|
Kitabın
İncileri |
Sayfa |
|
|
Ölmek
bile, kendilerine böyle bir görev verilenlerin işidir.
|
31
|
|
|
Yazık;
insanlar düşüncelerimize uygun biçimler almıyor.
|
32
|
|
|
Hayat,
düşünceleri tutan bir hapishanedir.
|
32
|
|
|
...
her yapıda, alttaki bir tabakada yapılan küçük bir hatayı
bile, onun üstüne koyacağınız daha iyi tabakalarla örtemezsiniz.
|
44
|
|
|
Bazı
günler konuşamazdı insan.
|
45
|
|
|
Belki,
kendine bile, bir açıklama yapması gereksizdi.
|
45
|
|
|
Bu
hayatın dışında sürekli hiçbir şey yapamayacağını
anlar gibi oldu bir an için.
|
47
|
|
|
İkimiz
olduktan sonra, bütün bu hüzünler, sıcak bir yaklaşma için
bahanedir...
|
48
|
|
|
Yazık
ki erkekler, şımartıldıkları zaman nerede durmaları
gerektiğini çoğu zaman bilemezler. Kadının hatırlatmasıysa,
utanç verici bir uyarmadır onlar için. Ya da bazıları için
öyledir.
|
48
|
|
|
Kendisine
saygı duyulmasını istiyordum.
|
50
|
|
|
Kültür,
sadece bazı isimleri hatırlamaktan ibaret değildir... Kültür,
bu isimleri yerli yerinde ve başka isimlerle münasebetini
bilerek kullanmak demektir.
|
54
|
|
|
Halbuki
vermesini bilmeyenler anlamayacaklardır.
|
61
|
|
|
Yalnız
konuşulan kelimeler, konuşulan kelimeler. Gerisi insana kalıyor.
|
64
|
|
|
İnsanlar
kendi söyledikleriyle ilgilidir çoğu zaman.
|
64
|
|
|
Dil,
yaşayışımızın aynasıdır.
|
64
|
|
|
Napolyon
gibi gururla söyleyebiliriz: 'Bizim asaletimiz, bizimle başlar.
|
66
|
|
|
Ben
kendime ihanet etmiyorum.
|
66
|
|
|
Elle
tutulan şeylerle düşünebilir, elle tutulan şeyleri
sevebilirsiniz yalnız. Siz A ve B'den değil, üç erkek ve
beş kadından anlarsınız ancak.
|
67
|
|
|
Sen,
yalın düşüncelere alışıksın sadece. Hayatın asıl tadı,
gerçek tuzu olan ikinci dereceden bilinmeyen güzelliklerin
farkında değilsin.
|
71
|
|
|
Gündelik
işlerle uğraşamam ben.
|
72
|
|
|
İnsan,
kendini beğenmeden yaşayamaz. Kendini beğenirse, diğer
insanlar onun hayatını cehenneme çevirmeye çalışırlar.
Bunun için insan, hem kendini beğenmeli hem de beğenmemelidir.
|
74
|
|
|
Kötülükten
ancak kötülük çıkar. Bayağılık insan ruhunu öldürür.
|
76
|
|
|
Elbette,
çok gelişmiş milletler, kötülükten de birşeyler çıkarıp,
onu az gelişmiş milletlere ihrac etmek yolunu
bilmektedirler. Kötülüğü rasyonalize edip, ya da sanat
eserlerinde dondurup, hayata ait bir canlılık bulmaktadırlar
kötülükte.
|
76
|
|
|
Avrupalıların
en büyük meziyeti, pratik yönlerinin kuvvetli oluşu ve Türklerin,
Arapların ve Çinlilerin birçok buluşunu kendilerine mal
ederek kullanılır hale getirmeleridir.
|
78
|
|
|
Hayata
dayanamadığımız için espri yapıyoruz. Ahlak düşkünleri
gibi doğru yoldan sapıyoruz. Bütün kurtuluş yollarını
kapıyoruz.
|
80
|
|
|
Bırak
devam etsin rezil gidişim.
|
80
|
|
|
Bir
de ne görsün: hayatta, bilmediği çeşitten acılar da var!
|
80
|
|
|
...
hiçbir sınır tanımadığımı söylemek haksızlık
olacaktır.
|
81
|
|
|
Artık
seni daha iyi tanıyorum; daha önce bilmediğime yanıyorum.
|
81
|
|
|
Çok
çatmamalıyım kaşlarımı, çok da gülmemeliyim: ikisi de
zararlıymış.
|
84
|
|
|
Her
zaman, birisi sizden önce davranır. Oysa gelip geçici
biridir bu.
|
87
|
|
|
Bir
arada olmanın kaçınılmazlığından başka bir neden yok
muydu bizi yaklaştıran? Aramızdaki boşluğu nasıl
doldurmalıyım? Sen olmadan seninasıl öğrenmeliyim.
|
89
|
|
|
Başkalarına
söyleyecek bir sözüm olabilmesi için önce kendime söz geçirmem
gerektiğine inanıyorum.
|
94
|
|
|
...
kendini çözemeyen kişi kendi dışında hiçbir sorunu çözemez.
|
94
|
|
|
Birleşecek
kişiler önce birleşecek güçte olmalıdırlar; önce bu
duruma gelmelidirler.
|
95
|
|
|
Kendi
sorunlarını çözemeyen bir kişinin, kusurlarının acısını
başkalarına çektirmeye hakkı yoktur.
|
95
|
|
|
...
kişisel sorunları tek başına çözme eyilimini de gereksiz
bir aşırılığa götürmemelidiri insan.
|
95
|
|
|
Keimeleri,
daha önce, öyle kötü yerlerde kullanmış oluyoruz ki,
kirletir diye korkuyoruz duygularımıza dokunursa. Seslerin
başka türlü bir dokunulmazlığı var.
|
110
|
|
|
Bir
dostun varlığı güzel bir şeydir; fakat bir dosta ihtiyaç
duymadan yaşayabilmektir önemli olan.
|
111
|
|
|
İyi
olamadık, bari kötü olalım, dediler.
|
154
|
|
|
Sonsuzluk
da ölüm kadar ürkütücü bir gerçektir. Sonsuzluk yalnız
Allah'ın dayanabileceği bir güçlüktür.
|
155
|
|
|
Benimle
bir yerde, yanılıyor kişi; bu yeri ben de bilmiyorum.
|
187
|
|
|
Ben,
ben diye tutturuyorum; yazdıklarımı okuyunca da utanıyorum
kendimden.
|
189
|
|
|
Bütün
büyük bireyler yalnızdır.
|
194
|
|
|
Oysa...
çıkarlarını düşünmeyenler unutulacaklardır. Her olayda
bir kenara çekilenler gerçekten de bir kenarda kalacaklardır.
|
201
|
|
|
Hayattan
çıkarı olmayanların hayatı, çıkmaza sürüklenecektir.
|
202
|
|
|
Zaten
hiçbir zaman kelimelerin anlamını doğru dürüst
bilemedim.
|
216
|
|
|
Kimse
bizim tanımımızı yapmıyordu ki biz kimiz bilelim.
|
225
|
|
|
Tarih
bir tahriften ibarettir. Tarih, geçmişten geleceğe uzanan
ve bütün gördüğümüz bir rüyadır. Bütün rüyalar
gibi tarih de yorumlanabilir; ama görülürken değil.
|
231
|
|
|
Bir
yerde söz biter: iki kişi karşılıklı kendini
tekrarlamaya başlar. Yeni başlayan ilişkiler bile eskir böylece.
Hemen kaçacaksın ki aklın orada kalsın.
|
246
|
|
|
...
yalanın nerede bittiğini anlayamıyoruz.
|
254
|
|
|
Her
şeyi duyuyoruz, hiçbir şeyi bilemiyoruz.
|
277
|
|
|
Kumarcı
için her oyun birdir.
|
277
|
|
|
İnsan,
her şeyi göze aldığı bir anda hırsıyla başbaşa kalıyor.
|
282
|
|
|
Yapma:
ezeli ve ebedi cevap.
|
282
|
|
|
Bazı
duyguları ifade etmek ne kadar da zor.
|
284
|
|
|
Ne
garip bir milletiz... bizi kim anlayacak?
|
295
|
|
|
Kimse
kimsenin ne olduğunu bilemez.
|
296
|
|
|
İnsanlar,
yalnız kitaplarda şaşırırlar.
|
297
|
|
|
İnsan
kutsal yerlere bile bazen ne kadar hırsla girer.
|
304
|
|
|
Meselelerden
kaçıyoruz.
|
318
|
|
|
En
yakın arkadaşlarımızdan olduk: açıklayamıyoruz. Oblomov
gibi geviş getiriyoruz hayallerle.
|
318
|
|
|
Değişmek,
kendine yabancılaşmak demekti.
|
319
|
|
|
Ne
gördün bütün kapıların birer birer kapandığı bu dünyada?
Hangi kusurunu düzeltmene fırsat verdiler?
|
321
|
|
|
Başkaları
da birçok şeyler saklarla insanlardan: gene de bir şey
kalmaz kendilerine.
|
322
|
|
|
Verdiğiyle
kalır insan.
|
323
|
|
|
Bütün
'şey' ayrıntılarda değil midir zaten?
|
323
|
|
|
Ayrıntılarda
ele vermez mi insan kendini?
|
323
|
|
|
Anlatamadığım
bir 'şey' yüzünden kimseyi suçlayamam. İçimdeki düzenle
ilgiliydi huzursuzluğum. Dışımdaki düzenle bir ilgisi
yok.
|
324
|
|
|
Bazen,
eksik karşılıklar da fazlaları kadar tehlikelidir.
|
325
|
|
|
...
hiçbir şey yok olamaz durup dururken.
|
328
|
|
|
Beklenmedik
hiçbir şey olmaz. Hiçbir zaman beklenmedik bir olayla karşılaşmaz
insan. Olaylara rastlamamak için sen yolunu değiştirdin.
|
340
|
|
|
Boşuna
geçen zaman yoktur.
|
341
|
|
|
Tabiat,
sırlarını bakmasını bilene açıklarmış.
|
349
|
|
|
Yaşamaktan
korkmazsak göreceğiz.
|
351
|
|
|
Cesareti
yalnız kafamızda mı yaşayacağız?
|
357
|
|
|
...
yüzde yüz saf olan bir şey kendinin aynıdır.
|
360
|
|
|
Hiçbir
şeyi atamazdın: hepsinin birer hikmeti vardı.
|
363
|
|
|
Dokunduğun
her şeye kendini koydun, içini verdin. Acımadan her şeyi
selim'likle doldurdun.
|
363
|
|
|
Her
insanın kendine özgü düşünceleri gizli kalmalıydı:
yalnız kendi bilmeliydi bunları.
|
367
|
|
|
Asıl
ayrıntılara girmelisin. Neyin önemli olduğunu bilemezsin.
|
368
|
|
|
Masalın
nerede bittiğini, hayatın nerede başladığını
farkedemiyorum.
|
370
|
|
|
Biliyorum,
kitaplar da beni aamdan saymıyorlar.
|
371
|
|
|
Onları
öfkeme layık bulmuyorum. Öfkem bana ait bir şey. Yakın
hissetmediğim birine nasıl gösteririm onu.
|
371
|
|
|
Yaşamak,
ölmek gibi değil.
|
379
|
|
|
İnsanın
içinden geçenlerdaha önemli değil mi? Daha gerçek değil
mi?
|
387
|
|
|
Önüne
gelen nimetleri değerlendirmesini bilmeyenlerin, seni, senden
başka türlü bir insan yapmak isteyenlerin arasına düşmüşsün.
|
387
|
|
|
Herkesin
bir işi gücü var, bugüne kadar bellediğibir usul var.
Herkesin bir yataktan kalkışı, bir yemek yiyişi var.
Senden akıllıları var, senden yaşlıları var, senden tecrübeileri
var. Bu kadar adamın düşünemediğini sen mi buldun?
|
388
|
|
|
Yeni
tanışmanın verdiği şaşkınlıktan olacak: değerini
bilemedik o anların.
|
390
|
|
|
İlk
çekingenlikler ne kadar tatlıdır. Oysa insan, bu
beceriksizlikleri bir an önce yenmeye çalışır. Bütün gücüyle
büyüyü bozmak, buzları kırmak için uğraşır.
|
391
|
|
|
Hep
önsözlerde kalıyorum.
|
393
|
|
|
Hayatım,
hayatımın romanıdır.
|
398
|
|
|
Bir
kere doğduk, yaşayacağız.
|
399
|
|
|
Yrıda
kalan bir sözün peşinden kimse gitmiyordu.
|
403
|
|
|
Anlam
kadar insanın hayatını zehir eden bir kavram yoktur.
|
403
|
|
|
...
susmak da konuşmak kadar tehlikeli oluyordu artık. Dalgınlık
suskunluğu artırıyordu.
|
407
|
|
|
Oysa,
herkes anlatmak için birini arar.
|
445
|
|
|
Sahte
olmaktansa yaşamamak iyidir Turgut.
|
447
|
|
|
Doludizgin
gitmek istiyordum.
|
447
|
|
|
Korkuyoruz.
Düşünmekten ve sevmekten korkuyoruz. İnsan olmaktan
korkuyoruz. İnsana benzetirsek, onlara acımaktan korkuyoruz.
İşin içine bir kere acıma girerse, ondan bir daha
kurtulamamaktan korkuyoruz.
|
453
|
|
|
Yeni
sözler, yeni yaşantılar bulacağımı sanıyordum.
|
453
|
|
|
Yalnız
istemesini biliyorsunuz.
|
454
|
|
|
Siz
başlamayı bile göze alamadınız.
|
454
|
|
|
...
yaşamak her gün girilen bir imtihan olursa buna kimse
dayanamaz...
|
473
|
|
|
...
beni birgün unutacaksan birgün bırakıp gideceksen boşuna
yorma, boş yere mağaradan çıkarma, beni alışkanlıklarımı
özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna
tedirgin etme beni...
|
473
|
|
|
...
beni bırakırsan sudan çıkmış balığa dönerim...
|
473
|
|
|
...
sonu gelmez benim gibiler için hiçbir şeyin sonu iyi
gelmez.
|
473
|
|
|
...
güneş girmeyen eve bizler gireriz benim gibi görünüşü
zararsız olanları da vardır asıl onlar tehlikelidir insanı
kalbinden sokarlar...
|
474
|
|
|
...
beni tanıdığın kadarıyla seviyorsun bir bilsen
bilmediklerinin yanında ne kadar az yer tutuyro...
|
495
|
|
|
...
madem ki geldin bu dünyaya alışmalısın...
|
497
|
|
|
...
insan çok kere şakaya getirip neler söyler neler...
|
498
|
|
|
Düşünmek,
hayatı ne karmaşık bir biçime sokuyor.
|
553
|
|
|
Her
gün açıklanamayanlar biraz daha artıyor.
|
553
|
|
|
Hayat
tehlikelerle dolu. Fakat yanlış yollardan her zaman dönülebilir.
Yeter ki insan, kendisine verilen fırsatı zamanında
kullanabilsin.
|
554
|
|
|
Bazı
durumları anlatmak ne kadar zor.
|
558
|
|
|
Dünya
bir penceredir; her gelen öldü geçti.
|
558
|
|
|
Kaybettiğim
bütün eski alışkanlıklarımın beni sardığını
hissediyorum şimdi.
|
563
|
|
|
İnsan
bütün geçmişini, düşünme ve çağrışım alışkanlıklarını
birkaç kilometrede atamıyor.
|
571
|
|
|
Oysa,
bazı insanlar vardır; en çamurlu yerlerden bile kolalı
beyaz gömleklerini ve açık renk pantolonlarını
kirletmeden çıkarla.
|
572
|
|
|
Her
zihniyetin bir dili var.
|
575
|
|
|
Kitapçıların
ve çiçekçilerin bazı özellikleri olmalıdır. Kitaplar ve çiçekler özel bir itina isteyen varlıklardır.
|
576
|
|
|
İyi
okuyucu az bulunan, ürkek bir kuş gibidir.
|
576
|
|
|
Yazarlar
birbirlerini değil de yazmayı seviyorlar galiba.
|
578
|
|
|
Yaşarken,
ne sıkıcı ve soluk insanlarla birlikte geçiriyoruz ömrümüzü.
Hiç olöazsa öldükten sonra, aralarında bulunmaktan zevk
alacağımız insanlarla yaşasaydık.
|
579
|
|
|
İyiyi
kötüden ayırmasını öğrenmek istiyorum. Uğraştı da
beceremedi desinler.
|
580
|
|
|
Zararı
yok, gülünç olalım. Bir yere varalım da ne olursak olalım.
|
580
|
|
|
Ben,
benim gibi olanlardan hiç hoşlanmamışımdır.
|
582
|
|
|
Henüz
yerini nasıl dolduracağımızı bilemediğimizbir organ, bu
para denen şey.
|
582
|
|
|
...
aydınlardan başka hiçbir kalabalık kendi hakkında yazılan
eserleri okuyacak sabrı gösteremez.
|
584
|
|
|
Alice'nin
dünyasında kahramanlar bir konunun içinden çıkamayınca,
hemen başka bir konuya geçerler. Biz de öyle yapalım.
|
585
|
|
|
...
öğrenmek istersen iyiyle fenayı, seyreyle bir kenardan
yalan dünyayı.
|
585
|
|
|
...
esen rüzgara göre biçim değiştiriyorum.
|
586
|
|
|
İnsan
gerçekten anlayamıyor; anlatabiliyor ancak.
|
587
|
|
|
Güldürmek
isterken gülünç olmak. Ancak benim başıma gelir böyle acıklı
durumlar.
|
591
|
|
|
Bu
ülkede zamanın nasıl geçtiğini anlamak için bir ölçü
yok elimizde.
|
602
|
|
|
Neden
bana yaşamasını öğretmediler?Neden bana, bizden bu kadar
gerisini sen bulup çıkaracaksın dedikleri zaman isyan
etmedim? Hayata atılmak gibi bir çılgınlığı nasıl yaptım?
İnsanların dünyasına atılmayı nasıl göze aldım?
|
607
|
|
|
Meselelerin
derinine inince beklemediğini bulamazsan yıkılırsın.
|
608
|
|
|
Bana
yaşamasını öğretmediler. Daha doğrusu, bana her şeyin
öğrenilerek yaşanacağını öğrettiler. Yaşanırken öğrenileceğini
öğretmediler.
|
611
|
|
|
İnsan,
kendi bulurmuş doğru yolu.
|
611
|
|
|
Montaigne,
kötü davranışlardan, istemediğiniz için kaçının,
diyor; beceremediğiniz için değil.
|
612
|
|
|
Yalnız
bir kere yaşanıyormuş.
|
614
|
|
|
Tolstoy,
düşündüklerinizi yazmaya değer bulmuyorsanız yazmayın,
diyor.
|
618
|
|
|
...
ölüme doğru bile insan çekingen ve tedbirli oluyor.
|
625
|
|
|
En
kötüsü, hayır demeyi öğrenemedim.
|
626
|
|
|
Çıkarını
düşünen insan, fakir de olsa, aynı derecede kötüdür.
|
628
|
|
|
Birçok
insan uzaktan bile sevimli değil.
|
628
|
|
|
Yıllardır,
çocukluğumdan beni büyüleyen kitapları, dergilerdeki yazıları
yeniden gözden geçirmedim; buna cesaret edemedim. Eski büyünün
bozulacağından korktum.
|
646
|
|
|
Düğümler,
istenildiği anda çözülmüyor. Bir söylemekle açılmıyor
kapılar.
|
667
|
|
|
Yenilginin
bile tadına varamıyor insan. Bütünüyle teslim olmanın
keyfini süremiyor.
|
667
|
|
|
Öyle
bir kapı olmalı ki çalınca, insana hiçbir şey sormadan açsalar:
kapının ortasındaki küçük pencereden bakıp da kim o
demeseler. Sonra hemen içeri alsalar beni. Ben anlatmak
istesem bile, hemen sustursalar: biz her şeyi biliyoruz.
|
667
|
|
|
Sizin
de hürriyetiniz, başkalarının hürriyetinin başladığı
yerde mi bitiyor?
|
668
|
|
|
Her
zaman olduğu gibi dışında kalıyorum düzenin. Bu benim
kaderim.
|
668
|
|
|
Herkes
görünüşünü koruyor. İsteklerini dışa vurmuyor. Öyle
alışmışlar. Kendilerini öyle alıştıranlara da kimse
karşı çıkmıyor; bir bildikleri vardır elbette.
|
669
|
|
|
Geri
istiyorum hapsettiğiniz duygularımı, düşüncelerimi.
|
670
|
|
|
Hiç
bitmeyecek yarım yamalak yaşantıların özlemi var içimde.
|
684
|
|
|
İnsanın,
kendisi gibi olmak istemediği zamanlar da varmış.
|
689
|
|
|
...
benim değişme gücüme kimse inanmadı. Sonunda ben de
inanmadım. İşte can sıkıcı biri oldum sonunda gerçekten.
|
689
|
|
|
Belki
de, bana verilmeyen bir görevi, aptalca bir heyecanla ortaya
atılarak yüklenmek zorunda kaldım.
|
692
|
|
|
Anlamak
başka şey, kabul etmek başka.
|
709
|
|
|
Kitabın
-ya da notların - anlattığı hikaye dışında, bir insan
gibi ayrı bir macerası var bence.
|
717
|
|
|
Bütünüyle unutulmaya kimsenin gücü
yetmiyor.
|
719
|
|