|
Kitabın
İncileri |
Sayfa |
|
|
Gerçekler
nasıl da derinlerde gizlidir.
|
12
|
|
|
Duygular
düşüncelerden daha hızlıdır, doğruyu da daha çabuk bulur.
|
19
|
|
|
Kimi
zaman bir an yaşanır, hiçbir zaman birimiyle ölçülemez. Belki
bir saniyedir, belki dakikalar, belki saatler, belki bir
ömür...
|
20
|
|
|
Günümüzün
insanı ulaşamadığı gerçeklerin yerine bebekleri koyarak mutlu
olmanın yolunu arıyor.
|
20
|
|
|
...
insan kirleniyor... insanın; duyguları kirleniyor,
düşünceleri kirleniyor, umutları kirleniyor, sevinçleri
kirleniyor. İnsan insana duyarsız. İnsan insana ilgisiz. İnsan
insana kayıtsız. Oysa insanı görmemiz zorunlu, insana bakmamız
zorunlu.
|
23
|
|
|
Adı
konmamış bir kölelik düzenini yaşamaya zorlanıyoruz. |
24
|
|
|
Umut,
boş beklentilerle karıştırılıyor.
|
24
|
|
Mutluluk;
yasaklarla, tabularla, suçlulukla kirletiliyor.
Mutsuzluk yaygınlaştırılıyor, yerleştiriliyor, kutsanıyor. |
24
|
|
|
Sevgi
de; sahip olmayla yer değiştiriyor. Sadece sahip olduğumuz
şeyleri seviyoruz. Sahip olmadığımız hiçbir şeye sevgi
duyamıyoruz.
|
26
|
|
|
Önyargısız,
şartlanmadan, baskı altında kalmadan, korkmadan,
suçlanmadan özgürce düşünelim...
|
29
|
|
|
Sahip
olma bencilliğinin yarattığı nefretin yerine sevginin,
düşmanlığın yerine dostluğun nasıl geldiğini görelim. |
30
|
|
|
Her
bahar doğa gençleşir, biz yaşlanırız. ‘Bahar yorgunluğu’
dediğimiz de, bizim baharla uyumsuzluğumuzdur. |
33
|
|
|
Sevgiyi
izne bağlamadık mı? Sevgiyi alıp satmadık mı? Sevgiyi ‘sen
bana-ben sana’ terazisine vurmadık mı? Sevgiyi korkutmadık
mı? Sevgiye saygısızlık etmedik mi?
|
35
|
|
|
Sevgi
yürekle görülür, yürekle bilinir, yürekle yaşanır.
|
37
|
|
|
Sevgi
bahar gibidir. İzin istemez ve değerini bilenindir.
|
37
|
|
|
Olaylara
bir kere de kuşkuyla değil de ‘Neden olmasın?’ diye bakmaya
çalışın.
|
45
|
|
|
Doğayı
kafeslere koyuyoruz, evimize kapıyoruz, onlarla oyalanmaya
çalışıyoruz.
|
46
|
|
|
Her
şeyi metalaştıran bir yaşama biçiminde, duygular bunun
dışında kalır mı?
|
46
|
|
|
‘Vermek’
bir gönül tadıdır, bir davranış inceliğidir, bir insan
eylemidir.
|
55
|
|
|
Mutluluk
saklanamaz. Mutluluk insanın içinden sızar, bir yerlere girer,
orayı değiştirir. Bir de kokusu vardır. Bilir misin mutluluk
kokar. |
61
|
|
|
Koku
ve dokunma. İşte gerçek iletişimin iki yolu. İnsanlar ikisini
de unuttu.
|
62
|
|
|
Dikkat
edin, kendimizi hep başkasının gözüyle görmeye alışmışızdır.
Hep ‘başkaları bizi nasıl bulur’ diye düşünmüşüzdür.
|
96
|
|
|
İnsan,
insanca davranırken sadece büyür.
|
97
|
|
|
Öfke
kızartır, kızgınlık karartır, heyecan soldurur.
|
99
|
|
|
Keşke,
kendi bencilliğimizden, körlüğümüzden bir sıyrılabilsek.
|
115
|
|
|
‘Genç
kadın olmak’ kendisine yazgı diye tanıtılan kafesi kabul
etmemek, yazgının ne olduğunu sormak, yazgı denilen kafesi
kırmak için çaba harcamaktır.
|
135
|
|
|
‘Çağdaş
kadın’, kendini erkeklerin gözüyle değil, kendi insanlık
değeriyle, değerlendirmek istemektedir.
|
140
|
|
|
İnsanın
her davranışının altında, sanıldığından daha karmaşık bir
ruhsal mekanizma vardır.
|
146
|
|
|
Kurumlar,
insanların daha insan olmaları için varsa yararlıdır.
|
159
|
|
|
‘Kendi
olmaktan vazgeçmek’ aslında ‘yaşama cesaretinden
vazgeçmektir’. Evlilik kurumunu böyle görmek özünde insanın
kendi kişiliğinden vazgeçmesidir ve yanlış olan da budur. |
159
|
|
|
Hiç
unutmayın ki, mutluluğa yakın insanlar, gerçekte özgür ve
bağımsız kişilikte olanlardır. |
159
|
|
|
Sevgiyi
bilmeyenler, onu reddedenlerdir. Sevgiyi reddetmenin asıl
nedeni de bencillik ve korkudur.
|
169
|
|
|
Sevgi,
verebilme soyluluğuyla yaşama cesaretinin ortak ürünüdür.
|
169
|
|
|
‘Kıskançlık
olayının’ gelişiminde hem ‘sevgi duygusu’, hem de ‘mülkiyet
duygusu’ rol oynuyor.
|
180
|
|
|
Kadının
erkeği, erkeğin kadını kendi malı sayması kıskançlığın asıl
nedeni.
|
181
|
|
|
İnsanlar
güvensizliklerinin adını sevgi koymuşlar,
korkularını gizliyorlar.
|
182
|
|
|
Duyguları
olgunlaşmamış, düşünceleri gelişmemiş insan, yaşamak için
başkasına yaslanmak zorunda kalıyor.
|
182
|
|
|
İçimizde
engellenen öyle çok insan var ki; fark etmediğimiz, yaşama
hakkı vermediğimiz, dönüp bakmadığımız öyle çok insan var
ki...Belki de asıl yanlışımız bize öğretilen ‘tek insan
öğretisine’ inanarak yaşamamızdır.
|
188
|
|
|
İki
insan çaba harcadıkları zaman, kültür ayrılığını, kültür
zenginliğine dönüştürmeyi başarıyor.
|
202
|
|
|
Gelecek
yalnız erkeklerin değil, yalnız kadınların değil, bütün
insanların geleceğidir. |
212
|
|
|