Ana Sayfa

Kitap

 

 

AYNADAKİ MUAMMA- Jostein Gaarder / Pan Yayınları


Bir küçük kızın ölüme gidişinin öyküsü 'Aynadaki Muamma'. Melek ile yaptığı söyleşilerde alemin sır'ları üzerine sohbet ederken hastalığının verdiği halsizliğe rağmen dışarı çıkıp kaymayı ne çok istediğinin farkına varır. Melek ile birlikte iken yapamadıklarını yapar. Kar üzerinde gezinir.

 

Resimli Bilim Dergileri'nin yardımıyla pek çok şey öğrendiği için çoğu konularda zor ikna olur. En büyük zevki taş toplamaktır. Ona göre her taş dünyanın küçük bir parçasıdır. Bu yüzden taş toplar.

İnsanı sıkmayan akıcı bir anlatımı var kitabın. Hüzünlü... ölümü her satırda hatırlatan... Daha ilk sayfalarda hastalığa yenik düşeceğini anlıyor ve ölümle buluşacağı anı bekliyorsunuz küçük kızın.

Sofi'nin Dünyası ile tanıdığım yazar Jostein Gaarder, yazdıklarıyla beni en başından etkilemişti.

          'Yaratılan her şeyi her zaman tümüyle anlamak mümkün değildir.' 

Naz FERNÎBA


Çeviren: Kari Çağatay - Yasemin Çağatay - 1999


 

 


Kitabın İncileri

Sayfa


Acıklı bir şey karşısında ağlarız. Ama bir şey güzel olduğu zaman da gözlerimiz dolar. Bir şey komik veya çirkinse güleriz. Belki de güzel bir şey karşısında ağlamamızın nedeni, bunun uzun sürmeyeceğini bilmemizdir. Ve çirkin bir şey karşısında gülmemizin nedeni, onun sadece rol olduğunu bilmemizdir.

12


İlerlemek her zaman vakit alır.

18


... yetişkinler daima arkadan topallayar gelirler ve yaşlandıkça daha da topallarlar.

22


İçinde çocuklar oynamadıkça büyük bir bahçenin sahibi olmanın ne yararı var ki.

22


Ama sizler her şeyi sadece yarım yamalak anlıyorsunuz.

23


... bir çocuk dünyaya geldiğinde dünya onun için yepyeni bir şey, değil mi?

23


Dünyaya gelmek, bir anlamda gündüzleri güneşin, geceleri ayın ve yıldızların mavi gökyüzünü süslediği bir dünyayı hediye almak demek.

23


Dünya hiçbir zaman yaşlanmaz. Yaşlananlar sizlersiniz.

23


Yetişkinler eğlenceli birşeyler yapmadan önce daima düşünürlerdi.

24


Dünyayı alışkanlık haline getirdiler.

24


Yetişkinler her şeye öyle alışmışlar ki var olan hiçbir şeyin değişmeyeceğini sanıyorlar...

24


Yaşlanıp bir sürü torunun olduktan sonra ve gözün kararıp başın dönmeye başladığında, üstelik yapacak başka bir işin de kalmayınca dünya ile vedalaşmak daha kolay olur...

25


İçindeki küçük çocuk ile bağlantını koparmamaya çalış.

26


Her taşın dünyanın küçük bir parçası olduğunu düşündün mü hiç?

27


... her şeyi bir aynada görüyorsun. Böyle olunca da, kendinden başka şey görmen zor tabiî.

28


Hiçbir soru aptalca değildir.

30


Bir dünya yaratmak elbette küçük bir sanat işi değil, ama her zaman boş bir sayfadan başlanır.

31


Bu dünyada neden bir taş olduğunu sorgulayan bir taş yoktur herhalde.

31


Ama 'ben' olmayı hâlâ biraz ilginç buluyorum.

31


Tüm yaratılış da bir bilmecedir zaten...

31


Aynanın karşısına geçip kendi gözlerimin içine bakar, sonra da kendimi dibini göremediğim bir kuyu olarak düşünürüm.

32


Değişimler devam ettiği sürece kendine şaşırman pek de şaşırtıcı değil.

32


... bütün bir dünyayı yaratmış olsaydın belki sen de eleştirilerden hoşlanmazdın.

32


İlginç olan birçok şey var anne. Ama şimdi hastayken her şeyi daha iyi anlıyormuşum gibi geliyor. Sanki dünya daha bir netleşiyor.

36


Yaratılışı değiştirmenin imkanı olmadığını biliyorum.

37


Gizlenmenin pek de rahat bir şey olmadığını düşünüyorum.

44


Ne dediğinizi kelimeler ağzınızdan çıktıktan sonra gerçek anlamıyla kavradığınız size de oluyor mu?

60


Yaptığımız şeyleri her zaman düşünmeyiz.

60


... bazen kelimeler de tökezlediğimiz olur.

60


Çok şükür ki her şeyi düşünmek zorunda değiliz.

60


Herkeste en küçük bir kelime bile farklı tınlar.

60


Keşke yaşamanın ne demek olduğunu daha çok düşünseydim.

61


Eğer yeteri kadar kulak kesilirsen geceleyin de evde sesler var.

66


Uykuya daldığımız zaman zaten uyanık değiliz ki.

72


... taşlar hiçbir şey hatırlayamaz.

73


Bazen istemediğimiz şeyler düşünürüz.

77


Biz devamlı daha çok şey anlamak istiyoruz.

78


Rüya görmek bir bakıma düşünmektir veya görmenin bir yoludur.

79


Hiçbir astronot uzayda ne tanrıyı ne de melekleri görmiştir. Hiçbir beyin cerrahı da düşüncenin izine rastamamıştır. Ve hiçbir rüya analisti de kimsenin rüyasını görmemiştir. Bu, düşüncelerin veya rüyaların insanın kafasında var olmadıklarını kanıtlamaz.

90


Bir şey güzel olduğu zaman hüzünlü olduğumuzu mu söyledin, yoksa bir şey hüzünlü olduğu zaman güzelleştiğimizi mi söyledin?

106


Onlar dünyanın neredeyse tüm ülkelerinden geliyorlar. Her bir taş yeryüzünün küçük bir parçasıdır.

109


Kimsesiz çocuğun çok ismi olur.

113


Sevilen çocukların çok ismi olmaz Sokakta bulunan çocukların çok ismi olur; merdivenlerde bulunanların, nereden geldiklerini tam bilmediklerimizin, boşlukta gezinenlerin.

116


Bir Önceki Sayfa...

Yukarı Çıkmak İçin...