|
Kitabın
İncileri |
Sayfa |
|
|
"Almanca konuşulan topraklarda son 150 yıldır hiçbir kadın,
Petersburg'lu Lou von Salomé kadar güçlü ve dolaysız bir
etki yaratmamıştır." Kurt Wolff |
15 |
|
|
Lou Andreas-Salomé ismini çevreleyen büyüklüğün kaynağı,
genellikle ona eşlik eden ve aralarında Friedrich Nietzsche,
Rainer Maria Rilke ve Sigmund Freud'un öne çıktığı
isimlerdir. |
15 |
|
|
Lou Andreas-Salomé'nin yaşamı boyunca, tanımlanamayan,
olağanüstü güçlü bir kişilik taşıdığı söylenebilir. |
18 |
|
|
"Hedefler, benim için asla bir seçim olmamıştır ve seçme
duygusunu gerçekten hiç tanımadım, ama içimde, doğal
kuvvetlerin zorunlu işleyişine çok benzeyen birşey buldum"
Sadakat ve sevgi ortamı, Lou'da başkalarına güvenme eğilimi
ve sürekli bir minnetarlık yarattı. |
27 |
|
|
Ancak gerçekte Lou'nun anne babası ona karşı yumuşaktılar ve
annesi sonraları onun için "çok az genç kız onun gibi
herşeyi kendi istediği biçime sokmuştur" diyecektir. |
28 |
|
|
"Gitmene izin verdiğimde, seni özgür bırakmıyorum. Uzaktayken
bana iki kat daha fazla ait olacaksın. Verdiğin söz, ömrün
boyunca geçerli." |
43 |
|
|
..Elbette, zihninin cazibesinden başka bir cazibe sunmakla
ilgilenmeyen genç ve çekici bir kadınla karşılaşmak
şaşırtıcıydı, fakat bu kadar çok sayıda insanın Lou'nun
zihninin büyük amaçlar için kullanılması gereken sıradışı
bir güç olduğuna ikna olması yine de kayda değerdir. |
47 |
|
|
"Bir kartal gibi keskin zekalı, bir aslan kadar yürekli"
Nietzsche |
49 |
|
|
..Bu sırada Rée'de bir başka zihnin aydınlığını ve sıcaklığını
arıyordu. |
53 |
|
|
Niyeti, küçük bir aydın topluluğu oluşturmaktı. |
55 |
|
|
Bu tür ruhları arzuluyorum. Hatta o ruhları bulmak için ava
çıkmayı planlıyorum. |
59 |
|
|
Nietzsche'ninki bilinen aşklardan değildi, engin ve yüceydi. |
65 |
|
|
.."Arkadaşların herşeyi ortaktır" olan bir "Pisagorcu
arkadaşlık"tı. |
68 |
|
|
Nietzsche daha sonra Overbeck'e o yaz yaşantıladığı en yararlı
şeyin, Lou ile konuşmaları olduğunu bildirmişti: "Zekamız ve
zevklerimiz en derin noktada birbirine bağlı...Bizim
aramızdaki gibi bir felsefi açıklığın daha önce yaşanıp
yaşanmadığını merak ediyorum." |
73 |
|
|
Yıllar sonra Lou, orta sınıftan kızlar arasında bekarete
geleneksel olarak verilen değerden vazgeçilmesinin büyük bir
hata olduğu görüşünü öne sürmüştür: Bekaret onları
verimliliğe hatta kahramanlığa götürebilir. |
74 |
|
|
Cinsel aşk açısından büyük beklentileri olması kadının tüm
uzak görüşünü bozar. |
74 |
|
|
Duygularımıza girmeyen şey, düşüncemizi fazla meşgul etmez. |
78 |
|
|
Bazen vicdanımızın büyüklüğü beynimizin büyüklüğüyle ters
orantılıdır. |
79 |
|
|
"Kadınların düşünceleri kalplerinden doğar" gibi kimi
ifadeleri onun hemcinsleriyle arasına mesafe koyduğunu
gösterir. |
80 |
|
Evlilik, sevginin katilidir; evli eşler "birbirleri için
önemsizdirler". Lou (Nietzsche'nin aksine) kadınların
sevgide cinselliğe en son gelmeleri bakımından (erkekler
onunla başlarlar) erkekelerden daha yüksek olduğunu söyler.
Sevgi, arkadaşlığın bayağı alt sıralarındadır; arkadaşlık,
sevgiye ve daha da kötüsü cinselliğe dönüşerek yok olma
riskinden korunmalıdır, çünkü "bedensel tutkudan ruhsal
sempatiye giden yol yoktur, ama ikinciden birinciye
gidilebilir"
Kendini bilmek, yani bu riski (ve ürününü) önleme aracı, en
temel değerdir. |
81 |
|
|
Lou'nun Rée için düşüncelerini kağıda geçirdiği süre boyunca
Rée, platonik bir aşığın yazmaya cesaret edebileceği kadar
bedensel aşk mektupları yazıyordu. |
83 |
|
|
..Şen Bilim'de Nietzsche, gülebilen ve dans edebilen filozofu
övmüştü; Zerdüşt kişiliğinde o filozof kendisidir. Kitapta
acı vardır ve bunun bir parçası Lou von Salomé'nin yarattığı
düş kırıklığının dolaysız yansımasıdır. |
88 |
|
|
"Soylu, ruhsal ve derin sevgi uyandıran bir kadınla
ilişkilerimizde en sonunda onun mülkiyetini de elde
ettiğimizde her zaman kazandığımızdan fazlasını yitiririz." |
96 |
|
|
Bu yıllar içinde Lou'nun cinsel tehlikeye karşı direnci
yalnızca birkez kırılacak gibi oldu: Georg Ledebour ile
ilişkisinde.. |
109 |
|
|
Yeterince açık görülüyor ki Lou bir erkekle genellikle arzu
edilir ve normal kabul edilen tam evlilik birlikteliğini
istemiyordu. Lou, çektiği güçlüklere ve kendisine ve
başkalarına verdiği acıya karşın, belki de tamamen ideal bir
başka aşk yaşamına işaret ediyor gibi görülmelidir. |
110 |
|
|
"Bir insan bilgisiyle ne kadar uzağa erişse de, kendisine ne
kadar nesnel görünse de, en sonunda yanında götürebileceği
tek şey kendi biyografisidir." Nietzsche |
139 |
|
|
"Benim işaretim ve habercim ol ve yaşamımı şenliğe dönüştür."
Rilke'den Salomé'ye |
157 |
|
|
Lou'nun ve Rilke'nin ortak özelliği, yönlendirici bir kader
duygusuyla suçluluk duymamalarıydı. |
159 |
|
|
Büyük zihinler buluştuğu zaman olanları duymak her zaman ilgi
çekicidir. |
178 |
|
|
Lou, bundan on dokuz yıl önce Roma'da Gillot'ya mektup
yazdığında gerçekten de ergenlik dönemindeydi ve bir ömür
boyu aşkı reddetmeye ve yalnızca zeka için yaşamaya karar
vermişti. |
189 |
|
|
Bana karşı çıkıyorsun, ama ben buyum ve bu olmaya niyetliyim
ve haklıyım! Böylece Gillot'nun gösterdiği son ilgiyi
kendinden uzaklaştırmıştı. |
189 |
|
|
Eğer sonraları bir gün kendini kötü hissedersen, en kötü saat
için ikimizin bir yuvası olduğunu unutma. |
190 |
|
|
"Kişi en sonunda, arzu ettiği şeyi değil, arzusunu sever."
Nietzsche |
211 |
|
|
Ama kadının erkekten daha az etkin olduğu söylenmemelidir.
Kadın, çocuğu yaparken, doğrurken, beslerken ve büyütürken
tamamıyla etkin, aslında erkeksidir.. |
216 |
|
|
Aşk tutkusu, benliğimize en derin giriştir, bin kat
yalnızlıktır... Sevilen nesne..yalnızca buna yol açan
nedendir. |
220 |
|
|
"Psikanalizin başka biri için bu kadar önemli olabileceğini
asla düşünmezdim" Freud |
229 |
|
"İyimserler duyguya saygı gösterenlerdir."
"Tutkudan ölmek yaşamdan ölmektir."
"Acı, mutluluğun üzerindeki vurgudur."
"Sevmek yüce tutmaktır" Lou Von Salomé
|
283 |
|
..kadınlara özgü olmayan bir biçimde, aşık olmayı, aşık
olunmaya yeğlemesi olduğunu söylediğini anımsar..
Daha çok şuna benziyor: Eğer biri elini bir gül çalısının
içine daldırırsa elini çiçekler dolduracaktır. Elindeki
çiçekler ne kadar çok olsa da çalının bolluğuyla
karşılaştırıldığında azdır. Yine de elini dolduran, onun
çiçeklenmenin tamamını yaşantılaması için yeterlidir. ( |
306 |
|
|
Başıma her ne gelirse gelsin, arkamda beni kucaklamak için
açık kollar olduğu inancını asla kaybetmem. |
307 |