikliği

Çocukları düşünsünler

Çocuklar iyi gün görsünler.

                              Behçet NECATİGİL


Savaşa gitmek mi istersin, git asker,

Gidenin bir daha gelmediği

Kanlı, kuduran savaşa.

Burda olacağım geri dönersen,

Yeşeren karaağaçlar altında bekleyeceğim seni,

Bekleyeceğim çıplak ağaclar altında,

Dönünceye dek en son asker,

Bekleyeceğim seni daha da çok.

                              Bertolt BRECHT


Bir Önceki Sayfa...

Yukarı Çıkmak İçin...