Ana Sayfa

Kitap

 

 

Cüce ile Bebek / Heinrich BÖLL / CEM Yayınları


Cüce ile Bebek, toplam yirmi-bir kısa öyküden oluşuyor. Sıradan olmayan gidişatın yanında çok da sıradan olan günlerin anlatıcısı olmuş. Porselen bebeğin kırılması, üzgün yüzünden dolayı hapse atılan adam, köprüden geleni-geçeni sayan biri, kardeşlerinin açlığından endişelenen çocuğun hazin ölümü, evini zor durumda kalan hayvanlara açan kadın, tanımadığını bildiği birinin tanımazlıktan gelişine takılan tren bekleyen adam, rujuklar üzerine yapılan araştırmalar, bir şey olmasını bekleyen adam, krallığından güçlükle kaçan kral çocuk, dansöz olmak en büyük hayali olan genç kız, aldığı hediyeleri karısına veremeyen adam, ihaleyi kazanamama korkusu çeken biri, savaştan dönen dayısına hayran çocuk, sokakta dolanan köpeklerin vergisiz olanlarını yakalamakta usta ama vergili olmayan köpeği, bir kartpostal ile hayatı değişen genç, askerlerin geçirdiği bir gece, mesleği gülmek olan adam, ağaçlıklı yolun hayalini kura kura ölen asker, sahip olduğu dükkanı gözyaşları içinde devredeceğini söyleyen kadın, kendini kilisede bulup kalıp kalmama tereddüdü yaşayan bir günahkar ve herkesten borç alan kara koyundan sonraki ailenin kara koyunu... 

 

Kısacık zaman dilimlerinin bile nasıl da öyküleşebileceğini gördüm bu kitapta. Minicik öykülerde koccaman duyguların birikmesi. Bu yüzden olsa gerek H. Böll Nobel Ödülü'nü kazanmak onuruna erişmiş.

Naz Ferniba


Çeviren: Kâmuran Şipal


 

 


Kitabın İncileri

Sayfa


İzleyeceğimiz yollar tastamam belirlenmiştir önceden. 5

'Bir düş parça parça yerde', oysa düşlerin parçalanmayacağına kuşku yok. 90

Hayat, uzlaşmalardan ve kimi zaman karşı tarafa ödünler vermekten başka nedir zaten? 90

Dolayısıyla söyleşilerimiz geçmiş çevresinde dönüyor... 122

Derken kızlardan biri çıkıyor, gülümsüyor sana, sen de gülümsemesine gülümsemeyle karşılık veriyorsun, sonra o da, sen de arkanıza bakmadan yolunuza devam ediyorsunuz. Aranızda alıp verdiğiniz bu gülümseme bir daha hiç ölmeyecek, hiç, anlıyor musun... belki bu gülümseme bir başka yaşamda karşılaştığınız zaman sizi birbirinize tanıtacak bir nişan olacak... pek bir değer taşımayan ufacık bu gülümseme... 123

Alışkanlıklarımız güçlü, hem de pek güçlüdür. 145

İnsanın değerine inanmadığı bir malı satması da bir yalandır. 146

Öyle sanıyorum ki, gerçek yeteneklerimizi paraya çeviremememiz ya da şimdilerde söylendiği gibi meslek açısından bunlardan yararlanamamamızdır elimizi kolumuzu bağlayan. 153
Bir Önceki Sayfa...

Yukarı Çıkmak İçin...