| ...
uzun zamandır koyuverilmeyen bir ırmak gibiyim.’ |
12 |
|
| ‘Bir
insan hayatının doğumu ile başladığından emin misiniz?’ |
17 |
|
| ‘Kan
kanı yok eder.’ |
20 |
|
| ‘...
gelecek, geçmişin duvarları içinde değildi.’ |
28 |
|
| ‘...
herkes kendi tanrısına, diğerlerinin dualarını susturması için
yakarıyordu.’ |
31 |
|
| ‘Alt
tarafı gelecek, özlemlerimizden kuruludur, başka neden olacak?’ |
33 |
|
| ‘Gerçek
öğretmenler, size geğişik gerçekler öğretenlerdir.’ |
34 |
|
| ‘...
bir çocuk, doğumundan itibaren sevilmediği duygusuna kapılırsa,
asla tam olarak yanılmaz.’ |
38 |
|
| ‘...
seçimi bizler için biz değil, tarih yaptı.’ |
39 |
|
| ‘...
ailelerin çocuklara düşüncelerini, o anlık sevinçlerini ya da
kaygılarını belirten isimler vermeleri çok kötü bir alışkanlık.’ |
39 |
|
| ‘...
bir isim, insanın ömrü boyunca yazacağını yazabilmesi için
bembeyaz bir sayfa olmalı.’ |
39 |
|
| ‘Babamın
bütün düşleri benim omuzlarıma bindi.’ |
40 |
|
| ‘Günü
geldiğinde neye karar verdinse, yalnız onu yapacaksın. Babana nasıl
kabul ettireceğini değil, ne istediğini düşün ve istediğinden
emin ol.’ |
41 |
|
| ‘Çok
yüksek sesle konuşanlar, hareket yeteneklerini yitirirler.’ |
53 |
|
| ‘Müthiş
şeyler anlatacak nice insan var.’ |
63 |
|
| ‘...
insan ancak lambasının fitili bittiğinde ölür...’ |
68 |
|
| ‘Kimse
mükemmel değildir.’ |
68 |
|
| ‘İnsanın
her zaman başına, iyi bir dava uğruna kötü adam olmak gibi bir
durum gelmez.’ |
69 |
|
| ‘Kahraman
olduğunuzu yadsımaya kalktıkça ününüz büyür, üstelik alçakgönüllüsünüz
diye saygınlığınız artar. Söylendiğine göre alçakgönüllülük,
kahramanların yüce erdemidir.’ |
72 |
|
| ‘Rolün
önemi, alt tarafı bir değerlendirme işidir.’ |
75 |
|
| ‘İnsan
kendini anlatmaya başladığında, nesnellik, yalanın süslenmişi
olmuyor mu?’ |
75 |
|
| ‘Sevilen
birinin ölümünden sonra, yaşanan olayların bir karabasandan
ibaret olduğu düşü kurulmaz mı?’ |
77 |
|
| ‘Bilindiği
gibi savaş, bazı insanların zekasını ve enerjisini uyandırır.
Bazen iyi yolda, ama genellikle kötü yolda!’ |
78 |
|
| ‘Hiçbir
beklediği yoktu, kendisine sunulanın dışında.’ |
84 |
|
| ‘...
sizinle alay bile etse ya da kötülük bile düşünse, ‘aşk’ı
söyleyeceğiniz bir sırdaşa ihtiyacınız vardır. Kendi kendinize,
cevabı belli olan soruyu sorabilmeniz için.’ |
85 |
|
| ‘Ya
kader bizden yana olmazsa?’ |
85 |
|
| ‘Tanrım,
gökyüzü o gün ne kadar maviydi!’ |
86 |
|
| ‘Yahudiler,
bir halkın görebileceği en büyük zulmü, yok edilme girişimini gördükleri
için haksızlığa uğradıklarını düşünüyorlardı ve böyle
bir şeyin bir daha olmaması için ne varsa harekete geçirmeye hazırdılar;
Araplar da, kötülüğün kendi sırtlarından onarıldığını oysa
Avrupa’da işlenen cinayetlerde en ufak bir sorumlulukları olmadığı
halde haksızlığa uğradıklarını düşünüyorlardı.’ |
88 |
|
| ‘Engel
yokmuşcasına yürümem yeterliydi. Düşüş işte böyle başlar.’ |
99 |
|
| ‘Aşk,
el değmemiş olarak kalabilir, heyecan da öyle. Aylar da geçse, yıllar
da geçse! Hayat, bıkılacak kadar uzun değil!’ |
98 |
|
| ‘Kurtlar,
yalnızca yaşamak ve özgür olmak için savaşır. Tehdit edilmediği
sürece yoluna devam eder.’ |
108 |
|
| ‘Şaşkınlığımız
ne oranda büyükse, umudumuz o oranda büyüktü. Yarınlar ne denli
karanlıksa öbür günler o denli aydınlıktı.’ |
106 |
|
| ‘İnsan,
özlediği zevkleri edinemediğinde sıkılır.’ |
125 |
|
| ‘Bir
zaman gelmiş, dünyanın bana ait olduğuna inanmıştım.’ |
125 |
|
| ‘Hiçbir
şey benim için olanaksız değildi.’ |
125 |
|
| ‘Erken
gelen yaşlılığıma sığınmıştım artık.’ |
126 |
|
| ‘...
saygınlık, satılık bir kadın gibidir... ‘ |
133 |
|
| ‘Bazen
savaşın da sonbaharları vardır!’ |
133 |
|
| ‘Öfke,
tiksinti, pek ender isyan tepkileri, hantallaşmış onurama kavuşmak
için değerli birer yakıt gibiydiler.’ |
134 |
|
| ‘Şayet
hayatta kalabildimse, hayatta kalmamak da bir iradeyi gerektirdiği içindir.’ |
135 |
|
| ‘Tünelin
ucunda ışık görünmese bile, ışık varmış gibi yürümek ve
ışığın görüneceğine inanmak gerekir.’ |
135 |
|
| ‘Bazıları,
geleceğe inanmaya devam ettikleri için sabrederler.’ |
135 |
|
| ‘Bazıları
işi bitirmeye cesaret edemezler. Korkaklık, kuşkusuz hor görülmeli
ama o da yaşamın bir parçası. Kabullenmek gibi hayatta kalmanın
araçlarından biri.' |
135 |
|
| ‘Ölüme
son çare olarak bakmalısın. Hiçkimsenin seni alıkoyamayacağını
bil. Ama ölüme gidebileceğin için, onu yedekte tut; sonuna kadar.
Diyelim ki gece bir kabus gördün. Bunun bir kabus olduğunu bilirsin
ve kurtulmak için başını biraz oynatman yeter. Her şey daha
basit, daha dayanılır hale gelir
ve bir bakarsın en korktuğun şeyden zevk alır olmuşsun.
Hayat seni korkutuyorsa, içini yakıyorsa, en yakınların çirkin
maskeler takmışsa... hayat budur de, ikinci kez çağrılmayacağın
bir oyun olduğunu söyle. Zevk verici ve acı çektirici bir oyun,
inanç ve aldatma oyunu, maskeler oyunu, onu sonuna kadar oyna, ister
oyuncu olarak isterizleyici olarak. İzleyici olman daha iyi, içinden
kolay çıkarsın. ‘Son kurtuluş çaresi’ yaşamama hep yardımcı
olmuştur. Elimin altında olduğu için bu çareye hiç başvurmadım.
Ama ahiretin direksiyonu elimin altında olmasaydı, kendimi tuzağa düşmüş
hisseder ve bir an önce kaçmaya bakardım.’ |
135 |
|
| ‘Talih
kuşu, tozlu bir kutunun içinden ömrümün dosyasını çıkartmış
ve daha dikkatlice bakmıştı.’ |
137 |
|
| ‘Bu
onun serüveni, onun savaşıydı.’ |
139 |
|
| ‘Bir
evladın, bir dostun çözemeyecekleri tıbbi, zihinsel, ruhsal
sorunlar vardır.’ |
149 |
|
| ‘Anımsattığı
istekler körletilmişse, sözcükler de unutuluyordu.’ |
149 |
|
| ‘Elde
ettiğim, sabırsız bir davranışla yitirilemeyecek kadar değerliydi.’ |
149 |
|
| ‘Sonu
gelmeyen an, ulaşılmayan an yoktur. Büyük bir tutkuyla
beklenilirse, zaman geçtikçe beklenilen günün yaklaştığı sanılır...’ |
150 |
|
| ‘Yıllar
ve yıllar geçti ama zaman, bir yansımadır: geçmiş saatler ve günler,
haftalar ve yıllar sonunda aynı kül yığınına sahip olurlar.
Gelecek, sonsuzluğa kadar gitse de, saniye saniye yaşanır. Clara
gelirse, bir an kesintiye uğramış öyküleri devam edecektir.’ |
166 |
|