|
Perihan Mağden'den ilk kez okuyorum. İki genç kızın
romanı... Yazarın tarzı nasıldır bu yüzden bilmiyorum.
Açıkçası daha ilk bölümlerde okumaktan vazgeçecektim. Argo
cümleler, beni birkaç kilometre itti. Bu kadar bugünden hiç
Türk yazar okumamıştım. Sokaklarda yükselen 'kuzu kuzu'
şarkısı mesela... Bir garip his bürüdü beni. Yapay mı geldi?
Belki...
Saf, güzel, tertemiz Handan yanında her şeyi bilen; deli,
çılgın, belki hasta bir Behiye...
|

|
|
Bu iki genç kızın topu topu on-dokuz günlük beraberliğinin
anlatıldığı roman, İki Kızın Genç Kızın Romanı. En çok beni
ürperten Behiye'nin bisturisi oldu. Cebine yerleştirdiği ve
her öfkede anımsadığı bisturisi...
Aralara serpiştirilmiş ölüm vakalarını ise çözemedim. Bu
ölümlerle olay arasında nasıl bir bağlantı kuracağımı
bilemedim. Havada kaldılar... 'Keşke daha eğitici bir roman
dili olsaydı' demeden geçemeyeceğim.
Naz Ferniba
|