Ana Sayfa

Kitap

 

 

PROUST YAŞAMINIZI NASIL DEĞİŞTİREBİLİR - Alain de Botton / Sel Yayınları 


İsviçre'li yazar Alain de Botton kitabında Fransız yazar Marcel Proust'tan alıntılar yaparak kendi düşünce ve yorumlarıyla, hayatın birçok alanında kendimizi nasıl daha iyi nasıl yansıtabileceğimizi anlatıyor. Kitapta, başlıklar halinde sunulan dokuz bölümde, nasıl başarıyla acı çekebileceğimiz, zamanı nasıl daha iyi kullanabileceğimiz, duygularımızı nasıl ifade edebileceğimizi, nasıl daha iyi arkadaş olabileceğimizi ve aşkta nasıl mutlu olabileceğimize ilişkin önemli yönlendirmelerde bulunmakta.

Ayrıca Marcel Proust'un da hayatını okuyucuyla paylaşıyor.

Gökçe GERÇEK


 Çeviri: Banu Tellioğlu


 

 


Kitabın İncileri

Sayfa


Umutsuz olmamız için pek çok neden var; Bedenlerimizin kırılganlığı, aşkın kaypaklığı, toplumsal yaşamın sahtelikleri, dostluklarda verilen ödünler, kişiyi yavaş yavaş öldüren alışkanlıklar: İnsanlara musallat olan bu belalar dikkate alındığında doğal olarak şunu varsayabiliriz:Bizler hiçbirşeye, kendi yokoluş anımıza baktığımız kadar kesin gözüyle bakmayacağız. 8

Kayıtsızlığımız arzularımızı öldürür. 10

..ilgi duyduğu tek şey edebiyattı ama belki de çok genç olduğundan, yazmaya pek istekli görünmüyor ya da bunu beceremiyordu. 17

Biraz hoşgörüyle, romanın bir kaçış yolu olduğu söylenebilir. 23

Kişinin herhangi bir yerde herhangi bir zamanda normal olarak değerlendirilen duyguları, gerçekte normal olanın yalnızca kısaltılmış bir versiyonu gibi. 30

İki insan ayrılırken, şefkatli konuşan taraf aşık olmayan taraftır. 31

"Gazete okumak denilen iğrenç, tensel edim sayesinde son yirmidört saat içinde dünyamızda gerçekleşen felaketler, talihsizlikler, savaşlar, cinayetler, grevler, iflaslar, yangınlar, zehirlenmeler, intiharlar, boşanmalar ve bir de devlet adamlarının ve oyuncuların abartılı duyguları, hiçbir şeyi umursamayan bizler için, bir sabah keyfine dönüşüyor; ve biz bütün bunları, belki biraz abartılı bir heyecanla, tavsiye üzerine sabahları içtiğimiz birkaç yudum sütlü kahveyle birlikte hazmediyoruz." 38

Birinin düşüncelerinin bilgece olup olmadığını tartmak için en iyi yol, o kişinin zihinsel ya da fiziksel sağlık durumunu dikkatle gözden geçirmektir. 52

...Engin dehaya sahip olan iki ustayı anmak isterim: Sokrates ve Montaigne. 56

"Aşk, tedavisi imkansız bir hastalıktır" "Aşk, sonsuz acıların kaynağıdır." "Mutlu olan kişi, aşık değil demektir." 57

"Mutsuzum çünkü zevksiz, amaçsız, hareketsiz, ihtirassız geçirdiğim bir hayatın sonuna geldim... 59

"Bedenimizden merhamet dilenmek, bir ahtapota söylev vermeye benziyor; söylediğimiz herşey ona dalga sesleri gibi geliyor." 60

Bileğimiz burkulduğu zaman bedende ağırlığın nasıl dağıldığını öğreniriz; hıçkırık tutunca, solunum sisteminin o ana kadar bilmediğimiz özelliklerini farkedip onlara uyum sağlamaya çalışırız; sevgilimiz bizi aldatınca duygusal bağımlılık mekanizmasının nasıl işlediğine tanık oluruz. 67

..bir sorunla karşılaşıncaya, bir olay umduğumuzdan farklı gelişinceye, acı çekmeye başlayıncaya kadar, hiçbir şeyi doğru düzgün öğrenmiş sayılmayız. 67

Düşünmek, acımızın nereden kaynaklandığını ve nereye yöneldiğini anlamamıza, onun varlığını kabullenmemize yardım eder. 68

Proust bize, bilgeliğe varmak için iki yöntem olduğunu söyler: Bir öğretmen sayesinde, acı çekmeden varılan bilgelik ve hayat sayesinde acı çekerek varılan bilgelik. Ona göre, ikinci yöntem çok daha üstün tutulmalıdır. 68

Ne kadar bilge olursa olsun, gençliğinin bir döneminde söylediği bir şeyden, hatta edindiği hayat tarzından hoşnutsuzluk duymayan bir kişi yoktur. 69

"Mutluluk beden için iyidir" diyor Proust, "ama zihnin gücünü artıran şey kederdir." 69

Herşey güzel giderken bazı şeyleri görmezden gelmemiz normal belki de. Eğer bir araba gayet iyi çalışıyorsa, onun o karmaşık işleyişini öğrenmemize ne gerek var? 70

Kederler, düşüncelere dönüştükleri anda bize acı çektirme güçlerini yitirirler. 73

Sahip olmadığımız şeyleri yalnızca sahip değiliz diye sürekli olarak sıkıcılıkla itham edersek, neyin değerli olduğuna ilişkin düşüncemiz iyice çarpıklaşır. 75

Başkalarının söylediği sözleri kullanmak insanlara çekici gelir. 90

Dilde kişiliğimizin izlerini bırakma gereksinimi en çok kişisel ilişkilerimizde belirginleşir. 95

Denizle gökyüzünün arasında bbir çizgi olduğunu biliriz ama bazen bu mavi çizginin gökyüzüne mi yoksa denize mi ait olduğunu çıkartamayız. 101

"Arkadaşlığı hor görenler.. dünyadaki en iyi arkadaşlar olabilirler" demişti Proust. Bunun nedeni belki de bu insanların arkadaşlık bağına çok daha gerçekçi beklentilerle yaklaşmalarıdır. 128

Öyle görünüyor ki, yüksek kademeden kişilerle ilişki kurmaya duyulan züppece özlemi bir kenara bırakmak kendi adımıza çok hayırlı olacaktır. 150

Snob üstün sınıflar olduğuna ve bu sınıflarda yer alan kişilerin mutlaka üstün nitelikler taşıyacağına inanır. 150

"Hayır, bu akşam müsait değilim," sözü, bunu söyleyen kişinin cazibesinden çok daha fazla etkili olur bizim ona aşık olmamızda. 161

Belli ölçüde karşı koyan, hemen sahip olamadığımız, hatta bir gün sahip olup olamayacağımızdan bile emin olmadığımız kadınlar en ilginç kadınlardır. 163

Uzun bir ilişki sürdürmenin sırları nelerdir?

Sadakatsizlik. Yani, eylemin kendisi değil de, onun oluşturduğu tehdit. Proust'a göre bir parça kıskançlık, alışkanlıklar yüzünden mahvolmuş bir ilişkiyi kurtarmak için en iyi ilaçtır.

167
Bir Önceki Sayfa...

Yukarı Çıkmak İçin...