|
Kitabın
İncileri |
Sayfa |
|
|
Ruhumun acıyla dolu olduğu, yaşamda nasıl dosdoğru
yürüyeceğimi söyleyecek bir söz aradığım zamanlardan. |
9
|
|
|
Uğruna yaşayabileceğim ya da ölebileceğim bir doğru ararken
bana elinizi uzattınız. |
10
|
|
|
Başıboşluk diyordu, bizleri insan yapan özgürlüğün kaçınılmaz
fidyesidir. |
10
|
|
|
Elim yaşamımı bağlayabileceğim değerlere uzanmış olarak
felsefeye geldim.Yaşamımın, yüreğin çarpıntılarıyla olduğu
kadar aklın ölçüsüyle de uyumlu olabilmesi için. |
11
|
|
|
Aşkta her şeyin mümkün olduğuna inanmıştır.
Bağış.Yitirme.Bağışın yüceltilmiş geri dönüşü. |
12
|
|
|
Van Gogh'un zeytin ağaçları gibi eğilip büküldüğü sözcüklerin
karmaşasına bir son verdim. Ruhumda ve bilincimde artık tek
başıma değildim. |
13
|
|
|
Aşkı, yaşam ilkem yaptım. Aşk, yürekten gelir ve "yaşam'da
yürekten geldiğinden"...yürek, yaşam, aşk birbirlerinden
kopamaz. Yaşam boyu. |
14
|
|
|
"Eğer yaşamını aşka göre yaşamaya hazır değilse, felsefeyle
uğraşmaya kalkışmasın kimse!" |
15
|
|
|
Yalnızlığım, ancak benliğimin derinliklerinde var
olabiliyordu. "Benim gibi" sayısız insan görebilmem için
çevreme göz gezdirmem yeterliydi. Öteki yarımla karşılaşmam
için yeterliydi bu. |
16
|
|
|
Aşk üzerinde uzun uzun tartışan kişi, sevme zamanını kaçırır. |
17
|
|
|
Sözle eylem arasındaki büyük sapma, genel olarak
ikiyüzlülüğümüzün ve korkaklığımızın bir işaretidir. |
21
|
|
|
..soyutlama, dolu kafalar için bir "sığınak"tan başka bir şey
değildir. |
23
|
|
|
Geleceğin sesli harflerine sahip olamadığı için, insanoğlu
ancak şimdiki gerçekliğinin sessiz harflerini söyleyebilir. |
30
|
|
|
Boşa harcanan aşk kaldırımlarda sürter; aşırı yüceltilen aşk
bulutlarda kaybolur. |
33
|
|
|
Herkes verdiği aşkın dozunu, karşılığında aldığı aşkla
orantılayarak hesaplar. |
34
|
|
|
Birileri her zaman orada aşkımızı beklemektedir.
Sadakatsizlik, ölüm sevdiğimiz kişiyi bir elimizden alsın..
dünya hemen bize bir başkasını gönderir! Hiçbir zaman yalnız
değilizdir. |
34
|
|
|
...kadın canlı bir çelişkidir. |
38
|
|
|
Erkek, kadına bağlanmadığı sürece peşinden sürüklenir. |
41
|
|
|
Kadının gerçek yoğunluğu, ancak sesindeki patlamada ve büyük
hareketlerindedir. |
41
|
|
|
Açıkçası hepimiz baştan çıkarmayı ve baştan çıkarılmayı
düşlemiyor muyuz? |
47
|
|
|
Gerçekte, hiçbir şey bir yanılsamadan daha bağlayıcı değildir! |
52
|
|
|
"Genç bir kızın aklına rüya gibi girmek bir sanattır, buradan
çıkmaksa bir başyapıt!" |
57
|
|
|
Gerçekten de yazılı sözcüklerin söylenen sözden daha güçlü bir
etkisi vardır. |
58
|
|
|
"Bir erkek, hiçbir zaman bir kadın denli acımasız olamaz!" |
60
|
|
|
Mutlulukla ender karşılaşılır...Mutsuzluk herkesçe bilinir! |
67
|
|
|
...nişanlılığı, "evlenme cesareti olmayanların bulduğu
olağanüstü kaçamak" ya da "birbirlerine en ufak bir yakınlık
duymayan, ama eninde sonunda anlaşacaklarına inanılan iki
güvercini küçük bir kafese kapatan güvercin satıcılar"na
öykünen dar görüşlü ebeveynlerin stratejisi gibi görüyorsunuz. |
73
|
|
|
...aşık ve sevgili sözcüklerini baba ve anne sözcükleriyle
değiştirmek için bu acele neden? "İnsan türünün yeryüzünde
yayılması" görevi, sevmek sevincinden daha önemli olabilir mi? |
74
|
|
|
..evliliği aşk dışında bir amaçla yozlaştırmak, onu
kelepçelemekle aynı şeydir. |
75
|
|
|
"Eğer tutkusu bir başka kez alevlenmezse gerçek bir evlilik
onu bağlamayacaktır." |
86
|
|
|
"Aşkın, gözü kör ettiği söylenir; daha da fazlasını yapar,
sağırlaştırır, felç eder; acı çekildiğinde, mimozalar gibi içe
kapanırız, hiçbir maymuncuk bizi açamaz ve ne kadar şiddet
kullanılırsa, o kadar sıkı kapanırız." |
87
|
|
|
"Düşünceye tanıklık etmekle kalmamalı, varlığı da buna uyum
göstermelidir." |
94
|
|
|
Gönül değerleri, ne dışardan, ne de soyut sözcüklerle
anlaşılabilir. Yüzümüze çarparlar ya da bizler onların içimize
gömülmüş olduklarını yavaş yavaş keşfederiz. |
96
|
|
|
Aşk gibi iman da hiçbir zaman elde edilmez; o kendiliğinden
gelir. Her zaman. |
99
|