|
Kitabın
İncileri |
Sayfa |
|
|
"Duygusal bakımdan daha çok buradayım, mantıksal açıdan karşı
tarafta yer almam gerekse de.." |
9
|
|
|
Başarılı bir yaşam için, rasyonel zeka, öğrenim ve akademik
bilgiden daha önemli ve etkili gibi görünüyor. |
9
|
|
|
"Sahip olmak, tanımak ve yönetmek" duygusal zeka için üç
önkoşuldur. |
10
|
|
|
Zaman böyle değişiyor; duyguların kullanımı da birlikte. |
14
|
|
|
İnsanın özür dilemesi gerekiyordu. Kadınlardan ziyade
erkeklerin. Akılcılık yaıllarca en önemli unsurdu. Yalnızca
akla başvurulurdu. Bunun sonucu, serinkanlı akılcılar, buz
gibi soğuk dijital beyinler, kontrol altındaki robotlar ortaya
çıktı. Yüreklerini ihmal ettiklerinden, gün geçtükçe kalpsiz
oldular. |
14
|
|
|
Duygular, bilindiği gibi yaradılıştan ve sonradan öğrenmeyle
oluşan çok karmaşık yapılardır. Kişilik, karakter ve
mizaç da böyle oluşur. |
16
|
|
|
Günlük yaşam, kimin hangi tipe daha yakın olduğunu
aydınlatacak sınavlarla doludur. |
17
|
|
|
Kadınlar acımasız umursamazlıklarını dengeler,
terbiyesizlikleri törpüler, gülümser, özür diler ve pek çok
erkeğin şaşırtıcı bir biçimde çiğneyip geçtiği değerleri,
görgülü incelikleri, yatıştırıcı hareketleriyle telafi
ederler. |
20
|
|
|
Duyguları tanımanın neresi zor, demeyin. Duygularımız bize sık
sık oyun oynayabilir. Bazen karışık bir yumak halinde ortaya
çıkar, sonra şimşek hızıyla değişir ya da tümüyle başka bir
duygunun arkasına saklanırlar. |
35
|
|
|
"Ters" bir duygu da bazen bir armağan olabilir! |
36
|
|
|
Duygularımız bize sataşır ve bizi sarsar, bazen uzun süre
bekletir, umulmayan bir anda ortaya çıkarlar. |
39
|
|
|
Diğerlerinin hissettiklerini paylaşmak zorunda değiliz, ama
onları olduğu gibi kabullenip hangi nedenle olursa olsun, o
anda o insana hakim olan duygular olarak anlamayı bilmeliyiz.
Anlamak, onaylamaktan farklı bir şeydir. |
44
|
|
|
Başkalarının duygularına yalnız kendi duygularımız üzerinden
köprü kurabiliriz. Ancak bu şekilde aynı tip düşünüş tarzı,
birbirine uygun görüşler, benzer zevkler ya da birbirine yakın
zeka seviyelerinin ötesinde de bir ilişki kurulabilir. |
45
|
|
|
Başkalarının ruh haliyle (bazen de kaprisleriyle) uyuşmayı
bilen kişi, liderlik vasfına sahip demektir. |
49
|
|
|
Shakespeare, Hamlet'e şunu söyletir: "Birşeyi iyi ya da kötü
yapan kendisi değil, düşüncenizdir" |
54
|
|
|
Sonuçta, suçluluk duygusunu sık sık silaha dönüştürüp kullanan
erkekler değil, biz kadınlarız. Ne de olsa "suçu başkasına
yükleme silahını" ve onun yakıp yıkan etkisini çok iyi
tanırız. |
77
|
|
|
Ağaç kurumuş yapraklarını döker, geyik ölü boynuzlarını
silkeleyip atar. Öyleyse gereksiz alışkanlıklardan, gerçekçi
olmayan yaşam gayelerinden, geleneksel ahlak kurallarından ve
eskimiş görüşlerden vazgeçin. |
81
|
|
|
Neşeli ayrılıklar uzun süren bir hastalıktan kalmak gibi yeni
bir yaşam gücü verebilir. |
83
|
|
|
Her gün karşı karşıya kaldığımız sorun; kabul etmekle
reddetmek, yapmakla oluruna bırakmak arasında karar vermektir. |
83
|
|
|
Eğer beraber olunan kişi çekip gidiyorsa, bu onun kararı, onun
sorunudur. Geride kalana acı verse de... Bu durumda
kaybedilenden dolayı acı çekebilirsiniz,ama kendi değerleriniz
hakkında şüpheye düşmemelisiniz. |
85
|
|
|
Bir Uzakdoğu atasözü şöyle der: "Her şeyi göze alabilen
herkesi geride bırakır." |
86
|
|
|
Örneğin, yönetici katına çıkan asansöre binme hayali yükselme
hırsımızı harekete geçirebilir. Uzak diyarların özlemiyle
yanan, hayalini gerçekleştirebilmek için para biriktirmeli,
kendini buna göre ayarlamalı ve gerekenleri öğrenmelidir.
Sevgiyi özleyen, hem içini hem dışını güzelleştirmelidir.
Yalnızlıktan kurtulmak isteyen de, açık yürekliliği ve
insanlara dostça davranmayı öğrenmelidir. |
127
|
|
|
Gottfried von Strassburg 13.yüzyılda, aşağıdaki sözcükleri
yazarken belki de aynı ruh hali içindeydi: "Acı çekmek,
sevgisiz de olabilir. Sevgi ise acı çekmeden olamaz." |
131
|
|
|
Belki de "büyük aşk" olgusu, ancak yanında kendimizi duygusal
açıdan rahat hissettiğimiz erkekle beraber olduğumuz zaman
ortaya çıkacaktır. |
132
|