|
Kitabın
İncileri |
Sayfa |
|
|
Bu gene geçmişin baştan çıkarıcılığı olsa gerek. Şu anın
geçmiş zaman olmasını bekle. Ne denli mutluyduk anlayacaksın.
Susan Sontag |
11
|
|
|
İçimdeki genç kız, düşlerinden, coşkusundan büsbütün vazgeçmek
istemiyor. |
11
|
|
|
Eksilmekteyim. |
12
|
|
|
Birçok şey geri gelmeyecek biçimde benden uzaklaşmış sanki. |
12
|
|
|
Korkuyorum biraz. İçimin boşalmasından, ufkumun daralmasından,
düşüncelerimi diri tutacak eylemlerden uzak kalmaktan
korkuyorum. |
12
|
|
|
Yolunca yordamınca unutmuşum unutulması gerekenleri. |
13
|
|
|
Alışkanlıklarından ve öğrendiklerinden nasıl olsa arınabilir
insan. Sınırsız bir unutuşla öte yana atlayabilir. Her yeni
oluşum özümsenebilir zaman içinde. |
14
|
|
|
Hayatım boyunca melankoliye ve kaybettiklerim için derin
yaslar tutmaya eğilimli biri oldum. |
15
|
|
|
Birçok arkadaşım oldu. Kimileriyle çok uzun yıllar sürdü
ilişkim. Adlarını çoktan unuttum onların. Bir dönemeçte
hayatımdan çıkarmak zorunda kaldıklarım ya da birgün
birdenbire yabancı bulduklarım oldu. Yıllar sonra karşılaşıp
yeniden sevdiklerim de. Ama kesin olan bir şey var. Her zaman
yalnız oldum. İçimde, giderilemez bir yalnızlık taşıdım. |
16
|
|
|
Yakınımda duran, kolayca ulaşabileceğim hiçkimse
ateşleyemiyordu ruhumu. |
16
|
|
|
Uygun dili yakalayamıyordum bir türlü. Yan tutmadan, dilim
dolaşmadan anlatamıyordum kendimi. |
17
|
|
|
Yazılmış ve yayımlanmış her kitap insanın hayatını az çok
değiştirir. |
18
|
|
|
Sessizlik. Acıdan geriye kalan boşluk. |
19
|
|
|
Doğru, ölüm hiçbir şeyi silemez. Siz öldüğünüz zaman, öykü
daha bir gerçek, daha bir güzel olacak... Marguerite Duras |
21
|
|
|
Belki kimi zaman unutmuş gibi yapıyorsa bu acıyı yeryüzünden
kaldırmak isteğindendir. |
21
|
|
|
Başka türlü ölmek, ölümümü seçebilmek isterdim. |
23
|
|
|
Yaşamak tasarlanmış ve ertelenmiş bütün ölümlerdir belki de. |
24
|
|
|
Yapmak istediğim o kadar çok şey var ki daha... diyorum
doktora. |
25
|
|
|
Yaşamak. Ama nasıl da pamuk ipliğine bağlı yaşamak. Nasıl da
tuzaklarla dolu. İyi kötü, beklenmedik sürprizlerle. |
26
|
|
|
Evet, dünya güzel. Adil değil, biliyorum, pek huzurlu bir yer
değil, dört bir yanında savaşlar, açlık, kötülük sürüp
gidiyor, ama iyi şeyler de var ve şimdilik yaşamak için en
elverişli gezegen burası. |
26
|
|
|
Ölüler sanıldığından daha çabuk unutulurlar. |
27
|
|
|
Her insan yükünü kendi taşır ister istemez ve düşmeden önce,
düştüğünde başına gelecekleri bilemez. |
27
|
|
|
Kurulan her yeni denge çabucak bozulabilir. |
28
|
|
|
Geçmiş, geçmiştir ve geleceğin önü bir anda kesilebilir. |
28
|
|
|
Kendimi, bütün yaşadıklarımı bağışlıyorum. |
28
|
|
|
Hep kıskandım 'doğru' sevmiş ender kişileri ya da öyle
görünmeyi başarabilenleri. |
29
|
|
|
... nasıl olsa her aşk, kazaya, yanlışa dönüşür zamanla. |
30
|
|
|
Yanlışlıklar, kaygılar, kederler, insanca şeyler var ardımda. |
31
|
|
|
Sonradan anımsananlar dokunaklı, iyi ve değerli görünür
insana. |
35
|
|
|
Gerçekte her savaş korkunçtur. Yıkar insanı. Derin yaralar
açar. Dahası öldürebilir. |
37
|
|
|
Yalnızlık insanın dış kabuğunu kalınlaştırıyor. |
37
|
|
|
Hem boyun eğmez biriyim, hem de kurallara uymaya çalışıyorum. |
38
|
|
|
Bütün dünyamı istedin benden. Beni ben kılan dokunulmaz
saydığım her şeyi. |
40
|
|
|
En dokunulmaz, en zayıf yanım oldu çocuklarım. |
41
|
|
|
Gitmekle karılmıştı mayam çünkü. |
51
|
|
|
... birçok nedenden ötürü dayanılmaz olduğumu biliyorum. Çoğu
kez kendi kendime bile dayanamadığımı biliyorum. Başkaları
için herkes az çok dayanılmazdır aslında. |
52
|
|
|
Aramızdaki bağı belki de aşırı bir duygusallıkla ve gereksiz
yere tekrar tekrar sınadık ve bu yüzden hırpalandık. |
52
|
|
|
Kimse benden bir şey beklememeli. |
57
|
|
|
... saçımın tek bir telini bile şimdi daha iyi tanıyor değilim
ve kendime eskiye oranla tek bir adım bile yaklaşamadım.
Arkamdan hep meçhul bir kadın izledi beni, bir başka meçhul
kadınla birleşmek üzere. Ingeborg Bachman |
62
|
|
|
Sevginin olduğu yerde her şey geçerli ve güzel, olmadığı yerde
ise yapay, boşuna ve yorucuydu bence. |
63
|
|
|
Ben bedenimle olabildiğince barışık yaşamak istiyorum oysa. |
72
|
|
|
Her birimizin hayatı insan çoğunluğunun yaşadıklarından
oluşuyor. |
72
|
|
|
Bir masanın başında saatlerce oturabilmek için çok güçlü olmak
gerekir. Dayanıklılık ister yazmak. |
73
|
|
|
Kadınlık yazgısı çilelerle özdeş sayılıyor hâlâ. |
74
|
|
|
Kendimi hiçbir zaman kusursuz hissetmedim. Tersine kusurlu
olmaktan hoşnutluk duyduğumu bile söyleyebilirim. Kusursuz
insanları hiçbir zaman yakın bulmadım kendime. Ürktüm
onlardan. Kaçtım. |
75
|
|
|
Yaşadıkça, dünyanın öğretilenden farklı olduğunu kavradım ve
kendim için gerekli bulduğum her şeyi başkalarının değer
ölçülerinin dışında tutmaya çalıştım. |
75
|
|
|
Her gün binlerce hayat sona eriyor yeryüzünde. |
84
|
|
|
İlle de uzun yaşamaktan yana değilim. İnsan yaşamaktan
yorulabilir. Bıkabilir. Daha kısa yaşayabilirim, yeter ki
insanca olsun. |
87
|
|
|
... hayatımız hiçbir zaman bir tek zamandan, bir tek öyküden
ve durumdan ibaret değil. |
96
|
|
|
Artık şundan eminim; insanın geçmişi ya da geleceği
görebilmesi için biraz deli, yaşamı anlayabilmesi için yaşamın
biraz dışında olması gerek. |
101
|
|
|
Bu çocuk bu isimle sürdürecek hayatını, kolay değil. |
118
|
|
|
Böyle ne beklediğini bilmeden beklemek yorucu ve umutsuz bir
bekleyiştir biliyorum. |
130
|
|
|
Anlıyorum ki yazmak her zaman benim hayatımın yarısı olmuş. |
133
|
|
|
Ben bütünüyle anlayabildim mi kendimi? İnsan başarabildi mi
bunu? |
133
|
|
|
Hep aşılması gereken bir eşik daha oldu önümde. |
142
|
|
|
bir vurgun olmayacak artık yüreğimdeki ve yatağını
değiştiren bir nehir gibi sanki
geri gelmemek üzere giden bir şeyin
kanat sesleri kalacak yalnız kulaklarında
Lale Müldür |
151
|
|