Ana Sayfa

Kitap

 

 

GECE ANA - Kurt Vonnegut / e Yayınları 


Kurt Vonnegut'un şimdiye kadar okuduklarım arasında en akıcı romanı. Yine hayat öyküsü... Yine yahudiler... Yine Auschwitz... Yine ölümler... yine... yine... yine... savaş, bitiş, kaçış, direniş falan da filan...

 Anlatacak çok bir şeyim yok. Sanırım bugün canım yazmak istemiyor. Özellikle de bu kitap üzerine. İşte böyle bir kitap daha... bazen okuduğum bir kitap üzerine ne yazmak, ne de konuşmak isterim. Belki tadını kaçırmamak için, belki de çağrışımlarını korumak için... bilemem...

 Varsın olmasın kelimeler bu kitap üzerine, söyleyebileceğim. Nasıl olsa bu o kitabı ne yoklaştırabilir, ne olanları değiştirebilir, ne de olacakları ve de olabilecekleri.

 Her ne ise işte...

 Fakat şu bir gerçek, Kurt Vonnegut zor bir yazar. Belki de budur onun kitaplarının, okuyuş seyrine kattığı tad.Taşları yerine oturtmak için çabalıyorsun. Cümleler arasındaki uçurumları başka cümlelerle kapatmaya çalışıyorsun. Hayal ediyorsun ya da arada yazılmayan cümlelerin ne olabileceğini düşünüyorsun. 'Okuyun' derim bu yazarın kitaplarını. Ama bir de 'beklemeyin' derim, tekdüze anlatım, tekdüze öyküler. Şu da var, Kurt Vonnegut'un bütün kitapları sanki bir zincirin halkaları gibi. 

 'Biraz daha düşün, bak daha neler anlarsın.' 


Çeviren: Esin Talu - Çelikkan - Yapı Kredi Yayınları - 1997 - İstanbul


 

 


Kitabın İncileri

Sayfa


 Olup bitenleri denetlemek benim elimde değil. Onun için de üzerinde durmuyorum. 54

 Yeni dostlar edin, ama eskileri de unutma. 59

 Ne olmuşsam olayım, ne demek istemişsem isteyeyim, gereksindiğim tek şey, eleştirilemeyecek kadar yüce bir sevgiydi. 62

 Akılcı sağlığın kurulması için herkesin birtakım oyunlar oynaması gerektiği kabul edilmektedir. 63

 Daima kendi başıma olduğum halde onun şerefine kadeh kaldırıyor, her sabah günaydın, her akşam iyi geceler diyor, onun için müzik çalıyor ve başka da hiçbir şeye aldırış etmiyordum. 67

 Tarih çoğu kez sporla elele yürümüştür. 72

 İşe girmek için başvuruşumun tek nedeni; kendi kendime, benim gibi bir insanın yaşamakta olduğunu göstermekti galiba. 77

 İnsan herkesi hoşnut edemiyor. 105

 Savaşta mutluluğa yer yoktur. 115

 Her insanın, her şeyi bilmesine imkan yoktur. 115

 Hiçbir şeyin anlamı hiçbir şeydir. 119

 İnsanların gerçekleri söylediği anlar da vardır. 128

 Hepimizin birtakım kötü huyları vardır. 128

 Hepimizin bağlandığı birşeyler vardır. 128

 İnsanlar dünya savaşları yüzünden değişmelidir zaten. Yoksa dünya savaşları neye yarar. 147

 İnsanın dostları da olmasa hayatın anlamı kalır mı? 164

 Belki birgün gelecek, başımıza bu işleri açtığı için tanrıya teşekkür bile edeceğiz. 168

 Gerçek bir dostun ne olduğunu öğrendim. 169

 Ne var ki, gülünç olunamayacak kadar sert yüzlü bir dünyada yaşıyorduk. 172

 Hayat birtakım evrelere bölünmüştür. Her biri, ötekinden değişiktir. Ve insan her evresinde kendisi için neler olabileceğini kestirmek zorundadır. Başarılı bir hayatın sırrı budur işte. 176

 İyi insanları ayak altında tutmak zordur. 183

 Bol bol öğrenin! Her şeyde önde olun! Vücudunuzu temiz ve güçlü tutun! Düşüncelerinizi kendinize saklayın! 186

 Ölüleri gömmek, her ölüden bir hisse çıkarmaktan çok daha büyük bir iştir. 197

 Gerçek iyi casuslar parayla pek ilgilenmezler. 202

 Gerçeği söylemek isteyen yanım uzman bir yalancı oldu çıktı. İçimdeki sevgili, müstehcenlik örneği oldu.  215

 Her gün tarihe geçer. 235

 Her meslek hayatının bir sonu vardır. 235

 Donup kalmıştım.

 Bir suç işlediğimi düşünerek donup kalmış değildim. Suçluluk duygusuna kapılmamayı öğretmişimdir kendime.

 Donup kalışımın nedeni, korkunç bir kayba uğramışlık duygusu da değildi. Kendime, hiçbir şeye tutku duymamayı öğretmişimdir. 

 Donup kalışımın nedeni, ölümün iğrençliğini düşünmem de değildi. Kendime, ölümü dost gibi görmeyi öğretmişimdir. 

 Donup kalışımın nedeni, bir haksızlık karşısında duyulan buruk öfke de değildi. Çünkü kendime, insanoğlunun elmas bulacağım diye karıştırdığı çöplükte cezalandırılabileceğini öğretmişimdir. 

 Donup kalışımın nedeni, böylesine sevgisiz kalışım da değildi. Kendime sevgisiz yaşamayı öğretmişimdir.

 Donup kalışımın nedeni, tanrının acımasız olduğu düşüncesi de değildi. Kendime, O'ndan bir şey beklememeyi de öğretmişimdir.

 Beni donduran şey, hayatın hangi yönünde ne yapacağımı bilemez oluşumdu!

238

 Herkes tek başına ufak tefek birşeyler yapar. Sonunda bakarsın ki yaptığın şey oluvermiş. 242

 Damlaya damlaya birikiyor. Kimse farkında değil. 242

 Gördüklerim, duyduklarım bazen cesaretimi kırıyor. 243

 Bazan herkesin cesaretinin kırıldığı olur. 243

 İnsanların değişik zamanlarda değişik davranmalarının nedeni, hep değişik kimyasal maddeler yedikleri için olsa gerek. 243

 Biraz daha düşün, bak daha neler anlarsın. 243

 Dünyaya ne olduğunu merak ediyorsundur belki. 244

 Hayatta yapılacak hiçbir şey kalmadı diye düşünürken tam, bir de bakıyorsun ki düşünmediğin bir konuya yönelivermişsin. 252

 Aslında her kötü insanın içinde biraz iyilik vardır. Hiç değilse kötülüğü kadar bir iyilik de bulunur. 254

 Dövüşmek için, sayılamayacak kadar çok neden bulunabilir. Ama insafsızca nefret etmek için hiçbir neden yoktur. Kötülük nerede? Tanrıyı da kendi safındaymış gibi kabul edip, sınır tanımadan nefret eden her insanda büyük ölçüde kötülük gizlidir. İnsana iğrençliği çekici gösteren de insanoğlunun bu yanıdır. 256

 Eğer tanrının kışlasında nefer olmayı bu denli arzuluyorsan, ilkin selamet ordusu'ndan başla. 257

 İnsanlar ne garip işler ediniyorlar kendilerine. 263

 ... kendime karşı en acımasız tanık ben olacağım herhalde. 265

 Çeviren: Esin Talu - Çelikkan - Yapı Kredi Yayınları - 1997 - İstanbul


Bir Önceki Sayfa...

Yukarı Çıkmak İçin...