Ana Sayfa

Kitap

 

 

BEŞİNCİ DAĞ - Paulo Coelho / Can Yayınları 


İ.Ö. 870 yılında İsrail'den ve bu ülkenin korkunç kraliçesi Yezavel'den kaçıp Fenike'ye sığınan İlyas, orada Tanrı'nın İsrail'e yeniden dönmesine izin vereceği günü beklerken, ona kucak açan, evinde ağırlayan dul kadına ve oğluna büyük bir sevgiyle bağlanır. Ne var ki,  Asurluların saldırısıyla yerle bir olan Akbar kentinde sevdiği ve hiçbir zaman açılamadığı bu güzel kadın yıkıntılar altında kalarak can verir. Tanrının çağrısı üzerine, sevdiği kadının, sonradan kenti yönetecek olan oğlunu orada bırakarak İsrail'e geri döner.

Paulo Coelho'ya göre, yaşamımızda karşılaştığımız engellerin, acıların, hüzünlerin hepsi, erince ve mutluluğa açılan birer kapı.

Gökçe GERÇEK


 İstanbul


 

 


Kitabın İncileri

Sayfa


Tanrının düşüncesi, bizim ne olduğumuzla ve ne düşündüğümüzle her zaman bağdaşmaz; ama ben O'nun bütün bunları yapmakta bir nedeninin var olduğuna eminim. 19

Dereler ve bitkiler gibi, ruhlar da bir başka yağmura gerek duyuyordu: umut, inanç, yaşam amacı. Bunlar olmazsa, beden yaşamayı sürdürse bile ruh ölüyordu; o zaman insanlar şunu söyleyebilirdi: "Burada, bu bedenin içinde, vaktiyle bir insan varmış." 34

...Madem ki bir kez ölmek yeterliydi, o kadar çok ölümle ölmeye ne gerek vardı? 34

"İnsan, yazgısına ihanet etmek için doğar." Tanrı, yüreklerimize gerçekleştirilmesi olanaksız istekler koyuyordu yalnızca.

Neden? Geleneğin sürmesi gerekiyordu, belki bu yüzdendir.

35

Ruhumun söyleyeceği birşey varsa, onu dinlemem gerekir. 38

Bir insan kendi yazgısına doğru yürürken, sık sık yön değiştirmek zorunda kalır. Kimi zaman, dış koşullar ondan daha güçlüdür, bu durumda bir korkak gibi görünmek, yönünü değiştirmek zorunda kalır. Bütün bunlar onun eğitiminin bir parçasıdır. 40

"Ama hiç kimse, içinin derinliklerinde yatan isteği gözardı etmez.Bazı anlarda dünyayı ve ötekileri kendisinden daha güçlüymüş gibi görse de bu böyledir. Bu işin gizi şuradadır: vazgeçmemek. 40

..dünyadaki tüm insanlar bana tersini söylese de, sahip olduğum yeteneklerden kuşku duyamam.

...çünkü ruhum bana, bir insanın, kendi yazgısının çizdiği yola girmeden önce çeşitli aşamalardan geçmesi gerektiğini söyledi.

41

Birinin benden bir iyilik beklemesi, benim bu dünya üstünde hala bir değerim olduğunu kanıtlar.. 45

Kimi zaman yaşamımızda sıkıntılarla karşılaşırız ve bu sıkıntılardan kaçamayız. Ama hepsinin bir nedeni vardır.

Neymiş o? Bu soruyu, o sıkıntılar başımıza gelmeden önce ya da geldiği sırada cevaplandıramayız. Ancak aştıktan sonra, o sıkıntıya neden düştüğümüzü anlarız.

49

Bir düşmanı denetim altına alıp yok etmenin en iyi yolu, onunla dost olmuş gibi görünmektir. 49

Her insan yüklendiği görev konusunda, o görevi yerine getirip getiremeyeceği konusunda zaman zaman kuşkuya kapılabilir. Yapmaması gereken tek şey, kendisine verilen görevi unutmamaktır. Kendinden kuşku duymayan kişinin değeri yoktur- çünkü değerli olduğuna körü körüne inanmış, böylelikle de gururlu olma günahını işlemiştir. Kararsızlık anları yaşayan kişilere ne mutlu! 62

...insanların icat ettiği imha silahları arasında en korkunç - ve en güçlü- olanının, 'söz' olduğunu biliyordu. Hançerler ile mızraklar kan izi bırakıyordu; oklar uzaktan fark ediliyordu; zehirlere gelince, sonunda onlar da ayırt ediliyor, etkileri ortadan kaldırılabiliyordu. Ne var ki söz, iz bırakmadan yok ediyordu. 72

Toplamakta gecikirsen, meyveler dalında çürür, çözümünü geciktirirsen, sorunlar sürekli artar. 81

Herşey Tanrının kararlaştığı biçimde olup bitiyor, görmüyor musun 87

Özgürdü, çünkü aşk insanı özgür kılıyordu. 91

...akıp giden her andan yararlan. Rab, insanlara her yaşta, o yaşa özgü kaygıları verir. 117

Hiçbir fırsat, tek fırsat değildir. Rab, insanlara birçok fırsat tanır. 127

...gururun parıltısı, en büyük bilgeliği bile kör edebilir. 130

Cesaret, dua eden korkudur. 151

Bir Önceki Sayfa...

Yukarı Çıkmak İçin...