Ana Sayfa

Kitap

 

 

ÖLÜ OZANLAR DERNEĞİ - N. H. Kleinbaum / Real Yayınları 


'Ölü Ozanlar Derneği'

Filmini bundan çok yıllar önce seyrettiğimde henüz bir lise öğrencisiydim. Gizlice kiralanmış bir video kaset, ancak gece herkes uykuya daldıktan sonra seyrediliyordu: 'Ölü Ozanlar Derneği'

Kaç kez seyrettim şimdi anımsamıyorum. O zamanlardan bu güne ne zaman Robin Williams'ın bir filmini görsem ilgiyle izlerim. 'Ölü Ozanlar Derneği'nin anısına sanırım...

Çok sonraları kitabını okuma fırsatı yakaladım. Okurken hep film kareleri geçti gözümün önünden. Yani 'Ölü Ozanlar Derneği'ni yeniden izleme olanağı yakalamış oldum.

'İnsanlar insanlardan ne çok korkuyorlar' diye düşündüm sonra. İnsanlar, insan olduklarını nasıl da unutuyorlar bir de. Ve her şeyin kendi istedikleri gibi olması için direndikçe nasıl da acizleşiyorlar. Sevgisiz yaşıyoruz sanırım.

Naz Ferniba


Çeviren: Suzan Cenani Alioğlu / 1990 - İstanbul


 

 


Kitabın İncileri

Sayfa


Trigonometri tam kesinlik ister. 21

Kopar goncaları henüz vakit varken bugün

Anlamazsın zaman nasıl kanatlanır, uçar gider

O gonca sana gülücükler saçarken bugün

Gelince yarın, sararır solar, boynunu büker

24

Carpe diem, 'Bugünü yaşa' demektir. 24

... biz ancak sayılı ilkbahar, yaz ve güzü yaşayabiliyoruz. İnanması ne kadar güç olursa olsun, birgün hepimizin soluk alıp vermesi sona erecek, soğuyacak ve öleceğiz! 24

Bugünü yaşa. Yaşamınızın olağandışı olmasını sağlayın. 25

Araştırma yapmak her zaman iyidir. 40

Eğer bir insan düşlerinin yönetiminde gizlice ilerlerse, bir gün hiç beklenmedik bir anda başarıyla buluşur. 47

... ah ne güçtür bizler için inançları ve dersleri bir yana bırakmak. Ailemiz, geleneklerimiz ve çağımız bizi bunlara öylesine koşullandırmıştır ki. Acaba biz gerçek doğamızın dile gelmesine nasıl izin verebiliriz? Önyargılardan, alışkanlıklardan ve etkilerden kendimizi nasıl soyutlayabiliriz? Bunun cevabı sevgili gençler, her zaman yeni bir bakış açısı bulmaya gayret etmemizgerektiğidir. 52

Eğer bir şeyden eminseniz, buna bir de başka bir açıdan bakmaya zorlayın kendinizi. Aptalca ya da yanlış olduğunu düşünseniz bile, yapın bunu. Bir şey okurken yalnızca yazarın düşüncelerini dikkate almakla kalmayın, bu konuda kendinizin de ne düşündüğünü tartın. Kendi benliğinizin sesini bulmaya çalışmalısınız çocuklar. Ve buna başlamak için ne kadar çok beklerseniz, onu bulmanız o kadar güçleşir. Thoreau demiş ki: 'İnsanların çoğu sessiz bir umutsuzluk içinde yaşamlarını sürerler.' Neden buna boyun eğelim? Yeni yollar aramaktan asla kaçınmamalısınız. 53

Hiçbir şey olanaksız değildir. 56

Bu yarışta şansım az, ama ben yine de korkusuzcaçarpışacağım. 61

Bir insan ne başarabileceğini görmek için, tamamen yalnız olmalıdır. 61

Eğer herkes şiir yazsaydı, tanrı korusun, dünya batardı. Ama nazım gereklidir. Ve en basit yaşam tarzlarında bile bunu ayrımsamalıyız, yoksa yaşamın bize sunduklarının çoğunu ziyan etmiş oluruz. 63

... hepimizin içinde başkaları tarafından benimsenme dürtüsü vardır. Ne var ki, içinizdeki tek ve farklı olan şeye, bu size aptalca görünse bile, güvenmelisiniz. Aynı Frost'un söylemiş olduğu gibi: 'Ormanın içinde kesişen iki yol vardı ve ben en az ayak izi olan yolu seçtim.' İşte farklılık budur. 75

Her zaman eğitimin amacının özgür düşünebilmeyi aşılamak olduğunu düşünmüşümdür. 94

Eğer onları kararlı birer ataist olarak yetiştirmek istiyorsanız, katı bir din dersi verin. Bu her zaman işe yarar. 95

Bazı durumlarda cesaret göstermek gerekir, bazı durumlarda ise dikkat. Aklı başında biri hangisini ne zaman göstermesi gerektiğini bilir. 95

İnsanların çoğu, gerçek heyecanı tüm yaşamları boyunca yalnızca birkaç kez tadarlar. O da şansları varsa tabiî. 100

Belki de dünya nimetlerinin bizi öğretmekten alıkoyacağını düşünüyorlardır. 106

Bir yarın düşleriz hep, bir türlü bugüne kavuşmayan

Bir zafer düşleriz hep, aslında gerçekleşmesini istemediğimiz

Yeni bir gün düşleriz, yeni bir gün başlamışken bile

Kavgalardan kaçarız, uğruna dövüşmemiz gerekse de

Ve biz hâlâ uyuyoruz.

Çağrıları duyarız, ama gerçekten önemsemeyiz asla

Gelecek için umutlanırız, ama gelecek bir plandan ibarettir yalnızca

Bilgeliği düşleriz, ama her gün kaçıp uzaklaşırız yanından

Bir kurtarıcı gelmesi için yalvarırız, ama bizim elimizdedir kurtulmak

Ve biz hâlâ uyuyoruz.

Ve biz hâlâ uyuyoruz

Ve biz hâla yakarıyoruz

Ve biz hâlâ korkuyoruz

Ve biz hâlâ uyuyoruz.

125

Bir Önceki Sayfa...

Yukarı Çıkmak İçin...