|
Kitabın
İncileri |
Sayfa |
|
|
Hiç
serüven peşinde koşmuş değilim, zaman zaman, serüven
gelip beni buldu. |
11 |
|
|
Çok
olmasa da insan arasına karıştığım zamanlar oldu hatta
köşede kenarda dostluklar kurduğum da oldu. |
12 |
|
|
Değersiz
olan ile olağanüstü olanı aynı kağıdın üzerine geçirmek,
yazının hünerlerinden biri değil mi? Bir kitapta her şey
kurumuş mürekkebin önemsenmeyecek kalınlığına bürünür. |
14 |
|
|
Artık
biliyoruz, kitle haberleşme araçları, ışığın gölgeyi
yaratması gibi, bilinçsizliği de yaymaktadır; projektör
ne denli güçlüyse gölge o denli büyük! |
33 |
|
|
Bu
bir an için her şeye heyecan gösterilen ve sürekli
olarak hiçbir şeye kaygı duyulmayan bir çağdı. |
33 |
|
|
İnsanı
kendi üzüntüsü kadar yenilgiye uğratan başka bir şey
yoktur. |
40 |
|
|
...
gelecek olduğu gibi bugünün içinde ama maskelenmiş, şifrelenmiş,
karışık durumda. |
42 |
|
|
...
bütün bir ömür süren bir oyun, zaten işi karıştıran
herhangi bir gülüş olmazsa, oyun, oyun olmaktan çıkmaz
mı? |
44 |
|
|
Yirmi
yılda kırk doğru dürüst kitabı okudunsa, benim okumak
dediğim biçimde okudunsa, dünyaya tepeden bakabilirsin. |
50 |
|
|
Biz
bu dünyada davetli takımından değiliz, bu dünyaya ait
olduğumuz kadar, dünya da bize ait. Geçmişi de geleceği
de bize ait. |
52 |
|
|
Gözlerimi,
dünyayı altüst etmek için açmadım; yasaları ben
koymuyorum, sadece bir gözlemciyim. |
52 |
|
|
Kendi
kendine, başına gelebilecek en kötü şeyin gazetecilik
duygusunu kaybetmek olacağını tekrar et. |
71 |
|
|
...
zehiri içinde tutacağına tükür gitsin! |
71 |
|
|
Kör
edici ışıklar çağında değil miydik? |
76 |
|
|
...
övme ya da yergi yapmak için tahminde bulunmak kolay iştir. |
78 |
|
|
...
dünya, kırılması zor bir cevizdir. |
79 |
|
|
...
ben karmaşık bir yaratığım. Bir mantık ne denli
sadeyse, o denli çekinirim. Neden çekindiğimi de bilemem
ama birşeyler, fili görmeden fili ensesindeki pireyi görmeme
yol açar. Duygularımda bir şey, herkesin kabullendiği düşüncelerden
beni uzaklaştırır. |
80 |
|
|
Başka
zamanda, başka örflerde, babanın çocuk baktığı, ananın
çalışıp üne kavuştuğu bir çift ile alay edilirdi.
Ama biz böyle mutluyduk. Ben daha mı az erkek, o daha mı
az kadındı? |
81 |
|
|
Ona,
en ciddi anlaşmaların bir tokalaşma ile yapıldığı ve
her türlü kağıt parçası sarardıktan sonra da ömür
boyu sürdüğü zamanların özlemini çektiğimi söylemiştim. |
82 |
|
|
Biz
iki sevgili olarak yaşadık, hayatın nimetleri ile mutlu,
ne zamanın yaşlandırmasına ne de dünyadaki karışıklıklara
aldırarak! |
82 |
|
|
Daha
ileri gitmesini beceremeyenler, varacakları yere ulaştıklarını
söylerler. |
82 |
|
|
Benim
de senin gibi sabırsız olduğum, patladığım, küfrettiğim,
lanetlediğim anlar oluyor. Ama hemen ardından kendi
kendime, dünyaya, bize sunulduğu biçimiyle tahammil
etmeliyiz diyorum. |
83 |
|
|
Dünyaya
karşı sabırlı olmalıyız. |
84 |
|
|
Her
ilaç iyiye kullanıldıpında hayırlı, kötüyr kullanıldığında
tehlikelidir. Bir mucit, insanlığın olgunluğa ulaştığını
varsaymalı; yoksa birçok şey icad edilmezdi! Ama bilim
geriye işlemez. İnsanlık, bilgisinden ve gücünden arınamaz.
Bu böyle! Gözlemciler kendilerine bir neden bulmalı. |
85 |
|
|
Aynı
zamanda bilge olmayan bir bilgin, ya tehlikelidir ya da, en
iyi halde, işe yaramazın tekidir. |
94 |
|
|
Nefret,
sonsuza kadar basit bir gerçek olarak kalmaz. Günün
birinde, herhangi bir bahaneyle patlak verir ve yüz yıldır,
iki bin yıldır, hiçbir şeyin, ne bir şamarın, ne bir
korkunun unutulduğu anlaşılır. Nefret sözkonusu olduğunda,
bellek zamanın içinden geçerek, herşeyle beslenir, kimi
zaman sevgiyle bile... |
116 |
|
|
Tabii
nefretin adı, başkaları duyduğunda nefrettir de kendimiz
duyduğumuzda, bin türlü adı vardır. |
117 |
|
|
Şayet
bilim, nasıl'ın tanrısını yok edebilmişse, neden'in
tanrısını var etmek içindir. O, asla yok olmayacaktır.
O'nun insanlara, aslında birer olgu olan yaşama ve ölüme
egemen olmak da dahil, tüm güçleri vereceğine inanıyorum. |
117 |
|
|
...
bazı felaketleri önlemek artık olanaksız. |
118 |
|
|
Yazarlar
gibi konuşmacılar da cümlelerin oluştuğu anı, bir uyanıştan
diğerine geçercesine kavrayıverirler. Bir heyecan, bir değişimdir
o! İnsan kendisini koyuverir, kendi konuşmasını dinler. |
122 |
|
|
Meraklı
bir parmağı arı sokması, kovanın içindeki kızgınlık
hakkında bir fikir verebilir mi? |
130 |
|
|
...
maskenin ardındaki görüntüyükaç kişi görmesini
bilir? |
133 |
|
|
...
insanın birini sevdiğinde, en büyük isteği bu dünyayı
ondan önce terk etmektir. |
143 |
|
|
Ölmek,
bencil bir davranış! |
143 |
|
|
...
sonunda ben de yaşamın öbür yüzüne erişmeden önce,
esaslı bir düşüşün gerekliliğine inanır oldum. |
144 |
|
|
...
şayet baba gibi davranmak, uygun sözleri söylemek, biraz
da ahlak dersi vermek ise, başkaları tarafından yazılan
bu rolü hiç de çekici bulmuyordum. |
151 |
|
|
...
boğulan biri yeniden denize atılmaz. |
156 |
|
|
...
aşk bağlanmalarında gidiş hazırlığı yapılmaz. |
160 |
|
|
Kin,
bulaşıcıdır, gerilik de öyle olabilir. |
162 |
|
|
Hiçbir
ateşin ısıtamadığı kış, insanların içindeydi. |
168 |
|
|
Korku,
canavar doğurur. |
168 |
|
|
İnsanlardan
uzakta olduğumda, belki onları sevmeyi yeni baştan öğrenebilirdim. |
168 |
|
|
Aslında,
en yakınlarım da olsa, insanları kendi yollarında
gitmeye bırakmak, başklarına saygı göstermek gibi bir eğilimim
vardır, bu benim için kutsal bir ilke olmuştur. |
169 |
|
|
Denize
bir şişe atılırsa, birinin onu bulması istenir, ama yanıbaşında
yüzülmez. |
170 |
|
|
Her
trajedya muhteşemdir, her kıyamet de muhteşemdir... |
170 |
|