Ana Sayfa

Kitap

 

 

SONSUZLUĞUN MESAJI - Marlo Morgan / Dharma Yayınları 


Sonsuzluğun mesajı, Marlo Morgan'ın Bir Çift Yürek'ten sonra okuduğum ikinci kitabı oldu. Her ikisi de Avusturalya'da yaşayan Aborijin halkını içine alıyor. Bir Çift Yürek, bir gezi havasında, bana bilmediğim bir hayatın varlığını çok güzel bir biçimde gösterdi. Böylece ben kimbilir daha neleri bilmeden yaşadığımı söyledim kendime.

Sonsuzluğun Mesajı iki kardeşin yaşadıklarından yola çıkarak Aborijin Felsefesi'ni ortaya koymaya çalışan bir roman. Kendi doğal ortamlarından koparılıp zorla düzenli hayata alıştırılmaya çalışılan insanların artık ne kendileri, ne başkaları olabildiğini gösteriyor kitap. Bir kayboluş belki. Anılarıyla yaşamaya itilmek belki. Dışlanmak. Hırpalanmak. Bir ırkın yok oluş öyküsü bu öykü.  

Naz FERNÎBA


 

 


Kitabın İncileri

Sayfa


Bu yolculukta sevildiğini ve desteklendiğini bilesin! Gözlerimin gerisinden, sonsuz parçamdan senin gözlerinin ötesine konuşuyorum.

13

Hiçbir zaman yalnız değilsin. Birliğin tümüne bağlısın. 14

Benim yolumla gelme kararına saygı duyuyorum. 14

İnsanlar sonsuzluğun ne olduğunu anlayabiliyorlardı ama cehennem gibi bir mekanın varlığından hiç hoşlanmıyorlardı. 30

Beyaz derililer kötü değildir. Onlar yalnızca kendi özgür iradelerini, bizim inançlarımız için iyi kokmayan ve tadı iyi olmayan şeyler yapmakta kullanıyorlar. 30

Çocuklarım ve ben, sonsuza kadar birer ruhuz.

31

Bu gizemli ve acı dolu karmaşık yolculukta, bir şekilde görülmeyen ve hissedilmeyen bir sevgi ve destek var.

31

Dünyada siyah bir sanatçıya yer yoktu.

84

Başkalarını değiştiremezsin, kendinle ilgili düşünme biçimini değiştirmeli ve başkalarının görüşleri her ne olursa olsun kendinden memnun olmalısın. Sen kendinle gurur duyduğun, kendinden ve temsil ettiğin şeyden memnun olduğun zaman, kaç tane arkadaşın olduğu farketmez. Ve gerip bir nedenle kendine güvenmek insanları cezbeder gibi görünüyor.

101

... neleri bırakmış olduğumuzu bile bilmezsek gelecekte neler için savaşmamız gerektiğini nasıl bilebiliriz ki!

172

Bizler rüya zamanının çocuklarıyız, insan olamanın ne demek olduğunu tek anlayanlar biziz.

173

Rüyayı yaşamalıyız. Tek yol budur.

173

... onlar bizim şarkımızı öğrenmediler.

174

ilkelerin birinde anne babanıza saygılı olun deniliyor. Neden birlik anne ve babamıza sevgiyle doğmamızı sağladığı halde bunun yazıya dökülmesini istesin ki! Bu, bir çocuğa öğretilmemeli. Belki de ilke aslında, çocukların size olan sevgilerinin yitirmemelerine neden olacak şeyler yapmayın diyordu. Herhalde adam bunun yazmak için fazla uzun olduğunu düşündü, onun için bu ilkeyi kısalttı.

174

bir başka ilke de çalmamak gerektiğini söylüyor, ama herkes eğer kendi hislerini dinlerse bir şeyi izinsiz larak aldığında her zaman kendini kötü hissedeceğini bilir.

175

... tanrıyı haftada bir gün anımsamak gerektiğinin bir ilke olduğunu söylüyorlar. Birliğin bunun yazılmasını istemiş olabileceğine inanamıyorum. Biz birliğe yaptığımız her şeyde, her gün ve bütün gün boyunca saygı gösteririz.

175

Beatrice, eğer sen rüya görmeyi yaşarsan, karşılaşman gereken insanlar seni bulurlar.

175

İki kişi, bir kişiden daha iyidir.

176

Yalnızca otrup şikayet etmek hiçbir işe yaraöaz.

176

Kalbim bana rehberlik edenlere güvenmemi ve orada bir yerlerde, benim yüreğimi bekleyen bir yol olduğunu söylüyor.

176

... yalnızca neye karşı savaştığımı değil, ne için savaştığımı bilmek zorundayım!

176

... bir günün senin son günün olduğunu ve yaptığın en iyi planı bile uygulayamayacağını bilemezsin, ama olanları kabul edecek bir tutum içine girebilirsin. Bunun sonucunun iyi olabileceğine inanabilirsin.

199

... o düşünce biçimine saygı göstermek gerek. Ona katılmıyoruz, ama onu eleştirmiyoruz. Onun yerine gözlemliyoruz. Bazen havanın soğuk olduğu yerlerde bu gereklidir, ama giysiler insanlar arasında daha az değil, daha fazla yargılama ve ayırıma yol açıyormuş gibi görünüyor.

203

Eminim birisinin hakkında dış görünüşüne bakarak karar vermenin ne kadar yanıltıcı olduğunu fark etmişsindir. Kişi gördüğün görüntüdekinden çok farklı olabilir.

203

Unutma her admda görülebilecek birşeyler vardır. 204

Tüm yeni karşılamalar birer testtir –yiyeceklerle, insanlarla, görüşlerle.  

205

Sözcükler bile yutulmadan önce uzun süre çiğnenmelidir, çünkü bir şeyi tükürmek, onu bir kez içine aldıktan sonra ondan kurtulmaktan çok daha kolaydır. Eğer sözcükleri kabul edip içine alırsan ve bu görüş senin için iyi değilse, bu senin için sorunlara neden olacaktır.

205

Değişime uğrayanlar her renkte olabilir.  

206

İnsanlar gerçeğin yerine inancı koyma eğilimindedir.

211

Değişime uğramış olanların, mutantların dünyasında dini bir ilke vardır. Bu ‘öldürme’ der. Bu, yeterince açıktır, ama yine de onlar savaşlarda, ulaşımda, yapılan tıbbi deeylerde, kendi mallarını ya da yaşamlarını korurken, kızgınken hatta yalnızca ödeşmek için bile birbirlerini öldürürler. Basit ‘öldürme’ ilkesinin yorumu kişinin farklı koşullar altındaki düşüncelerini haklı çıkarmak değiştirilir. Eğer toplum bu biçimde düşünmeyi seçerse bu kabul edilir, ama gerçek ‘öldürme’ değil, ‘öldüremezsin’dir. Bunun koşullarla, izinle ya da yapılmış olan edimlerin incelenmesiyle hiçbir ilgisi yoktur. Sözler gayet açıktır. Öldürmek olanaksızdır. O ruhu sen yaratmadın, onu sen öldüremezsin. İnsan biçimine son verebilirsin, ama bu yalnızca ruhu sonsuzluğa geri gönderir.

211

Ruhlar durup başlamazlar, onlar süreklidir. Ölüm bir sonuç değildir. Ölüm, sonsuzluk dünyasında değişik bir biçimde var olmaktır.

211

Bir yaşama son vermek kişiye kesinlikle bir sorumluluk getirir, yaşam çok değerli bir deneyimdir.

211

Yaratılışın yasaları zamanla değişmez ve kesinlikle erkekler ya da kadınlar için farklı değildir. Her insana özgür irade armağanı verilmiştirç bu hiçbir zaman geri alınamaz. Onun için herbirimiz kendi yolumuzda gitmekte, kendi alınyazımızı aramakta, kendi üst benliğimizi keşfetmekte özgürüz.

212

Yaşamında birlikte yolculuk yaptığın grup seni ya olumlu olarak destekleyecek ya da sana sürekli olarak onlara rağmen kendi olumlu düzeyine ulaşman için gereken fırsatları sunacaktır.

212

Biz her yeni gün ileri yürürüz. Bugünün seçimi bugünün seçimidir.

212

Yazıya dökülen şeylerin yıllarca değişmeden kalması çok enderdir.

218

Bir şeyi yazıya döktüğünde, onu anmsamana gerek kalmadığına inanma eğilimi gösterirsin. Çünkü ona daha sonra bakabilirsin. Yazık ki bu, zihni tembelleştirir. Senin gücün bir kağıt parçasına devredilmiştir. İnsanlar dün ne yaptıkları ya da ondan önceki gün ne yedikleri gibi en basit şeyleri bile anımsayamazlar.

218

Yazmayı seven kişiler etraflarına bakarlar ve kendilerini toplumlarındaki başka kişilerle karşılaştırırlar ve insanların ve insanların beklediklerinin zayıf olmasının normal olduğu sonucuna varırlar.

218

Sen eğitim gördün ve yazılı sözcüklerin değerini ve tehlikelerini biliyorsun.

219

İnsanın buradaki en iyi yaratık olduğuna karar vermesi akla uygun bir şey değil.

219

Tüm insanlar yaşamda birçok harika şey yapabilme yeteneğiyle doğarlar. Bizler nadiren bunların tümünü keşfedebilecek kadar yaşarız. Herkes bir şarkıcı, dansçı, sanatçı,sağatıcı, öğretmen, lider, palyaço, asalcı ve başka pek çok şeydir. Buna inanmayabiliriz. Bunların bir bölümüyle ilgilenmeyebiliriz, ama bu, yeteneklerimizi eksiltmez. Bu alnızca kendimizin o yanını tanımadığımız ya da onu değerlendiremediğimiz anlamına gelir.

231

Dünya birbirleriyle asla tam olarak anlaşamayan uzman yargılayıcılarla dolu.

232

Yargılama, doğru ya da yanlış olanın ne olduğuna karar vermek ya da yanlış olandan daha doğru olanı bulmak demektir.

233

Yargıladığın zaman, sonuç olarak eşit ölçüde zamanı bağışlayıcı olarak harcamalısın, yargıladığın her bir ana karşılık bağışlayıcı olduğun bir an olmalı.

233

Gzem, işe yüzde yüz farklı bir bakış açısıdır. Gözlem yaptığında bağışlama adımına gerek kalmaz. Tüm insanlar, insan deneyimi okulunda yolculuk yapmakta olan sonsuzluk ruhları olarak görürsün ve tüm ruhların onlara yaratan tarafından verilmiş özgür irade armağanına, sahip olduklarını anlarsın.

233

... senden farklı insanlar hatalı değillerdir. Onlar yalnızca farklı ruhsal seçimler yapmaktadırlar.

233

... belki de huzur hissi böyle bir şeydir, bir tür hiçliktir.

242

Her şeyin saygıya değer, olumlu bir amacı vardı.

244

Çok fazla gerçek kaybedilmiştir.

245

Yaşam değişimdir. Bazıları büyük, bazılarıysa küçüktür, ama değişim olmaksızın gelişme olamaz. Ve değişimle gelişme acı ya da fedakarlık demek değildir.

259

Verilen bir armağan onu alana aittir, onunla ne isterse onu yapabilir.

266

Rhsallıkla bağlantısı olmayan hiçbir dış güç, hastalık ya da kaza yoktur.

273

Yeryüzü bir öğrenme ve deneyimleme yeridir.

273

Eğer kısacık bir an için kendi sonsuzluğumuzu anımsayabilseydik yeryüzünün duygularımız için bir okul olduğunu kolayca görebilirdik.

274

Bizler insan olarak duyguları deneyimlemek ve bedenlerimizi duygusal bilgeliğe ulaşmada birer araç olarak kullanmak için buradayız.

274

Beden, insanların ruhsal dünyasının, kaynağın, tüm atalarımızın, bizim kendi mükemmel sonsuzluk benliğimizin rehberliği için yaratılmıştır. Görme, işitme, tat alma gibi tüm duyular duygularla bağlantılıdır. Aslında duyguların duyularla bağlantılı olduğunu söylemeliyim, çünkü asıl olan duygulardır. |||

274

Kızgınlık aynı bedende yara açan ve çıkarılması zor bir mızrak gibidir.

276

Gücenme kızgınlıktan daha zararlıdır, çünkü ondan daha uzun sürer.

276

... keder aslında sevgi bağı olan bir çeşit üzüntüdür.

277

Korku bazı şeyleri sona erdirir. Korku kan akışını, kalp atışlarını, solunumu, düşünceyi, sindirimi – her şeyi bozar. Korku, ilginç bir duygudur. Çünkü bu, aslında insansı değildir. Bu duygu çok kısa süreli bir hayatta kalma rolüne hizmet ettiği hayvanlarda alınmıştır. Hiçbir hayvan korku içinde yaşamaz. İnsanların aslında korku duyacakları hiçbir şey yoktu. Onlar kendilerinin sonsuzluk olduklarını biliyorlardı. Onlar herhangi bir acı ya da rahatsızlığın geçici olduğunu biliyorlardı. Şimdiyese korku, gezegenimizi çevreleyen temel bir enerjı gücü haline geldi.

277

Herkes olumsuz bir durumda olmanın nasıl bir şey olduğunu deneyimler, ama bu deneyimlerde gerekenleri öğrenmemek sorumsuz, olgunlaşmamış ve bilgelikten uzak olmak demektir.

278

Birisinin yalnızca soluk alması onun yaşıyor olduğunu göstermez. Depresyon, zamanını yaşayarak geçirmemektir.

278

Söylediğin her söz buhara karışır ve asla yeniden geri getirilemez. 'Üzgünüm' diyebilirsin, ama bu ilk enerjiyi geri getirmez. 279

Doğmadan önce yapmayı kabul ettiğimiz şey herkesi sevmekti. 282

Tüm insanlardaki sonsuzluğu sev ve enerjini, bilinci seninkine benzayenlere ver. 282

Bir başkasını etkilemenin tek yolu ona örnek olmaktır. Kimse hazır olmadıkça değişmeyecektir. 282

Sen bu dünyaya bir ruhsal farkındalık düzeyinde geldin ve buradan daha genişlemiş bir düzeyde ayrılma fırsatına sahipsin. 282

Zihnindeki, duygularındaki, bütünlüğündeki yarayı iyileştir. Daireyi kapa ve ileriye yürü. 283

İnsan gözleriyle sevişebilir. Yakın olmak da her zaman gerekli değildir. Uzak mesafelerden çok büyük etkilerde bulunulabilir. 284

Kullanışlılık yeni bir yere yürümemek demektir. 289

... her şeyi yöneten birliktir. Değişime uğramış olanlar hiçbir insanın rüzgarın dansını, yıldırımın konuşmasını, çiçeklerin açmasını ya da meyvelerin düşmesini durduramayacaklarını bilmiyorlar mı? Dünyanın yarın bize neler sunacağını nasıl bilebilirsin ki? 289

Değişime uğramışlar dünyanın yarın olanlar için sakladığı bir şeylerin olduğuna inanmazlar. Dünyadan onlar sorumludur. Onlar insanların yeryüzünde zekaya sahip olan tek yaratık olduğuna inanırlar, onun için insanlar istedikleri her şeyi yapabilirler. Dünya onlara istedikleri gibi kullanmaları için verilmiştir. 289

Değişime uramışlar gerçekten kendilerinin dünyayı fethetmek ve yönetmek için yaratıldığına inanırlar. 290

Çocuklar öyküler uydurmaya ve bunları resimlerle göstermeye bayılırlar. 293

Ağaç boyu uzadıkça daha fazla eğilir. 295

... yedi yön vardır: kuzey, güney,doğu, batı, yukarıda gökyüzü, aşağıda yeryüzü ve içimiz. 295

Değişime uğramışların dünyasında yalnızca bir kişi en yukarıda olabilir, diğerleriyse, bir üçgen gibi, çoğu kişi en altta olacak ve üstlerindekini destekleyecek biçimde, onun altında kalırlar. 295

... bir anne ya da babanın çocuğunu yalnızca birisinin kazanacağını ve geri kalan herkesin kaybetmek zorunda olduğunu nasıl söyleyebileceğini anlamak zor. 296

... çekişme, eksiklik ve sınırlılık inancına neden olarak ve kıskançlık ve şiddet duygularını besleyerek, insanları birbirlerinden ayırmak için başka unsurların neden olduğundan çok daha fazla soruna yok açmıştır. 296

... değişime uğramış olanlar çekişmenin dünyayı bu kadar ileri götüren ve konforlu hale getiren şey olduğunu söyleyeceklerdir. 296

Aborijin ırkı her zaman bir üçgen yerine düz bir yap-boz bulmaca gibi çalışmıştır. Biz herkesin bu bilmecenin bir yerine uyduğunu ve her birinin de onun önemli bir parçası olduğunu düşünürüz. Herhangi biri olmaksızın biz eksik olurduk. Bulmacada doldurulmamış bir yer kalırdı. 296

Birisi bir başkasından daha iyi değildir. Her ikisi için de bir yer ve zaman vardır. 297

... hepimiz kendi rüya görmemizi yaşıyoruz. 297

Herkes müziği sever. 306

Eğer şarkı söyleyemeyeceğini düşündüğün için şarkı söylemezsen, bu senin içindeki şarkıcıdan bir şey eksiltmez. Sadece sahip olduğun yeteneğe saygı göstermemiş olursun. 306

Bazen küçük şeylerin değişmesi gerekir. 306

... hem müzik, hem de gülmek beden ve ruh için birer ilaçtır. 307

Bir bebek annesine aittir

Bir çocuk topluma

Bir genç öğretmenlere

Bir gelin kocasına

Bir anne ailesine

Bir yaşlı büyükanne ise halka aittir.

310

Su hiçbir soru sormaz, o içine girdiği kabın biçimi neyse o biçimi alır. Su sıcak ya da soğuk, buhar ya da yağmur olabilir. Su her şeye uyar. Su, bitkileri, hayvanları balıkları ve insanları besler. Su tüm yaşama saygı gösterir ve kendisini karşılık beklemeden verir. Su zayıftır, ama bir damla su zamanla bir taşta delik açabilir. İnsanlar onu çamurlu hale getirebilirler, ama rahatsız edilmediğinde su kendi kendini temizler.   316

... nerede olursa olsun her insanın anlatacak bir öyküsü vardır. 316

Değişime uğramış olanlar sır tutarlar ve her zaman doğruyu söylemezler. Onlar birisinin kendi kafalarından ve kalplerinden geçeni okumasından ve içlerinde sakladıklarının açığa çıkmasından korkarlar.   317

... doğaüstü olanla bağlantıya geçmek değişime uğramış olanların çoğu için korkutucudur. 317

Doğru ya da yanlışın olmadığını anlamalısın. 318

Doğru yanıt için kimse seni alkışlamayacağı gibi çoğumuzdan farklı düşündüğün için kimse sana kızmayacak. Dünya siyah ve beyaz değildir. Dünya bu ikisinin arasındaki tüm renklerdir. Senin için düşünmesi bile hasta edecek kadar itici olan bir şey başkaları tarafından, hatta başka bir zamanda, başka bir yerde ve başka bir durumda senin tarafından bile kutsal kabul edilebilir. 318

Yalnızca kendine karşı dürüst ol. Yaşamındaki şeyler hakkında hissettiklerini kabul et. Kendini gözlemle. Rahatsızlık duymanın hiçbir yanlış tarafı yoktur, yalnızca ne hissettiğini inkar etme ve saklama. Eğer kendi duygularına saygı duymazsan, bir başkasınınkilere saygı duyman olanaksızlaşır. 318

Hepimiz aynı kaynaktan gelip aynı kaynağa geri dönüyoruz ve hepimize aynı armağan verildi. 321

Yanılsama onu görenin gözlerindedir. 322

Zamandan üç biçimde söz edilebilir. Geçmiş, dün ve geride bırakılan zaman. Düz bir çizgi gibi olan gelecek, yarın ve önümüzde uzanan zaman vardır. Sonra zaman çemberi gelir ve ona döneriz. 325

Geçmişi değiştiremezsin. Geleceği garanti altına alamazsın. 325

Öneli olan tek zaman şimdidir, her bir an, her bir noktadır. Eğer her günü elimizden gelen en iyi biçimde yaşar, her şeyi en yüksek bütünlük düzeyimizde yaparsak, bu yolculukta birer insan olarak başarılı oluruz. 325

Her birimize, eğer biz dikkat edersek rehberlikte bulunulur. 326

Beni olduğum gibi kabul et, ben büyümeyeceğim. 328

... doğru an geldiğinde bizler rengarenk açarız. 329

Olmuş olan bir şey geri döndürülemez. 335

Belki de soun kurtarıp kurtaramamak değildir. Belki de bizler her şeyin bir zamanlar olduğu gibi kalmasına çalışıyoruz ve bunun yeryüzünü kurtaracağına inanıyoruz. Belki de dünya elden gitmiyor, yalnızca değişiyor, şiddetli bir biçimde değişiyor! 335

Beyaz dünya gerçeği söylemeye hevesli değil. 336

Sanırım kendine bir eş bulmadan önce kendini bulman bilgece bir davranış olur. 340

Ateş kutsaması

Ateş düşüncelerimizde olsun,

Onları doğru, iyi ve adaletli kılın.

Ateş bizi bundan daha azını kabul etmekten korusun.

Ateş gözlerimizde olsun.

Ateş yaşamdaki güzellikleri paylaşmamaız için gözlerimizi açsın.

Ateşten bizleri haketmediğimiz şeyleri almaktan korumasını diliyoruz.

Ateş dudaklarımızda olsun ki

Gerçekleri kibarlıkla söyleyebilelim,

Başkaarına hizmet edip onları yüreklendirebilelim.

Ateş kulaklarımızda olsun ki

Derin dinlemeyle,

Suyun akışını,

Ve tüm yaratılışı

Ve Rüya Görmeyi duyabilelim

Dedikodudan ve

Ailemize zarar verebilecek

Ve onu bölecek olan şeylerden korunalım.

Ateş kollarımızda ve ellerimizde olsun ki

Hizmet edebilelim ve sevgiyle dolabilelim.

Ateş tüm varlığımızda,

Bacaklarımızda ve ayaklarımızda olsun ki,

Yeryüzünde saygı ve dikkatle

İyiliğin ve doğruluğun yolunda yürüyebilelim

Ve doğru olandan uzaklaşmaktan korunalım.

341

Karşılaştığımız herkese aynı saygıyla davranmalıyız. 393

Erkek kadın arasında hiçbir ayrım yoktur. Amaç dünyasal başarı değildir, ruhsal yönde bir arayıştır. 396

Bize sessiz şarkılar söyleyen,

Bize birbirimiz yoluyla öğreten,

Sonsuz Birlik,

Adımlarıma güç ve bilgelikle rehberlik et.

Yürürken dersimin ne olduğunu görebileyeim,

Tüm yaratılışın amacına saygı duyabileyim,

Her zaman gözlerimin gerisinden konuşmama yardım et.

Gözlemlememe, ama yargılamamama izin ver.

Zarar vermeyeyim ve ziyaretimden geriye

Müzik ve güzellik bırakarak gidebileyim.

Sonsuzluğa geri döndüğümde,

Daire kapansın ve

Spiral eskisinden daha geniş olsun.

396

Yeryüzü, dersler ve gösteriler olan bir sınıftır. Dünya eşsiz canlılarla dolu eşsiz bir gezegendir. Burası evrende altı duyunun -görme, duyma, tat alma, dokunma, koku alma ve sezgi- enerji alanıyla kullanıldığı duygular haline geldiği, gözle görünen bir bedenin gözle görülmeyen bir ruha bağlandığı tek yerdir. 397

Bizler tüm yaratılışla biriz. 397

Eğer kişi 'şunları yapmalısın' yasalarını izlerse, şunları yapmamalısın yasalarına gerek kalmayacaktır. 398

'Şunları yapmalısın' ilkeleri şunlardır:

1) Bireysel yaratıcılığını ifade etmelisin

2) Sorumlu olduğunun farkına var

3) Doğumdan önce diğerlerine yardım etmeyi kabul ettin

4) Duygusal olarak olgunlaş

5) Eğlendir

6) Enerjini denetle

7) Müzükle uğraş

8) Bilgeliğe ulaşmak için çaba göster

9) Özdisiplini öğren

10) Yargıda bulunmaksızın gözlemle

398

Her birey dünyayı kendi içinde bulunduğu durumlara göre değerlendiri ve dünyaya sunacağı kendine has, eşi bulunmaz bir şey vardır. 398

Yaratıcılık sanatı içine alır, ama yalnızca sanatla sınırlı olmadığı gibi, resim çizme, beste yapma ya da yazı yazma, rahatsız olan birisini rahatlatma, çalışma ya da kargaşanın olduğu yere düzen götürme ya da bir çocuğa bir öykü anlatmak için yapılan yaratıcı edimlerden daha anlamlı da değildir. 398

İnsanlar eğer kendilerinin hiçbir yaratıcı yeteneği olmadığına inanırlar  ya da yaşamdaki bazı koşulların bu yaratıcılığı ifade etmelerini önlediğine inanırlarsa, ruhlarını zenginleştirme fırsatından yararlanmamış olurlar. 398

Toplum herkesin lider olma fırsatını elde edemeyecği bir yapıya sahiptir. 399

Yratıcılık olumlu olmak demektir. Ama hepimize özgür irade verilmiştir. Bunu kendimiz ve dünta için olumsuz bir biçimde kullanmak mümkündür. 399

Yaratıcılığımızı saçımızı tararken, elbiselerimizi seçerken, evlerimizi düzenlerken, bahçe kurarken, bir araç yaparken, hatta bir şeyi onarırken bile ifade edebiliriz. Burada anahtar, yaptığı edimlerin kişiyi ifade etmesi ve ifade ettiği her şeyin onun gurur duyduğu bir şey olmasıdır.  

399


Bu gezegende bir misafirin ve bundan dolayı, senden ya buraya geldiğin gibi ya da daha iyi bir durumda buradan gitmen beklenmektedir. 399

Sen kendi dertlerini anlatamayan ya da kendi kendilerine yardım edemeyen diğer canlılara iyi bakmaktan sorumlusun. Verdiğin sözlerden, yaptığın anlaşmalardan ve tüm edimlerinin sonuçlarından sorumlusun. 399

Ruhsal evrimin başlayıp sona eren bir şey olmadığını anlamak önemlidir. Bu, bir musluğu açıp kapamak gibi değildir. 399

Bir insan öldüğünde, ondan geriye kalan fiziksel artık atılırken yalnızca ilginç bazı etkinliklere bir ara verilmiş olur. Aslında birisini öldürmek olanaksızdır. Ölüm onların fiziksel ifadelerine bir son veriri ama insanlar sonsuzluğun varlıklarıdır. 399

Düşüncesizliğinden olduğu kadar zararın dokunduğu birine verdiğin tüm acıdan ve bunun zarar gören kişiye bağlı olan tüm diğerleri üzerinde yaptığı etkiden de sorumlusun. 400

Ölen kişi kötü niyet beslemez. Kötü niyet besleyen, toplumdur. 400

Dengeyi yerine getirmek için, söylediğin ve yaptığın her şeyden sorumlu olman gerekir. 400

Yaşama saygı göstermeli ve onu korumaya çalışmalısın. 400

Bedeninden sorumlusun. Bedenin senin bilincini biçimlendirmene yardım ettiği ve yaşam verdiği unsurlardan ödünç alınan bir armağandır. Bedenini ihmal etmek ya da hor kullanmak sorumsuzluktur. 400

Herkes cinsel edimlerden sorumludur. Yaptığın çocukların ruhlarına rehberlik etmekten, onların bedenlerini korumaktan ve duygusal açıdan onlar için olumlu birer örnek olmaktan sorumlusun. 400

Yaşam insanlara onu yalnız bir yolcu olarak geçirmeleri için verilmemiştir. 401

Bizler bir diğerimizi desteklemek ve birbirimize bakmak için yaratıldık. Yptığımız her şey, 'her yerdeki tüm yaşam için en iyi olan nedir' sorusu akılda tutularak yapılmalıdır.   401

Başkalarına hizmet etmek, onlara yardım etmek, bilgiyi paylaşmak ve başka birinin yaşamına olumlu bir katkıda bulunmak demektir. 401

Herkes saygı duyulma ve değer verilme hakkına sahip olarak doğar. 401

Hizmet kendin için, zafer kazanmak ya da ekonomik kazanç sağlamak için birşeyler yapmanın tersidir. 401

Hepimiz neşe, mutluluk, umut, barış, sevgi ve benzeri duyguları olduğu kadar kızgınlık, depresyon, umutsuzluk, suçluluk, hırs, üzgünlük ve endişe gibi tüm duyguları da ifade ederiz. 401

Kişi olgunlaşırken ve insan olmanın ne demek olduğunu anlamaya başlarken amaç; gelişmek, duygularını disipline sokmak ve seçmektir. 401

Kendinin olmana izin verdiğin kadar mutlu olursun. 402

İlişkiler ve olaylar birer dairedir. Bunlar başlar, devam eder ve bir noktada sona erer. Eğer duygusal olarak olgunlaşırsan, daireleri kapatmakta, zedelenmiş uçlar bırakmamada, olumsuz duyguların kalmamasını sağlamada hiçbir zorluk çekmezsin. 402

Duygularına, özellikle neşe ve kedere saygı göstermenin de bir yeri vardır. Bunları bastırmak fiziksel sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına neden olabilir. 402

Gülmek ve neşeli olmak yoluyla, bden sağlıklı kalabilir ve sağlık sorunları düzeltilebilir. 402

Amaç herhangi bir biçimde yıkıcı olmaktan kaçınmaktır. 403

... anahtar doğruluktur. Yalnızca gerçeği söylemediğin sürece kim olduğun, neden burada olduğun ve nasıl olduğun gerçeğini arayamazsın. Her zaman gerçeği söylemelisin. 403

İnsanlar enerjiyi ne yaratabilir, ne de yok edebilirler. Biz yalnızca onu kullanabilir, değiştirebili ve yeniden düzenleyebiliriz. 404

Var olan tüm enerji zaman açısından aynı anda yaratılmıştır. 404

Her sözcük, her edim, üzerine yoğunlaştığın her düşünce bir enerji taşır. 404

Söylediğin her sözcük senden ayrılır ve buharların içine gider. Sözlerimiz asla yeniden getirilemez, asla düzeltilemez, asla geri alınamaz. Söylediğimiz sözler, gezegeni çemberleyen katmanın bir parçası haline gelir. 404

Neyin üzerine yoğunlaşırsan o, büyüyüp gelişir. 405

Kendini mağdur durumda hissetmek, bir kurban gibi görmek, başkalarını suçlamak ve kendine acımak yalnızca olumsuz titreşimlere yenisini ekler. Tutumunu değiştirmelisin, affetmeli ve unutmalısın. Daha iyimser olmalısın, olumlu olana bakmalısın. 405

İnsanlara verilen en büyük armağanlardan biri de herhangi bir başka canlıdan çok daha geniş kapsamlı sesler çıkarabilme ve ses çıkaran müzik aletleri üretebilmek yeteneğidir. 405

Müzik, ruhun konuşmasıdır. 406

Bilgelik, bilgiden çok farklı bir şeydir. 406

Bir kimse son derece zeki olabilir ama bir gram bilgeliğe bile sahip olmayabilir. 406

Bilgelik, kişinin bilgiyi nasıl kullandığıdır. 406

Bilgelik, konuyla ilgili olan herkesin iyiliği göz önünde tutularak yapılan; bilerek, isteyerek yapılan bir seçimdir; belirli bir biçimde hareket etmeyi ya da hiçbir harekette bulunmamayı seçmektir. 406

Okuma ve yazmanın kişiye yardımı olabilir, ama bunlar bir insan olarak başarılı bir ruhsal yolculuk yapmak için gerekli değildir. 406

Herkes yaratıcıyla birdir. Tüm yaratılış aynı tek kaynaktan gelir. 407

Tüm varlıkların amacına saygı duymak ve her yerdeki tüm yaşam için en iyi olanı yapmak, bilgeliğin bir göstergesidir. 407

Kalbinden gelen sesi dinlemek sana bir şeyin ne zaman yeterli olduğunu söyleyecektir. 407

Kafanın söylediklerini duymakla kalbinden gelen mesajı dinlemek arasındaki farkı öğren. Kafanın konuşması toplumun bir ürünüdür. Kalbin konuşması sonsuzluktan gelir. 407

Tüm insanlar manevi ruhlardır. Hepsi aynı anda yaratılmıştır. Kimse bir başkasından daha yaşlı, daha zeki ya da daha iyi değildir. Hepsine aynı armağan, özgün irade armağanı, yani seçme özgürlüğü verilmiştir. 408

Kaynak mükemmeldir ve kaynak tarafından yaratılan her şey mükemmeldir. Bizler ruhsal açıdan mükemmel olarak yaratıldık ve öyle kaldık, ama bize verilen armağan başka türlüsüne inanmamıza ve başka edimlerde bulunmamıza izin verecektir. 408

Sonsuzluk açısından hiçbir hata yoktur. 408

Eğer yargıda bulunursan, bağışlamayı da öğrenmelisin. Başkalarını bağışlamayı, durumları bağışlamayı, kendini bağışlamayı... 409

Yargıda bulunmadan gözlemlemeyi kullandığında bağışlamaya gerek kalmaz. Gözlem, anlayışla her şeyin mükemmel bir tanrısal düzene sahip olduğu gerçeğini, insan olarak bizlerin yalnızca bu mükemmelliğimizin daha azını yaşamayı seçtiğimiz gerçeğini bilmekle bağlantılıdır. 409

Hergün potansiyelimize biraz daha yaklaşabiliriz; bunun bir yansıması olarak dünya da daha tanrısal bir yer haline gelecektir. En sonundaysa güzel, altın dairenin kapanmasına tanıklık edeceğiz. 409

Bir Önceki Sayfa...

Yukarı Çıkmak İçin...