Ana Sayfa

Kitap

 

 

ŞAMPİYONLARIN KAHVALTISI- Kurt Vonnegut jr. / e Yayınları


Bu kitap da Sofi'nin dünyasını anımsattı. Neden bilmem, bana kitaplar hep bir başka kitabı hatırlatmıştır. Görüldüğü üzere yine öyle oldu. 

 

Kahramanların yaratıcısı olmak! Herkese istediğimiz her şeyi yaptırabilir, istediğimiz her şeyi söyletebilir, istediğimiz her suçu işletebilir ve istediğimiz her güzelliği yaşatabiliriz kendi elimizle. Ve bu yüzden de hiçkimse suçlayamaz, yargılayamaz bizi. Birkaç eleştirmen kendince kaleme alır yazdıklarımızı; o kadar. Ne suçlar yüzünden hapse tıkılır, ne güzellikler yüzünden namzet olur, ne de söylenenler yüzünden sorgulanırız. Kalemimizdir olup biteni zihinlere taşıyan. Bir hayaldir!

 

Yani:

'Her insanın açıkça belirlenmiş bir rolü vardı oynayacak.'

 Naz FERNÎBA  


Çeviren: Mehmet Doğan - 1974 - İstanbul


 

 


Kitabın İncileri

Sayfa


Bizler ancak fikirlerimiz insanî olduğu ölçüde sağlıklıyızdır.

32


Herkesin kaderinde kötü günler olabilir.

59


İnsanlar türlü çeşitli kazalardan sonra cankurtaran arabalarına doldurulduklarında olsun, uygunsuz davranışlardan ötürü tutuklandıklarında olsun, hırsızlık yaptıklarında ya da burunlarına filan yumruk yediklerinde olsun hep aynı soruyu sorarlardı: Neden ben?

59


Ona yaşamaya değmeyenbir yaşam vermiştim, ama aynı zamanda yaşamaya karşı demir gibi bir irade de vermiştim.

85


Yaşam tehlikeli, biliyorum, hem canına da okuyabilir insanın. Ama bu onun mutlaka ciddi olduğu anlamına gelmez.

100


... nedense, alışılmamış düşünceler düşman doğururdu.

149


Her insanın açıkça belirlenmiş bir rolü vardı oynayacak.

155


Bazan şu evrenin yaratıcısının yaptığı işlere bakarım da, şaşakalırım.

172


Yolumu kaybettim ben. Beni elimden tutup ormanın dışına çıkaracak birine ihtiyacım var.

180


... benim asıl yüreğimi ağzıma getiren şey geçmiş!

200


Asıl gösteri kafamın içinde benim.

214


Öğrenecek ne çok şey vardı şu dünyada!

218


Bizim hiçbir zaman görmediğimiz hakikat ateşinin ortasından öteki tarafa geçmek cesaretini gösterdiği için korkunç yaralı bir insan görüyorum. Sonra da öteki tarafı bize anlatmak için geriye dönmüş bir insan.

248


Hepimiz bir topun yüzeyine yapışıp kalmışız. Gezegen top biçiminde. Herkes anlıyor görünüyor, ama hiçkimse neden o yuvarlağın üzerinden aşağı düşmediğimizi bilmiyor.

256


Mnatıkî olmak için yaratılmamış bir evrende boyuna mantık aramak zorunda kalmak, elbette tüketir, bitirir insanı.

270



Bir Önceki Sayfa...

Yukarı Çıkmak İçin...