|
Kitabın
İncileri |
Sayfa |
|
|
Umutsuz olmamız için pek çok neden var; Bedenlerimizin
kırılganlığı, aşkın kaypaklığı, toplumsal yaşamın
sahtelikleri, dostluklarda verilen ödünler, kişiyi yavaş yavaş
öldüren alışkanlıklar: İnsanlara musallat olan bu belalar
dikkate alındığında doğal olarak şunu varsayabiliriz:Bizler
hiçbirşeye, kendi yokoluş anımıza baktığımız kadar kesin
gözüyle bakmayacağız. |
8
|
|
|
Kayıtsızlığımız arzularımızı öldürür. |
10
|
|
|
..ilgi duyduğu tek şey edebiyattı ama belki de çok genç
olduğundan, yazmaya pek istekli görünmüyor ya da bunu
beceremiyordu. |
17
|
|
|
Biraz hoşgörüyle, romanın bir kaçış yolu olduğu söylenebilir. |
23
|
|
|
Kişinin herhangi bir yerde herhangi bir zamanda normal olarak
değerlendirilen duyguları, gerçekte normal olanın yalnızca
kısaltılmış bir versiyonu gibi. |
30
|
|
|
İki insan ayrılırken, şefkatli konuşan taraf aşık olmayan
taraftır. |
31
|
|
|
"Gazete okumak denilen iğrenç, tensel edim sayesinde son
yirmidört saat içinde dünyamızda gerçekleşen felaketler,
talihsizlikler, savaşlar, cinayetler, grevler, iflaslar,
yangınlar, zehirlenmeler, intiharlar, boşanmalar ve bir de
devlet adamlarının ve oyuncuların abartılı duyguları, hiçbir
şeyi umursamayan bizler için, bir sabah keyfine dönüşüyor; ve
biz bütün bunları, belki biraz abartılı bir heyecanla, tavsiye
üzerine sabahları içtiğimiz birkaç yudum sütlü kahveyle
birlikte hazmediyoruz." |
38
|
|
|
Birinin düşüncelerinin bilgece olup olmadığını tartmak için en
iyi yol, o kişinin zihinsel ya da fiziksel sağlık durumunu
dikkatle gözden geçirmektir. |
52
|
|
|
...Engin dehaya sahip olan iki ustayı anmak isterim: Sokrates
ve Montaigne. |
56
|
|
|
"Aşk, tedavisi imkansız bir hastalıktır" "Aşk, sonsuz acıların
kaynağıdır." "Mutlu olan kişi, aşık değil demektir." |
57
|
|
|
"Mutsuzum çünkü zevksiz, amaçsız, hareketsiz, ihtirassız
geçirdiğim bir hayatın sonuna geldim... |
59
|
|
|
"Bedenimizden merhamet dilenmek, bir ahtapota söylev vermeye
benziyor; söylediğimiz herşey ona dalga sesleri gibi geliyor." |
60
|
|
|
Bileğimiz burkulduğu zaman bedende ağırlığın nasıl dağıldığını
öğreniriz; hıçkırık tutunca, solunum sisteminin o ana kadar
bilmediğimiz özelliklerini farkedip onlara uyum sağlamaya
çalışırız; sevgilimiz bizi aldatınca duygusal bağımlılık
mekanizmasının nasıl işlediğine tanık oluruz. |
67
|
|
|
..bir sorunla karşılaşıncaya, bir olay umduğumuzdan farklı
gelişinceye, acı çekmeye başlayıncaya kadar, hiçbir şeyi doğru
düzgün öğrenmiş sayılmayız. |
67
|
|
|
Düşünmek, acımızın nereden kaynaklandığını ve nereye
yöneldiğini anlamamıza, onun varlığını kabullenmemize yardım
eder. |
68
|
|
|
Proust bize, bilgeliğe varmak için iki yöntem olduğunu söyler:
Bir öğretmen sayesinde, acı çekmeden varılan bilgelik ve hayat
sayesinde acı çekerek varılan bilgelik. Ona göre, ikinci
yöntem çok daha üstün tutulmalıdır. |
68
|
|
|
Ne kadar bilge olursa olsun, gençliğinin bir döneminde
söylediği bir şeyden, hatta edindiği hayat tarzından
hoşnutsuzluk duymayan bir kişi yoktur. |
69
|
|
|
"Mutluluk beden için iyidir" diyor Proust, "ama zihnin gücünü
artıran şey kederdir." |
69
|
|
|
Herşey güzel giderken bazı şeyleri görmezden gelmemiz normal
belki de. Eğer bir araba gayet iyi çalışıyorsa, onun o
karmaşık işleyişini öğrenmemize ne gerek var? |
70
|
|
|
Kederler, düşüncelere dönüştükleri anda bize acı çektirme
güçlerini yitirirler. |
73
|
|
|
Sahip olmadığımız şeyleri yalnızca sahip değiliz diye sürekli
olarak sıkıcılıkla itham edersek, neyin değerli olduğuna
ilişkin düşüncemiz iyice çarpıklaşır. |
75
|
|
|
Başkalarının söylediği sözleri kullanmak insanlara çekici
gelir. |
90
|
|
|
Dilde kişiliğimizin izlerini bırakma gereksinimi en çok
kişisel ilişkilerimizde belirginleşir. |
95
|
|
|
Denizle gökyüzünün arasında bbir çizgi olduğunu biliriz ama
bazen bu mavi çizginin gökyüzüne mi yoksa denize mi ait
olduğunu çıkartamayız. |
101
|
|
|
"Arkadaşlığı hor görenler.. dünyadaki en iyi arkadaşlar
olabilirler" demişti Proust. Bunun nedeni belki de bu
insanların arkadaşlık bağına çok daha gerçekçi beklentilerle
yaklaşmalarıdır. |
128
|
|
|
Öyle görünüyor ki, yüksek kademeden kişilerle ilişki kurmaya
duyulan züppece özlemi bir kenara bırakmak kendi adımıza çok
hayırlı olacaktır. |
150
|
|
|
Snob üstün sınıflar olduğuna ve bu sınıflarda yer alan
kişilerin mutlaka üstün nitelikler taşıyacağına inanır. |
150
|
|
|
"Hayır, bu akşam müsait değilim," sözü, bunu söyleyen kişinin
cazibesinden çok daha fazla etkili olur bizim ona aşık
olmamızda. |
161
|
|
|
Belli ölçüde karşı koyan, hemen sahip olamadığımız, hatta bir
gün sahip olup olamayacağımızdan bile emin olmadığımız
kadınlar en ilginç kadınlardır. |
163
|
|
|
Uzun bir ilişki sürdürmenin sırları nelerdir? Sadakatsizlik.
Yani, eylemin kendisi değil de, onun oluşturduğu tehdit.
Proust'a göre bir parça kıskançlık, alışkanlıklar yüzünden
mahvolmuş bir ilişkiyi kurtarmak için en iyi ilaçtır. |
167
|